Dün yayınladığımız Simgeleşmiş Fotoğrafların Öyküsü: Alberto Korda’nın Objektifinden Che makalemizde, sizlerle Che’nin simgeleşmiş fotoğrafını ve fotoğrafçısının öyküsünü paylaşmıştık. Bugün, gene Korda’nın Küba Devrimi’nin simgesi haline gelen fotoğraflarından birinin, Kadın Milis fotoğrafının kahramanı Idolka Sánchez’in hikayesini paylaşıyoruz.

Yüzü 1962’de Korda’nın objektifi tarafından ölümsüzleştirilen, Küba Devrimi’nin milyonlarca kadın kahramanından biri, kadın milis Idolka Sánchez’in hikayesi

Alejandra García

Kadın Milis. Fotoğraf: Alberto Korda,

1962’deki o 1 Mayıs günü kalabalığın içindeki genç bir fotoğrafçı, Havana’daki José Martí anma töreninde en önde uygun adım yürüyen Idolka Sánchez’in yeniyetme yüzüne odaklandı.

Lidia Doce kadın milis taburunun yaklaşık 2.000 üyesinden biri olan Idolka, elinde kamerasıyla yaklaşan fotoğrafçıyı gördü. Delikanlı dünya yıkılsa kadının fotoğrafını çekmeye kararlı gözüküyordu, sanki onu uzaktan görmüş ve objektifinden kaçmasına izin vermesi imkansızmış gibiydi. Onu seçmişti.

Güçlükle duyabildiği adam “Makineli tüfeğini kaldır!” diye emretti. Bu, Mart 1960’ta, La Coubre gemisine yapılan terör saldırısının kurbanlarının cenaze töreni sırasında Che’nin yüzünü, rüzgarda uçuşan saçlarını ölümsüzleştiren aynı fotoğrafçıydı. Komutunu birkaç deklanşör sesi izledi ve saniyeler içinde Korda ortadan kayboldu.

Idolka, fotoğrafçı aynı sabah yeniden ortaya çıkana kadar olayı çoktan unutmuştu. Korda onun iki fotoğrafını daha çekmek istedi. Sadece bir yüz ya da imge yakalamanın peşinde değildi. Bir sembol arıyordu ve bulmuştu. Ertesi gün fotoğraf, Revolución gazetesinin birinci sayfasına basılmış, tüm adaya dağıtılmıştı.

Idolka Sánchez Moreno, Granma International’a, “Nasıl hissettiğimi tarif edemem. Kibir değil, sonsuz bir minnettarlık hissediyordum. O görüntünün ne kadar önemli olduğunu hiç düşünmemiştim diyor.

Korda ile olan karşılaşmalarından elli altı yıl sonra La Miliciana (Kadın Milis) olarak bilinen imge zamana meydan okuyor. Yüzündeki güneş, ufka odaklanmış sert bakışı, yanındaki gökyüzüne doğrulmuş tüfek, yan yatmış beresi…

Idolka, “O görüntünün ne kadar önemli olduğunu hiç düşünmemiştim” diye itiraf ediyor.

Idolka Devrimin başlarında, zorlu yıllarında görüntülenen 22 yaşındaki güzelliğini hâlâ koruyor. “Bugüne benzer güzel ve pırıl pırıl bir sabah olduğunu asla unutmayacağım. Diğer pek çok kadınla çevrelenmişken, hiçbir fotoğrafçının dikkatini çekmeyi beklemiyordum. O gün asıl ilgilendiğim, Comandante en Jefe Fidel Castro Ruz’un önünde geçit töreni yapma fırsatıydı” diyor.

Idolka ve Korda, La Miliciana (Kadın  Milis) simgesel bir görüntü haline geldikten ve pankartlarda, kartpostallarda, fotoğraf sergilerinde, işyerlerinin ve elçiliklerin duvarlarında boy gösterdikten yıllar sonra tekrar bir araya gelecekti. İmgenin arkasındaki kadını çok az kişi tanıyordu.

“Hiç unutmam, bir gün kız kardeşimle işe yürürken, bir kadın bir pencerede asılı La Miliciana’yı (Kadın Milis) gördü. Bizden sadece birkaç adım ötedeydi, ama onu duyabildiğimizden habersiz, “Şuna bak, ülkeyi çoktan terk ettiğine ve onu her yerde dolaştırdıklarına bahse girerim,” dedi. Kız kardeşim kadına çıkıştı, ama uzatmadan yolumuza devam etmeye karar verdik. ”

Idolka, kurulur kurulmaz Milislere katılmış. “Adanın doğu kesiminde, Sierra Maestra’daki devrimcilerin her adımını destekleyen bir aileden geldim ve kaderim başka türlü olamazdı. Üniversitede Hukuk okudum, hayatımı ülkeme adadım ve bugün iki çocuğum da fotoğrafçı ”diyor.

Muchacha dergisi tarafından düzenlenen bir yeniden buluşmada Korda ile Idolka. Fotoğraf: Röportajı yapılan kişinin izniyle.

O 1 Mayıs’tan neredeyse yirmi yıl sonra, 1981’de tekrar Korda ile bir araya geldi. Muchacha dergisi, fotoğrafçı ve “La Miliciana”yı bir araya getirdi.

 “Çok dokunaklıydı ama ben asla şöhret beklemiyordum. Fotoğraf onun eseriydi. Ben sadece bir geçit töreninin ortasında keşfedilen, şansına bir modeldim; üniformaların en güzelini, milislerinkini, gururla taşıyan pek çok genç kadından yalnızca biriydim.”

Mayıs 1962’de Plaza de la Revolución’daki karşılaşmayla ilgili olarak, Korda bir keresinde “Kalabalığa kameramın gözünden bakarak saatler geçirdim. Lidia Doce kadınlarının taburu dikkatimi çekti ve birçok fotoğraf çektim. Ancak, fotoğrafları tab ederken sadece bir tanesi göze çarpıyordu: tüfeğini dikmiş, kararlılıkla bakan bir kadın milis vardı ki, kendime: işte Küba savaşçısı, vatanını savunan kadın bu dedim ” demişti.

Alberto Korda (14 Eylül 1928 – 25 Mayıs 2001) olarak bilinen Alberto Díaz Gutiérrez, Küba Devrimi’nin sembolik imgelerinin bir parçasını oluşturan çalışmalarıyla, tüm zamanların en iyi fotoğrafçılarından biridir.

Ulusal tarihin sıradışı bir anında kadınların saflığını ve gücünü yansıtan La Miliciana (Kadın Milis), en sevdiği  portrelerinden biriydi. Korda, “Bu hepimizden uzun yaşayacak bir fotoğraf,” diyordu. “Gelecek nesiller sonsuza dek genç kalacak kadın milisimize hayran olacak.” Ve öylede oldu.


Bu makale Küba Komunist Partisi yayın organı GRANMA.cu sitesinde yayınlanan İngilizce orijinal versiyonundan tercüme edilmiştir.

Çeviren: Irmak Gümüşbaş