• Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Gorüş TV
  • Görüş Podcast
  • Diğer
Çarşamba, Haziran 10, 2026
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
Görüş
  • Dünya
    • Tümü
    • ABD
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Kuzey Amerika
    • Latin Amerika
    • Orta Doğu
    sibel özbudun &temel demirer

    56. Sene-i Devriyesinde 15-16 Haziran Ve Bugün(ümüz)

    israil, Iran ve Ortadogu

    Beş Günde Çöküş: İran, İsrail Ordusu’nun İkmal Zincirini Nasıl Çökertti?

    1. Mayis 2026

    Veriler İle Ekonomi-Politik Hâl-i Pür Melâl (imiz)[*]

    ibrahim kaypakkaya

    İbo’nun ‘Ölümsüzlüğü’nün 53. Yılında Patika’nın Sorularına Yanıtlar[*]

    Rusya ve S 400ler

    Suriye’de Yeni Dönem: S-400’ler Dengeleri Değiştiriyor

    Dr. Jan Campbell

    Bir Geçit Töreninin Ardından

  • Ekonomi
    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    istanbul üniversitesi

    Neoliberalizm Üniversiteleri Ele Geçirdi: Öğrenciler Müşteri, Akademisyenler Taşeron

    Kredi karti bocrlanmasi

    Türkiye’de Kredi Kartlarının Krize Dönüşen Yükselişi

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

  • Politika
    Dr. Jan Campbell

    İnsan Haklarının Geleceği

    devlet ve millet / Hüseyin Demirtas

    Kalıcılaştırılmış KHK Rejiminin Röntgeni: AİHM Şaban Yasak Kararıyla Tescillenen Anatomi

    Sibel_özbudun

    “Aykırı Kadınlar” Tarihinden: Vilma Espín

    üc fidan

    Ölüme Giderken Rodriguez Dinlemek: Üç Fidan, Deniz Gezmiş ve 68 Kuşağının Kısa Estetik Tarihi

  • Kültür & Sanat
    • Tümü
    • Edebiyat
    • Sinema
    ibrahim kaypakkaya

    MÜZİĞİN HATIRLATTIKLARI[*]

    Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

    Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

    üc fidan

    Ölüme Giderken Rodriguez Dinlemek: Üç Fidan, Deniz Gezmiş ve 68 Kuşağının Kısa Estetik Tarihi

    cisel aktimur

    Yılmaz Güney, Yol ve Şiddetin Dışına Çıkmak: Seyit Ali Üzerine

  • Opinion Internatıonal
    • Tümü
    • Culture
    • Economy
    • Philosophy
    • Politics
    • World
    S400 Sistemleri

    Syria’s Sky: The S-400 Gambitand the New Architecture of Middle Eastern Air Power

    opinion international

    Crisis(es), War(s), Rebellion and Women

    Jean-Marie Jacoby

    Schleichender Faschisierungsprozeß in der EU oder Wer in der Demokratie schläft, wacht in der Diktatur auf

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

  • Gorüş TV
    Bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. En kısa sürede yeniden birlikteyiz..

    Bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. En kısa sürede yeniden birlikteyiz..

    humboldt

    Liyakatsız Bir Devletin Eğitim Reformlarıyla Yeniden Yapılandırılması: Wilhelm von Humboldt (2. Bölüm)

    humboldt

    Humboldt Kardeşler, Akademik Özgürlük ve Eğitim İdeali (1. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (2. Bölüm)

  • Görüş Podcast
    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    AKIN öztürk

    Uluslararası Hukuk Ne Diyor, Türkiye Ne Yapıyor? Akın Öztürk Örneği

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

  • Diğer
    Bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. En kısa sürede yeniden birlikteyiz..

    Bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. En kısa sürede yeniden birlikteyiz..

    sibel özbudun

    Onların “Ahlâk”(sızlığ)ı, Bizim Etiğimiz…[*]

    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    sibel özbudun &temel demirer

    İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dünya
    • Tümü
    • ABD
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Kuzey Amerika
    • Latin Amerika
    • Orta Doğu
    sibel özbudun &temel demirer

    56. Sene-i Devriyesinde 15-16 Haziran Ve Bugün(ümüz)

    israil, Iran ve Ortadogu

    Beş Günde Çöküş: İran, İsrail Ordusu’nun İkmal Zincirini Nasıl Çökertti?

    1. Mayis 2026

    Veriler İle Ekonomi-Politik Hâl-i Pür Melâl (imiz)[*]

    ibrahim kaypakkaya

    İbo’nun ‘Ölümsüzlüğü’nün 53. Yılında Patika’nın Sorularına Yanıtlar[*]

    Rusya ve S 400ler

    Suriye’de Yeni Dönem: S-400’ler Dengeleri Değiştiriyor

    Dr. Jan Campbell

    Bir Geçit Töreninin Ardından

  • Ekonomi
    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    istanbul üniversitesi

    Neoliberalizm Üniversiteleri Ele Geçirdi: Öğrenciler Müşteri, Akademisyenler Taşeron

    Kredi karti bocrlanmasi

    Türkiye’de Kredi Kartlarının Krize Dönüşen Yükselişi

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

  • Politika
    Dr. Jan Campbell

    İnsan Haklarının Geleceği

    devlet ve millet / Hüseyin Demirtas

    Kalıcılaştırılmış KHK Rejiminin Röntgeni: AİHM Şaban Yasak Kararıyla Tescillenen Anatomi

    Sibel_özbudun

    “Aykırı Kadınlar” Tarihinden: Vilma Espín

    üc fidan

    Ölüme Giderken Rodriguez Dinlemek: Üç Fidan, Deniz Gezmiş ve 68 Kuşağının Kısa Estetik Tarihi

  • Kültür & Sanat
    • Tümü
    • Edebiyat
    • Sinema
    ibrahim kaypakkaya

    MÜZİĞİN HATIRLATTIKLARI[*]

    Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

    Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

    üc fidan

    Ölüme Giderken Rodriguez Dinlemek: Üç Fidan, Deniz Gezmiş ve 68 Kuşağının Kısa Estetik Tarihi

    cisel aktimur

    Yılmaz Güney, Yol ve Şiddetin Dışına Çıkmak: Seyit Ali Üzerine

  • Opinion Internatıonal
    • Tümü
    • Culture
    • Economy
    • Philosophy
    • Politics
    • World
    S400 Sistemleri

    Syria’s Sky: The S-400 Gambitand the New Architecture of Middle Eastern Air Power

    opinion international

    Crisis(es), War(s), Rebellion and Women

    Jean-Marie Jacoby

    Schleichender Faschisierungsprozeß in der EU oder Wer in der Demokratie schläft, wacht in der Diktatur auf

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

  • Gorüş TV
    Bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. En kısa sürede yeniden birlikteyiz..

    Bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. En kısa sürede yeniden birlikteyiz..

    humboldt

    Liyakatsız Bir Devletin Eğitim Reformlarıyla Yeniden Yapılandırılması: Wilhelm von Humboldt (2. Bölüm)

    humboldt

    Humboldt Kardeşler, Akademik Özgürlük ve Eğitim İdeali (1. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (2. Bölüm)

  • Görüş Podcast
    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    AKIN öztürk

    Uluslararası Hukuk Ne Diyor, Türkiye Ne Yapıyor? Akın Öztürk Örneği

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

  • Diğer
    Bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. En kısa sürede yeniden birlikteyiz..

    Bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. En kısa sürede yeniden birlikteyiz..

    sibel özbudun

    Onların “Ahlâk”(sızlığ)ı, Bizim Etiğimiz…[*]

    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    sibel özbudun &temel demirer

    İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Görüş
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Görüş Yazılar Dünya Kuzey Amerika

Amerika Zehirli Bireyciliğe Nasıl Kapıldı?

Görüş Çeviri Görüş Çeviri
2 Haziran 2020
in Kuzey Amerika
0
Amerika Zehirli Bireyciliğe Nasıl Kapıldı?

Dr. Jean Kim

Toplumsal narsisistik yapımız kitlesel trajediye yol açtı.

Dünyadaki salgın krizi, günümüzde toplumlarımızın yönetiliş şeklinin ve sınırlarının yanı sıra, kişisel çıkarlar ile yardımlaşma arasındaki önemli dengeyi de ciddi bir şekilde gözler önüne serdi. 20. yüzyılın sonlarında kapitalizmin komünizme karşı gözle görülür galibiyeti sayesinde son yirmi yıllık dönem, kapitalizmin son virüste olduğu gibi dünyanın dört bir yanında mutasyona uğramış farklı varyasyonlara dönüşerek, heyecanlı bir zafer turu yapmasına fırsat tanıdı. Muhtemelen Dünya Savaşları’nın acımasız dersleriyle yumuşayan Avrupa devletlerinin çoğu, Bernie Sanders’in demokratik sosyalizm olarak adlandırdığı, serbest piyasa ekonomilerinin devam ettiği ancak yüksek vergi oranlarının genel sağlık ve eğitim, ücretli çocuk bakım izni gibi genel kamu girişimlerini desteklediği sistemi benimsedi.

Ailenin Yeni Zelanda gibi üyeleri vatandaşlarının refahını her şeyin üzerinde gözeten değerlerin, ekonomiyle birleştirilmesi gerektiğini beyan ettiler. Asya ise Güney Kore, Japonya, Singapur ve Tayvan’daki ufak birer ulus devlet gibi işleyen devasa ticari holdinglerden, Çin ve Vietnam gibi yakın zamanda reform yaşayan komünizm sonrası karma ekonomilere kadar, kendi varyasyonlarını yarattı. Söz konusu diğer ülkelerdeki büyümenin etkisiyle, son yıllarda Güney Amerika ve Afrika’nın bile yeni-dünya ekonomileri filizlenmeye başladı. Daha eski yerleşik kültürel değerleri ve nüfusları, bu dünya ekonomilerinin çoğuna temel bir uyum duygusunu korumaları konusunda yardımcı olduysa da, iş olanakları ve paranın ardından gelen sosyo-ekonomik kutuplaşma ve göçmen akınları, çatışma ve huzursuzluğa yol açtı.

Bu yeni dünya düzeninin anaç tavuğu olduğu söylenebilecek Amerika, kendisinin giderek daha da katkısız hale gelen kapitalizm versiyonundaki gerek kurucu, gerekse bebeksi haliyle, bu düzenin ortasında aynı zamanda bir serseri mayındır. Oligarşik elitler sistemin ‘doğal’ yolunu izlemeye ve kazananların parsayı toplaması gerektiğine, paranın zaten parası olanlara akması için çarkları yağlamaya, kalanların da başlarının çaresine bakmasına karar verdiler. %1’in ellerinde giderek artan zenginlik ve güç yoğunluğu, bunu elinde tutmak için ne gerekirse yapanlar için kaçınılmaz bir ödül olarak görülüyor. Kalanlarla bir şeylerin paylaşılmasının, Amerika’nın tanrı tarafından belirlenmiş alın yazısına,  yani en iyi uyum sağlayanın hayatta kalmasına, müdahale etmek olduğu düşünülüyor. Amerikan kapitalizmi, altın çağında üç kağıtçı büyük iş adamlarının neden olduğu reform ve denge dönemlerinden ve Büyük Buhran’daki sistem çöküşünden sonra, zehirleyici bireyciliğe yöneldi.

İnsan doğası daima benliğin ve başkalarının çıkarları arasındaki gerilimi korumuştur. İnsan toplumları bu gerginlikle başa çıkmak zorunda kalmış; egemen liderler ve kitleler tarih boyunca medeniyet ya da zulüm için mücadele etmiştir. 20. yüzyılın başlarında ulus devlet dünya düzeni yerini sağlamlaştırıp aynı zamanda trajik yıkıcılıkta savaşlara, soykırımlara ve nükleer yıkımın eşiğine gelinmesine yol açarken, büyük ölçüde sabit sosyal sınıflar üzerinde hüküm süren, yüzlerce yıllık mirasa sahip kraliyet aileleri tepetaklak oldular.

Son teknoloji devrimi ve Doğu Bloku’nun çöküşü, yeni kapitalist dünya düzeninin, insani işbirliği ve verimliliğinin olduğu ilerici yeni bir çağı başlatacağını düşündürüyordu. Eski kafa dindarlık ve 11 Eylül sonrası terörizmin ani ve kısa süreli parlaması, bu yeni dünya düzeninin büyümesini rayından çıkartmak için pek bir şey yapmadı. Ama giderek artan bir şekilde, para sadece tek bir yöne doğru akıyordu… herkesin elinin altında sadece bir klavyeyle eşit fırsatlara sahip olduğu yanılsaması, yalnızca bir yanılsama olmaktan öte geçmiyordu. Gerçekte, teknoloji patlaması insan kimliğinin temelini oluşturan istihdam ve emeği, giderek genişleyen bir kitle için gereksiz bir şey haline getiriyordu. Yurt dışındaki daha ucuz, henüz kullanılmamış kitleleri sömürürken, evlerinde klavyelerinin başında çalışan bir teknoloji eliti dışında insan emeği zengin şirketler için gözden çıkarılabilirdi.

Bu acı verici değişimin yarattığı kafa karışıklığı ve öfke Amerika’daki belirli seçkinler tarafından ustaca sömürülerek, dikkatler yanlış bir günah keçisine yönlendirildi. Kökü kemikleşmiş ırkçılık ve yabancı düşmanlığında yatan kandırmacalar yoluyla, suçlanması gerekenin çeşitlilik olduğunu söylediler. Yeni yeni hayatımıza giren sosyal medyanın sunduğu Vahşi Batı’yı andıran başıboş ortamdan istifade eden bu seçkinler, huzursuz insan kitlelerini ön yargılı hikayelere yönlendirmek için abartılı propagandalar kullandılar. Bu propagandaya bir de Amerikan rüyasının simgesi olan yetkin, kendini var etmiş, dilediğini söylemek ve yapmakta özgür insanı, kimseye minnet etmeyen pervasız bireysellik fantezisini ekleyin. İnsanlar bu çocuksu ancak cazip, korkusuz kovboya, bu kendinden emin hırsız iş adamına oy verdiler ve fark ettirmeden kendilerini yok edecek olan gerçek oyunu görmezden geldiler.

Amerika kısmen birey kültü, kendini var etmiş insan miti, güç istenci temeli üzerine inşa edilmiştir. Aslında, insan doğasının özündeki bencilliği, her olumsuzluğa rağmen kişinin kendini ve kimliğini başarılı kılmak ve var etmek için bu hırsı yönlendirme ihtiyacını göz ardı edemeyiz. Seyrini tamamen bencil çıkarlardan uzaklaştıran değerler ve makul düzenlemelerle bir araya getirildiğinde kapitalizm, her zaman doğası gereği kötücül olmayabilir. Fakat şu anki gidişatıyla bu topyekun bencillik ve narsisizm, insan uygarlığı için korkunç bir çıkmaz noktası olabilir.

Empati eksikliği, insanın kırılganlığına ve acısına, talihsizliklerine, fırsat ve koşulların yokluğuna karşı kayıtsızlık; bu gerçeklerin istismar edilmesi ve yok sayılması hepimize zarar verebilir. John Donne’in ünlü tespitinde belirttiği gibi, ‘”hiç kimse bir ada değildir”.

Bu Anma Günü’nde(*), çok sayıda Amerikalının diğer vatandaşlarının iyiliği için, diğerlerinin barış ve özgürlüğün hakim olduğu bir ülkede yaşamaları için yaptığı fedakarlığı hatırlıyoruz. Ancak, son zamanlarda basit bir iyi niyet eylemi, çoğunluğun iyiliği için bir başka insana merhamet gösterilmesi, yeni Amerikan değerlerimiz için lanetlenmesi gereken bir olgu haline gelmiş gibi gözüküyor. Altı yaşında masum çocukların cesetleri okul koridorlarından toplanırken bile, saniyeler içinde yüzlerce mermi atan şiddetli silahlara sahip olma hakkı için bağıran sesler duyduk. Hastalık masum insanları vururken, insanların sağlık hizmeti kapsamına alınma hakkına karşı çıkan insanlar gördük. Irkçılıktan ve bahsi geçen her şeyle bağlantılarının olduğu hikayelere değinmeye yeltenmek bile en iyi haliyle öfkeli bir inkar, en kötüsü apaçık nefretle sonuçlandı. Giderek artan merhametsizlik, daha pandemi öncesinde bile insanın ruhunu öldüren, trajik bir boyuta ulaşmıştı.

Ve sonra salgın baş gösterdi. Bu, bardağı taşıran son damla oldu. Derme çatma düzende alttan alta kaynayan her şey, şimdi toplumumuzun en kötü eğilimlerini büyüterek herkesin kendi başının çaresine baktığı,  kaotik bir beceriksizlik ve kayıtsızlığa yol açtı. Geriye, akıl almaz sayıda ölüm ve ekonomik iflas ile mücadele eden insan kaldı. Birkaç ay gibi kısa bir süre içinde dünyadaki diğer tüm ülkelerin çok daha üzerinde olan, 100.000 ölü sayısına ulaştık. Ve bu krizi çözmek üzere işlerin iyiye gittiğini hissedeceğimize, toksik liderliğimizin ayrıcalıklı azınlığı korumaya yönelik bencilce yolunu izlemeye devam ettiğini ve ayrıcalıklarını kaybetmiş kült taraftarlarının acımasız bir virüs karşısında kendilerini bile incitmek pahasına propagandalarını ve bireysel yetkinlik sanrısını yaymaya devam ettiğini gördükçe, öncesine kıyasla daha da bölünmüş ve ne yapacağını bilemez halde olduğumuz görüyoruz.

Bu salgını potansiyel olarak engelleyebilecek basit bir maske takma eylemi, vatandaşları korumak için basit bir iyi niyet eylemi gereksiz yere politize ediliyor, alay ediliyor ve irdeleniyor. Hükumletin halk sağlığını koruma görevi dağılmış, merkezsizleştirilmiş, organizasyonu darmadağın olmuşken, kendi federal hükumetimiz, kendi eyaletleriyle kavga ediyor.

Başkalarının kötülüğünü istemeyenlerimiz bile, çalışmak zorunda oldukları için hayatlarını tehlikeye atan savunmasız insanların, işverenlerin temel korunma malzemelerini sağlamayı bile reddettiği “zorunlu” çalışanların sömürüldüğü bir sisteme uymaya zorlanıyoruz. Toplumumuzun uç kesimlerinde,  zaten görmezden gelinen ve korunmasız bırakılan insanlar arasında ölüm ve hastalanma oranı çok daha yüksek.

Bütün bunlar yürek parçalayan, muazzam bir insani kriz ve kitlesel bir Amerikan trajedisidir. Biraz farkındalık ve vicdan sahibi olanlar, demokrasimizin kalıntılarına tutunarak, umutsuzca kasım seçimlerinin son 4 yılın korkunç gidişatını durduracağını umuyorlar.

Ancak saldırganca bencilleşmiş, “ben, bizzat, kendim” tarikatı içinde ölen yüz binler ve acı çekmeye devam eden milyonlarca insanın gördüğü zararı gidermek için gelecek yıllar çok geç olacak; tabii o da, eğer o yılları görürsek.  Empati gösteren, vatandaşlarını koruyan daha büyük bir toplumsal iyiliğe destek veren Amerikan değerlerimizi tekrar bulabilecek miyiz?

(*) Anma Günü (Memorial Day), her yıl mayıs ayının son pazartesi günü, önceki savaşlarda yaşamını yitirmiş Amerikalıların anıldığı gündür.

Dr. Jean Kim Kimdir?

Dr. Jean Kim, George Washington Üniversitesi’nde psikiyatrist ve Klinik Psikiyatri Yardımcı Doçentidir. Johns Hopkins Üniversitesi’nde Kurgu Dışı Yazım alanında yüksek lisans derecesi vardır ve CUNY Graduate Center’daki Yazarlar Enstitüsü’nde araştırmacıdır. Çalışmaları The New England Journal of Medicine, JAMA, Washington Post, Salon, The Daily Beast, American Scholar, Dame, Aeon ve benzeri yerlerde yayınlanmıştır.The New York Times, Huffington Post, Vice, Rolling Stone, Prevention ve benzeri yayınlardaki medya makalelerinde ruh sağlığı konularında uzman görüşleri bildirmiştir. Lisans eğitimini Yale Üniversitesi İngilizce bölümünde tamamlamış, Doktorasını Virginia Commonwealth Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapmış, daha önce New York’taki Mount Sinai ve Weill Cornell Tıp Fakültesi’nde eğitim almıştır. Maryland Fort Meade, aktif askerlerle, Dışişleri Bakanlığı diplomatik personeliyle çalışmıştır. Bu blogda ifade edilen düşünce ve görüşler yazara aittir ve ABD hükümetinin herhangi bir kurumunun resmi politikasını veya konumunu yansıtmaz.

Bu makale PSYCHOLOGY TODAY’de yayınlanan İngilizce orijinal versiyonundan çevrilmiştir. Çeviri: Irmak Gümüşbaş

Tags: AmerikaBirey KültüBireycilikCorona-19kapitalizmNarsiszmSalgintoplumsal narsiszm
Önceki

Minneapolis | Adaletsizliğe Tahammül de Bir Yere Kadar!

Sonraki

Bireysel, Toplumsal ve Kültürel Boyutları ile Spor ve Spor Kavramı

Sonraki
eylam senkal

Bireysel, Toplumsal ve Kültürel Boyutları ile Spor ve Spor Kavramı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kategoriler

  • Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Podcast
  • Gorüş TV
  • Diğer

Sayfalar

  • Anasayfa Yedek
  • Ansayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Görüş Hakkında
  • Görüş’te Yazmak | Become an Opinionmaker
  • İletişim | info@gorus21.com
  • Künye
  • Yayın ilkelerimiz
  • Anasayfa Yedek
  • Ansayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Görüş Hakkında
  • Görüş’te Yazmak | Become an Opinionmaker
  • İletişim | info@gorus21.com
  • Künye
  • Yayın ilkelerimiz

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.

Hoş Geldiniz!

Hesabınıza aşağıdan giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz? Kayıt Ol

Yeni Hesap Oluşturun!

Kayıt olmak için aşağıdaki formları doldurun

Tüm alanlar zorunludur. Giriş Yap

Retrieve your password

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yap
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Gorüş TV
  • Görüş Podcast
  • Diğer

© 2026 JNews - Premium WordPress news & magazine theme by Jegtheme.