Baris Yildirim Film elestirisi

Türk güldürüsünün dev isimlerinden tiyatro ve sinema oyuncusu Ali Kemal Sunal, 11 Kasım 1944’te Malatyalı dar gelirli bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’un Küçükpazar semtinde dünyaya geldi. Annesi Saime Sunal ev hanımı, babası Mustafa Sunal ise Migros’ta çalışan bir işçi olan Kemal Sunal üç kardeşin en büyüğüydü. Hakkındaki anlatılarda mutlu ve haylaz bir çocukluk geçirdiği belirtilen Sunal başlangıçta çekingen bir çocuk olarak dikkat çekti.

Lise yıllarında çekingenliğini üstünden attığı kaydedilen Sunal okul hayatına Mimar Sinan İlkokulu’nda başladı ve Vefa Lisesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon sinema Bölümü’nde üniversite eğitimine başlasa da 12 Eylül döneminde eğitime ara vermek zorunda kaldı.

Lise döneminde tiyatroya olan ilgisini fark eden felsefe öğretmeni Belkıs Bakır, Kemal Sunal’ı profesyonel oyunculuk ortamına sokabileceğini söyledi. Babası Mustafa Sandal bu teklifi reddettiyse de Belkıs Bakır bir süre sonra Mustafa Sandal’ı ikna etmeyi başardı ve Kemal Sunal’ı Kenter Tiyatrosu’na götürdü.

Kemal Sunal

Burada Müşfik Kenter ile çalışan Kemal Sunal’ın sanat hayatı “Zoraki Tabip” adlı tiyatro oyunuyla başladı. Lise sırasında oynadıkları bir oyunla “Akşam Gazetesi Liselerarası Tiyatro Yarışması”nda en iyi karakter oyuncusu seçildi. 1 yıl kadar Kenterlerle çalışan Sunal daha sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda görev aldı. Burada 4 çalıştı. Kenterler Tiyatrosu‘nda profesyonel oyuncu olarak çalışmaya başlayan sanatçının, bu tiyatrodaki ilk rolü “Fadik kız”dır. Burada 150 lira maaş alan sanatçı daha sonra aynı tiyatroda “Deli İbrahim” rolünü oynamış ve maaşı 300 lira olmuştur. Buradan ayrılıp, Ulvi Uraz Tiyatrosu’na geçen sanatçı bu tiyatroda 4 sene sahneye çıkmıştır. Bu tiyatroda Orhan Kemal’in İspinoz isimli eserindeki “taşkasaplı” karakterini canlandırmıştır. Daha sonra “Bekçi Murtaza” isimli oyunda bekçiyi, oyunun ikinci perdesinde ise bir kahveciyi oynamıştır. Bu tiyatrodan ayrılarak Ayfer Feray Tiyatrosu’na geçen sanatçı burada bir sene çalışmıştır. Son tiyatro deneyimi olan Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda 1500 lira maaşı olan sanatçı, artık daha büyük rollerde oynamaya başlamıştır. “Dün-bugün” isimli bir oyunu oynadıkları sırada, kendisinden daha önce sinemaya geçmiş olan Zeki AlasyaErtem Eğilmez‘in yeni filmi için aradığı oyuncuları seçmesi için kendisini bu tiyatroya davet etmiştir. Bu oyun sırasında, Kemal Sunal’ı çok beğenen Ertem Eğilmez, sanatçının ilk sinema deneyimi olan Tatlı Dillim‘de rol almasına karar vermiştir. Sanatçı, sinema kariyerine 1972 yılında başlamıştır.

Kemal Sunal’a şöhretin kapılarını Hababam Sınıfı açtı

Kemal Sunal kendi ağzından, ilk yıllarını ve komediye yönelişini şu sözlerle dile getirmektedir;

“Nasıl oldu bilmem, ben kendimi sahici bir sahnede seyircilerin arasında buldum. Ses Tiyatrosu’ndaki ilk rolüm çok kısaydı. Üç dakika sahnede ya kalıyor ya kalmıyordum. Öyle pek bir şey söylediğimi de hatırlamıyorum. Sahnenin bir ucundan girip öbür ucundan çıkıyordum. Ne yaptığımı da pek hatırlamıyorum; ama seyirci kahkahadan kırılıyor. Bu da benim hoşuma gitmişti. Bildiğiniz gibi o gün bugündür insanları güldürmeyi seviyorum.” Tiyatroya neden devam etmediniz sorusuna, “Film, tiyatro provalarına engel oluyordu. Aksatmaya başlayınca, bırakmamın daha iyi olacağını düşündüm.” diyerek cevap verir.

Kemal Sunal 1972 tarihli Tatlı Dilim filmi içinse şunları söyleyecektir: “ İlk gün en arkaya gittim, oturdum. Perdede 8 kere ancak gözüküyorum. Her görünüşümde salonda kıyamet koptu. Suratımı görür görmez büyük alkış ve gülmeler. Lafları duymuyorlardı. Suratım enteresan geldi seyirciye. Sıcak ve kendinden biri buldu sanıyorum. O zaman şöyle arkama yaslanıp, “Bu iş tamamdır” dedim.”

Bu tarihten itibaren büyük ün kazanan Kemal Sunal peş peşe birçok filmde sahne aldı ve büyük başarı yakaladı. Filmlerinde genellikle saf ancak iyi yürekli karakterler canlandırdı. 1976 yılında rol aldığı Kapıcılar Kralı filmiyle 1977 yılındaki Antalya Film Festivali’nde Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. Yine Tosun Paşa, Süt Kardeşler, Mavi Boncuk gibi dönemin çok sevilen güldürü filmlerinde rol almış daha sonra oynadığı Kibar Feyzo, Salako, Korkusuz Korkak, Düttürü Dünya gibi filmlerle adından söz ettirmiş, Şaban karakteriyle Türk komedisine damga vurmuştur. Kemal Sunal, komedi filmlerinin yanı sıra Düttürü Dünya gibi drama filmlerinde de rol almıştır.

Kemal Sunal’ın çocukluğu yoksulluk içinde geçmiştir. Hayatı boyunca çeşitli işlerde çalışan Sunal Emayetaş Fabrikasında çalışmış, elektrikçide çıraklık yapmış ve okul masraflarını çıkarmak için çeşitli işlerde çalışmak zorunda kalmıştır.

Eşi tarafından yazılan anı kitabında, ev halkına sanatçı olduğunun ağırlığını hiç hissettirmemiş, eşinin tanımına göre “aile babası” profilini hiçbir zaman bozmamıştır. Akşam yemeklerine daima vaktinde yetişen, aile ilişkilerine önem veren ve bu düsturda çocukları ile çok iyi arkadaş olan, iş, aile ve komşuluk ilişkilerinde daima sohbeti aranan, herkes tarafından sevilen sanatçı; filmlerinin aksine, çok fazla gülmeyen ve sululuktan hoşlanmayan bir yapıya sahiptir. Dinlemeyi anlatmaya tercih eden sanatçı, kendi iç dünyasında da duygusal bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda çok da iyi bir arşivci olan sanatçı, kendisi ve ailesiyle ilgili belge, fotoğraf, anı yazısı, kendisine gelen mektuplar gibi manevi değeri olan eşyaları, büyük bir titizlikle ve düzenle saklamış, çocuklarının çizdiği resimlere kadar her şeyi titizlikle ve özenle saklamıştır. Renkli kıyafetler giymeyi seven sanatçının, kıyafet alışverişlerini çoğu zaman eşi yapmıştır. Kendisine gelen mektupların hepsini okuyan sanatçı, yine aynı özenle bu mektuplara cevaplar vermiş ve bizzat kendisi postaneye götürüp gönderimlerini yapmıştır. Kemal Sunal, hem yüzünün fizik yapısı hem de mimik ve jestleriyle Fransız komedyen ve şarkıcı Fernandel‘e benzetilmektedir. Fernandel 1930’lu yıllardan 1960’lı yıllara kadar tıpkı onun gibi sayısız komedi filmi çevirmiştir. Kendisiyle yapılan bir röportajda Sunal, kendisi için ‘at suratlı’ gibi benzetmeler bile yapıldığını, ama en çok Zeki Müren‘in kendisini ‘Fernandel’le Jean-Paul Belmondo karışımı’ diye tanımlamasının hoşuna gittiğini belirtmiştir.

Kapıcılar Kralı’yla birlikte en iyi erkek oyuncu ödülü ilk defa bir jöne değil komedyene verildi

Yönetmen Ertem Eğilmez’in kendisini keşfedip 1972 yapımı Tatlı Dillim filminde Tarık Akan‘ın basketbolcu arkadaşı rolünü vermesiyle birlikte, Kemal Sunal için bir dönüm noktası yaşanmıştır. Yönetmen Ertem Eğilmez, bu filmden sonra, 1973 yapımı Canım Kardeşim filminde kendisine Kayseri şiveli bir yolcu rolü vermiştir. Yine aynı yıl, Oh OlsunGüllü geliyor GüllüYalancı Yarim filmlerinde rol almıştır. 1974 yılında, Kayseri şivesinin halk tarafından benimsendiğini gören Ertem EğilmezSalak Milyoner filmini çekmeye karar vermiştir. Bu film büyük ilgi görünce, devam filmi niteliğinde olan Köyden İndim Şehire çekilmiştir. Her iki filmin senaryosu Sadık Şendil‘e aittir ve Kemal Sunal’ın büyük rollerde oynadığı ilk iki filmdir. Yine aynı yıl çekilen, Mavi Boncuk filminde kaymakamı canlandıran Sunal, Ertem Eğilmez’in herkese eşit rol vermesiyle birlikte daha çok perdede görünmeye başlamıştır. 1974 yılının bir diğer gözden kaçırılmaması gerekilen noktası ise, Kemal Sunal’a, Meral Zeren‘in eşlik etmesidir. Aynı yıl çekilen Hasret filminde, yönetmen Zeki Ökten ile çalışan sanatçı, bu filmden sonra ilk başrolünü alacaktır.

Bundan sonra artık başroller dönemi açılmış ancak filmlerin başarısı Ertem Eğilmez’in filmlerinin gerisindedir. Bu dönemde Hababam Sınıfı çekilir ve film efsaneye dönüşür. İnek Şaban karakteri Kemal Sunal’la özdeşleşecek ve Şaban adı sanatçının filmleriyle bütünleşecektir. Daha sonra Yavuz Turgul’un senaryosunu yazdığı Tosun Paşa çekilir. Süt Kardeşler yine bu yılın devamında çekilir ve Kemal Sunal Natuk Baytanla birlikte çalışmaya başlar ve Kemal Sunal filmleri diyebileceğimiz dönem de başlamış olur.

Natuk Baytan‘ın farklı mizah anlayışıyla birlikte, “Şaban” karakterine “kahraman” özelliği de eklenmiştir. Sunal “saf ve halkın kahramanını canlandırdığı yapımlarda kötülerle mücadele etmiş ve mizahi bir sunuşla haksızlıklarla karşı durmuştur. Suavi Sualp‘in kaleminden olan Sahte Kabadayı filminde bu durum daha belirgindir. 1976 yılında tam altı film çeken sanatçının bir sonraki filmi, Hababam Sınıfı Uyanıyor‘dur ve yönetmen koltuğunda yeniden Ertem Eğilmez vardır. Bu Hababam Sınıfı filminin afişinde Kemal Sunal ismi en üstte yer alır. Bu yılın son filmi kendisine daha sonra “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü getirecek olan Kapıcılar Kralı filmidir. Umur Bugay‘ın kaleminden olan bu filmi Zeki Ökten çekmiştir. Şaban karakterinden tamamen bağımsız olan bu filmdeki “Seyit” rolü, zeki, kurnaz, paragöz ve işgüzar bir karakterdir ve bambaşka bir Kemal Sunal’ın gözüktüğü ilk filmidir. 1977 yılında toplam beş film çeken sanatçının bu filmleri, son Hababam Sınıfı filminde rol aldığı, Ertem Eğilmez yönetmenliğinde Hababam Sınıfı Tatilde, Natuk Baytan imzalı, Sakar ŞakirUmur Bugay‘ın yazdığı ve Zeki Ökten’in yönettiği Çöpçüler Kralı ve son olarak bir Atıf Yılmaz filmi olan İbo ile Güllüşah‘tır. Sanatçı bu yıl, Antalya Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Kapıcılar Kralı filminde almıştır. Aynı filmle, Sinema Yazarları Derneği‘nce “En İyi Erkek Oyuncu” seçildi. Bu ödülleri sanatçı şöyle yorumlamaktadır;

“Antalya Film Festivali’nde Kapıcılar Kralı filmiyle, en iyi erkek oyuncu ödülünü aldım. Antalya’da ve Türk sinema tarihinde böyle bir şey yok. Komedyene değil, bu ödül hep jönlere verilmiş. İlk defa ben yıktım o sistemi. Sonra Sinema Yazarları Derneği’nin ilk ödülünü, yine aynı filmle ben aldım. Ondan sonra da başarılı filmler yapmadım değil ama festivallere göndermedik. O nedenle başka ödül çıkartamadık.”

Bir döneme damga vuran Kibar Feyzo halen severek izleniyor.

Kemal Sunal’ın kariyerinin en önemli dönemi belki de 1970’lerin sonudur. Bu dönemde Yüz Numaralı Adam, Köşeyi Dönen Adam, İyi Aile Çocuğu, İnek Şaban, Kibar Feyzo gibi filmler oldukça ses getirmiştir. 1979 senesinde çekilen beş film olan Umudumuz ŞabanŞark BülbülüKorkusuz KorkakDokunmayın Şabanıma ve Bekçiler Kralı Sunal’ın ününe ün katmıştır. Özellikle de bugün bile yayınlandığında reytinglerde birinci olan ya da zirveye oynayan Kibar Feyzo feodal yapıların çözülüşüne mizahi bir bakış fırlatmış ve film sinema tarihine geçmişti.

Sunal 1980 yılında ise dört filmle izleyici karşısına çıksa da (Zübük, Gol Kralı, Gerzek Şaban ve Devlet Kuşu) 12 Eylül darbesi sinema sektörüne de darbe vurmuş ve sansüre neden olmuştur. Bu nedenle 1981 ile 1985 arasında genellikle Şaban filmleri çekilmiştir.

1986 ile 1989 arasındaki yıllardaysa daha çok geçim sıkıntılarına göndermede bulunan ve dönemin halkının yaşadığı sıkıntıları öne çıkaran filmler vardır. Artık Şaban filmleri geride kalsa da sanatçıya dönük Şaban yakıştırmasının önüne geçilemez.

Kemal Sunal’ın başarısının bazı nedenleri vardır. Bunlardan en önemlisi filmlerin çekildiği dönemlerde yaşanan sosyolojik, ekonomik ve siyasi gelişmelerin filmlerde yer almasıdır. Zamlar, özelleştirme, dolandırıcılık, geçim sıkıntısı, işsizlik göç, töre gibi sosyal olgular Sunal filmlerinde başarıyla ele alınmıştır. Kendisini “çok az konuşan, çok soğuk bir adam” olarak tanımlasa da kendisi filmlerinde sürekli gülen, kurnazlığı veya zekasıyla sürekli kötülerle mücadele eden ve insanlara iyiliği ve doğru yolu gösteren karakterler canlandırır. Karakterlerin çoğu saftır, ancak sonuçta genellikle kazanan taraftadırlar.

Giderek komedi filmlerinin aranan ismi olmaya başlayan Sunal Hababam Sınıfı serisiyle akıllarda yer etmiş bu filmlerden sonra da gerek Şaban tiplemesiyle gerekse de halktan insanları anlatan güldürüleriyle çok başarılı olmuştur. Ancak 1990’lı yıllarda yaptığı diziler filmleri kadar ilgi görmemiş Kemal Sunal bu durumu şöyle açıklamıştır: bugüne kadar sistemin kurumlarını eleştiren filmlerde oynayan bir oyuncudan böyle bir niteliği olmayan filmlerde oynamam bu başarısızlığın tek nedenidir.

1974 yılında evlenen ve Ali ve Ezo isimlerinde iki çocuğu olan Sunal’ın başarısı sadece 70’li yıllarda kalmadı. 80 sonrası çekilen pek çok filmde rol alan Sunal’ın filmleri günümüzde dahi televizyonlarda yayımlanmaya devam etmekte ve ilgi görmeyi sürdürmektedir.

12 Eylül döneminde yarım bıraktığı üniversite eğitimini 1995’te bitirerek yüksek lisans yaptı. Yüksek lisans tezi 2005 yılında ailesi tarafından “TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü” ismi ile kitaplaştırıldı. Sunal toplamda 82 filmde rol aldı. 3 Temmuz 2000’de Balalayka filminin çekimlerine gitmek için bindiği uçakta kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti

Oynadığı Filmler

1972 Tatlı Dillim
1973 Oh Olsun
1973 Güllü Geliyor Güllü
1973 Canım Kardeşim
1973 Yalancı Yarim
1974 Salak Milyoner
1974 Köyden İndim Şehire
1974 Mavi Boncuk
1974 Hasret
1974 Salako
1975 Şaşkın Damat
1975 Hanzo
1975 Hababam Sınıfı
1975 Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
1976 Tosun Paşa
1976 Süt Kardeşler
1976 Sahte Kabadayı
1976 Meraklı Köfteci
1976 Kapıcılar Kralı
1976 Hababam Sınıfı Uyanıyor
1977 Sakar Şakir
1977 Şabanoğlu Şaban
1977 İbo ile Güllüşah
1977 Hababam Sınıfı Tatilde
1977 Çöpçüler Kralı
1978 Yüz Numaralı Adam
1978 Köşeyi Dönen Adam
1978 Kibar Feyzo
1978 İyi Aile Çocuğu
1978 İnek Şaban
1978 Avanak Apti
1979 Umudumuz Şaban
1979 Şark Bülbülü
1979 Korkusuz Korkak
1979 Dokunmayın Şabanıma
1979 Bekçiler Kralı
1980 Zübük
1980 Gol Kralı
1980 Gerzek Şaban
1980 Devlet Kuşu
1981 Üç Kağıtçı
1981 Kanlı Nigar
1981 Davaro
1982 Yedi Bela Hüsnü
1982 Doktor Civanım
1983 Tokatçı
1983 Kılıbık
1983 En Büyük Şaban
1983 Çarıklı Milyoner
1984 Şabaniye
1984 Postacı
1984 Ortadirek Şaban
1984 Atla Gel Şaban
1985 Sosyete Şaban
1985 Şendul Şaban
1985 Şaban Pabucu Yarım
1985 Keriz
1985 Katma Değer Şaban
1985 Gurbetçi Şaban
1986 Yoksul
1986 Tarzan Rıfkı
1986 Garip
1986 Deli Deli Küpeli
1986 Davacı
1987 Yakışıklı
1987 Kiracı
1987 Japon İşi
1988 Uyanık Gazeteci
1988 Sevimli Hırsız
1988 Polizei
1988 Öğretmen
1988 İnatçı
1988 Düttürü Dünya
1988 Bıçkın
1989 Zehir Hafiye
1989 Talih Kuşu
1989 Gülen Adam
1990 Koltuk Belası
1990 Boynu Bükük Küheylan
1990 Abuk Sabuk Bir Film
1991 Varyemez
1999 Propaganda

Tiyatro oyunları

1966 – “Fadik Kız” – Kent Oyuncuları. İki-üç değişik rolde
1967 – “İspinozlar” (Orhan Kemal uyarlaması) – Ulvi Uraz Tiyatrosu. Taşkasaplı rolünde.
1967 – “Deli İbrahim” (Yazan: Turan Oflazoğlu, reji: Şükran Güngör) – Kent Oyuncuları. Cellât Hamal Ali rolünde
1968 – “Yalova Kaymakamı” – Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1968 – “Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım” – Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1968/69 – “Fermanlı Deli Hazretleri” – Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1968 – “Hamhumşarolop” – Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1969 – “Murtaza” (Orhan Kemal uyarlaması) – Ulvi Uraz Tiyatrosu. Bekçi ve Kahveci rollerinde.
1969 – “Yaz Bitiyor” – Arena Tiyatrosu, Ulvi Uraz Topluluğu.
1972 – “Gergedan” (Yazan: Eugène Ionesco) – Devekuşu Kabare Tiyatrosu. Bakkal ve Mösyö Papiyon rollerinde.
1972 – “Dün Bugün” (Yazan: Haldun Taner) – Devekuşu Kabare Tiyatrosu.
1973 – “Dev Aynası” (Derleyen: Haldun Taner) – Devekuşu Kabare Tiyatrosu (Ankara Nergis Sineması’nda sahnelendi).


Ödüller

1977: 14. Antalya Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, Kapıcılar Kralı
1998: 35. Antalya Film Festivali, Yaşam Boyu Onur Ödülü, Kapıcılar Kralı
1989: 2. Ankara Film Festivali, En İyi Erkek Oyuncu, Düttürü Dünya

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz