Diren Dogan

Asya ve Pasifik bölgesi uzmanı Diren Doğan ile yaptığımız söyleşinin ikinci bölümü ile kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Pasifik havzasının ekonomik ve jeostratejik önemi anlamak için başlarken bir kaç veriyi belirtmek te yarar var:

• Asya – Pazifik havzası dünya Gayri Safi Milli Hasılasının (GSMH) yüzde 50’ni,
• Dünya nüfusunun yüzde 50’sini ve
• dünya ticaretinin yüzde 40’ni barındırmaktadır.

Bu yüzden küresel jeostratejik aktörler Asya – Pasifik’te var olmak zorundalar. Bu bölgede varlığını koruyamayan herhangi bir aktörün küresel bir güç olma şansı yok. Bu durum hem ABD hem de Avrupa Birliği için geçerli.

AUKUS, Asya – Pasifik havzasının NATO’su mu?

AUKUS’un Asya – Pasifik’in bir NATO’su olduğunu söylemek pek mümkün değil. Daha çok QUAD (Quadrilateral Security Dialogue / Avusturalya, Hindistan, Japonya ve ABD) Asya – Pasifik’in NATO’su olarak ifade ediliyor. Bu havzada NATO gibi bir Örgüt kurmak oldukça zor. ABD’nin Çin halk Cumhuriyetini çevreleyebilmesi için önce bölgedeki küçük ülkeleri kazanması gerekli. Bölgede farklı dengeler var.

Devamını dinlemek için lütfen tıklayın.

Listen to “Asya – Pasifik” on Spreaker.

ABD’nin Hint – Pasifik Ekonomik Staretjisi

Bölge ülkeleri her ne kadar askeri olarak ABD’nin desteğine sahip olsalarda ekonomik olarak Çin Halk Cumhuriyetine bağımlılar. Bu ekonomik bağımlılığı azaltmak için ABD, Hint Pasifik Ekonomik Stratejisini ortaya çıkardı.

Tayvan – Çin ilişkileri ve ABD’nin Tayvan’a Yönelik Atratejik Belirsizlik Politikası

Çin’in Tayvana olası bir askeri müdahalesi en son olasılık. Çin’in genişlemesini bir “ahtapotun kolları” ile kıyaslaşrsak, bu “ahtapotun kolları” çok uzandı ama bu ahtapotun kollarında “çiçekler” vardı. Yani askeri bir söylem yok. Sürekli olarak barış, huzur, mutluluk ve refah söylemlerini ön plana çıkarıyor Çin Halk Cumhuriyeti. ABD’nin Tayvan’a yönelik stratejik belirsizlik politikası, Çin’in Tayvan’a olası bir askeri müdahalesinde geri çekilme olasılığını barındırdığı gibi, Tayvan’a destek verme olasığını da içeriyor. Yüzde elli, yüzde elli bir ihtimalden söz etmek mümkün. Bu, ABD’nin stratejik muğlaklık politikası olarak tanımlanıyor.

cin ve abd

“Bu çalışma, kapsamlı bir literatür taraması neticesinde tarafsızlık ve bilimsel hassasiyetler çerçevesinde oluşturulmuştur. Tüm bu amaçlarla uluslararası literatür taranmış, farklı perspektiflerden üretilen çalışmaların çapraz okuması gerçekleştirilmiş ve özellikle ülkeler bazında ele alınan ihtilafların tarihsel çerçevesinin sağlam biçimde doldurulması amaçlanmıştır. Bir yüksek lisans tezi olarak üretilen bu çalışmanın yazıldığı dönemde ülkemizde konu hakkında ciddi kaynak eksikliği olduğu farkedilmiştir. Diğer taraftan Yunanistan ile Türkiye arasında yaşanan adalar sorununun makro versiyonu olan Güney Çin Denizi ihtilafının derinlemesine incelenerek uluslararası hukuk kapsamında değerlendirilmesinin, ileride Ege Denizi’ndeki egemenliği belirsiz ada, adacık ve kayalıklar sorununun çözümüne de projeksiyon sağlayabileceği düşünülmektedir”

TANITIM BÜLTENİNDEN

DİREN DOĞAN KİMDİR?

Diren Dogan

Diren Doğan, 1994 yılında Alanya’da doğdu ilk ve orta öğrenimini Atatürk ilkokulunda bitirmesinin ardından Alanya Anadolu lisesine başladı. Daha sonra lisans öğrenimini tamamlamak üzere Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslarası İliskiler programındaki eğitimine başladı. Aynı üniversitede yüksek lisans tezini savunarak Uluslararası İliskiler uzmanı oldu. Doktora eğitiminin ilk yılında Dışişleri Bakanlığı bursu ile araştırma yapmak üzere Tayvan da bulundu. Çalışma alanları Asya-Pasifik bölgesi ve hibrit tehditler üzerine yoğunlaşmaktadır. Kendisi halen Alanya Aladdin Keykubat Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir.