Avril Haines soll Geheimdienst-Koordinatorin der USA werden-
Avril Haines: Ulusal İstihbarat Direktörü.

Scott Neuman

Üst düzey ABD istihbarat yetkilileri Çarşamba günü, Pekin ve Moskova’nın oluşturduğu siber güvenlik ve askeri endişelerin yanı sıra hem yerel hem de uluslararası terörizm tehdidine odaklanarak, ABD’nin çıkarlarını etkileyen dünya çapındaki tehditlere ilişkin değerlendirmelerini sundular.

Bu, eski Başkan Donald Trump ile ülkenin istihbarat teşkilatı arasındaki gerginlikler nedeniyle, iki yıldır bir Kongre oturumunda resmen sunulan bu türden ilk değerlendirme oldu.

Ulusal İstihbarat Direktörü Avril Haines, Senato İstihbarat Komitesindeki meclis üyeleri huzurundaki açılış konuşmasında, istihbarat topluluğunun Salı günü resmen açıkladığı yıllık tehdit değerlendirmesindeki ifadesini yineledi. Çin’i “Birleşik Devletler’e birden fazla alanda meydan okuyan, aynı zamanda otoriter Çin sistemini destekleyecek şekilde küresel normları revize etmeye çalışan yakın bir rakip” olarak nitelendirdi. Açılış konuşmasında ayrıca Rusya’nın ABD’nin etkisini zayıflatma çabalarına, İran’ın Orta Doğu’daki istikrarsızlığa katkılarına, küresel terörizme ve Kuzey Kore’nin nükleer ve balistik füze programlarının tehdidine ilişkin endişelere de değindi.

Haines’e ek olarak, CIA Direktörü William Burns, FBI Direktörü Christopher Wray, Ulusal Güvenlik Ajansı Genel Direktörü Paul Nakasone ve Savunma İstihbarat Ajansı Direktörü Korgeneral Scott Berrier de değerlendirme raporundaki bulguları görüşmek için komitenin huzuruna çıktı.

Değerlendirme raporunda diğer hususların yanı sıra, Pekin’in kendi lehine ve ABD aleyhine gerçekleşen “çığır açan bir jeopolitik değişim” gördüğü belirtiliyordu. Ayrıca, Rusya’nın kritik ABD altyapılarını hedeflemek için siber saldırıları kullanmaya devam ettiği sonucuna varılıyordu. Raporda, Tahran’ın ABD ile doğrudan çatışmadan kaçınmaya çalışacağı ve saldırıları Washington’dan gelen bir tepkiyi kışkırtmayacak düzeyde tutacağı ifade ediliyordu. Son olarak, Kuzey Kore’nin bu yıl nükleer veya uzun menzilli füze testlerini yeniden başlatmayı düşünebileceği tahmin ediliyordu.

Rapora göre, dört ülke “salgına rağmen ABD ve müttefiklerinin aleyhine çıkarlarını ilerletme kapasitelerini ve niyetlerini gösterdiler”.

Ancak, istihbarat şeflerinin Senatodaki muhatapları siber tehditlere özel ilgi gösterdiler ve Rusya bağlantılı ve geniş kapsamlı SolarWinds saldırısının ABD merkezli bilgisayar sistemlerini sarsıcı bir şekilde etkilediğine dikkat çektiler.

Oturum Başkanı Senatör Mark Warner, ABD’nin “tıpkı kimyasal veya biyolojik silahların kullanımının yasaklandığı gibi, belirli saldırı türlerinin yasak olduğu yeni uluslararası normlar geliştirmek” isteyebileceği önerisinde bulundu.

Oturumlarda ayrıca yerel ve uluslararası terörizmin yanı sıra, Başkan Biden’in kalan ABD güçlerini Afganistan’dan çekme planına da değinildi.

Ulusal Güvenlik Ajansı direktörü Nakasone, siber tehditlere karşı savunma için “yeni yetkilere” ihtiyaç olup olmadığı sorulduğunda, “Ulusal Güvenlik Ajansı veya ABD Siber Komutanlığı için yasal yetkiler talep etmediğini” söyledi.

“Kapsamını, ölçeğini ve ustalığını artıran bir düşmana karşı, bugün ülkemizde kör noktalar olduğunu anlamalıyız” dedi.

Çin

Salı günkü değerlendirmede, Pekin’in ABD ile rekabeti “çığır açan bir jeopolitik değişimin parçası olarak” gördüğü ve Washington’un “Çin’in yükselişini durdurmayı” hedeflediği belirtildi.

Raporda, “Pekin, Çin Komünist Partisi’ni korumak, kendi bölgesi ve bölgesel üstünlüğü olarak gördüğü şeyi güvence altına almak ve Washington’un aleyhine uluslararası işbirliğini sürdürmek için, büyüyen askeri gücünü ekonomik, teknolojik ve diplomatik nüfuzuyla giderek daha fazla birleştirdiği” belirtiliyor.

Raporda ayrıca, Çin’in önümüzdeki on yılda nükleer stoklarını en az iki katına çıkaracağını ve Soğuk Savaş tarzı nükleer varlıklardan oluşan tam bir üçlü (kıtalararası balistik füzeler, nükleer silahlı bombardıman uçakları ve balistik füzeler fırlatabilen denizaltılar) oluşturacağını tahmin ediliyordu.

Raporda, Çin’in balistik füze cephaneliğinin “bölgesel gerginliği yönetmek ve kıtalararası bir ikinci vuruş kabiliyeti sağlamak için tasarlanmış nükleer füze sistemleri de dahil olmak üzere, geçmişe göre daha kalımlı, daha çeşitli ve daha hızlı harekete geçmeye hazır” olduğu belirtildi.

Rapor “Pekin’in modernizasyon planlarını kısıtlayan silah kontrolü anlaşmalarıyla ilgilenmediği ve ABD veya Rusya’nın nükleer avantajını güvence altına alan esaslı müzakereleri kabul etmeyeceği” uyarısında bulundu.

Değerlendirmede özellikle Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki kapsamlı hak iddiaları ve giderek daha iddialı hale gelen varlığı vurgulanarak, “Pekin hak iddia eden rakiplerini sindirmeye devam edecek ve giderek artan sayıda hava, deniz ve deniz hukuku uygulama platformlarını kullanarak Güneydoğu Asya ülkelerine çekişmeli alanlar üzerinde Çin’in etkili kontrole sahip olduğu sinyallerini vermeyi sürdürecek ” deniyor.

Raporda ayrıca, Tayvan üzerinde birleşme için baskıyı artıracağını ve ABD’nin Taipei’ye yaklaşma çabalarını eleştireceğini de öngörülüyor.

Komitedeki üst düzey Cumhuriyetçilerden Florida Senatörü Marco Rubio, Koronavirüs salgınının Çin merkezli bir virüs laboratuvarındaki sızıntıntıdan kaynaklanmış olabileceği hipotezini sordu.

Haines, “İstihbarat teşkilatı Koronavirüsün başlangıçta tam olarak ne olduğu, nerede ve ne zaman ortaya çıktığını bilmiyor” dedi.

FBI direktörü Wray milletvekillerine, geçen yıl savcıların Çin hükümetinin operasyonu olarak tanımladığı, ABD’deki Çinli muhaliflerin izini sürmeyi ve ülkelerine geri göndermeyi amaçlayan bir “koordine olmayan, yasadışı kolluk faaliyeti” operasyonuna karışan birkaç kişinin tutuklandığını hatırlattı.”

Wray, “Bu durum, bu olağandışı tehdidin ne kadar çetin ve değişik olduğunun bir göstergesi ve örneği,” dedi. “Şu anda Çin hükümetiyle ilişkilendirilen 2.000’den fazla soruşturmamız var.”

He said that in just one area — economic espionage tied to the Chinese government — investigations were up about 1,300% over the last several years.

Sadece bir alanda – Çin hükümetiyle ilişkilendirilen ekonomik casusluk – soruşturmalarında son birkaç yılda yaklaşık % 1.300 artış olduğunu belirtti.

Pekin’in alçak yörüngede bir uzay istasyonu, bir ay üssü kurma ve kara ve uzay tabanlı, uydu karşıtı silahların taranması planları da dahil olmak üzere, Çin’in uzaydaki artan yetenekleri de raporda belirtiliyor.

Haines, “Çin’in genel olarak uzayda ABD ile karşılaştırıldığında aslında liderliğe ulaşmaya odaklandığına ve bizim lider olduğumuzun varsayıldığı alanlarda çeşitli girişimler üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığına dair kuşku yok “dedi.

Rusya

Moskova, amaçlarını ilerletmek ve nüfuz sahibi olmak için silah ve enerji anlaşmaları yoluyla ABD ve müttefikleri ile Soğuk Savaş tarzı çatışmaya devam edecek gibi görünüyor.

Raporda “Batı Yarımküre’de Rusya, Venezuela ile ilişkisini ilerletti, Küba’yı destekledi ve kısmen yaptırımların bazı etkilerini dengelemek, Latin Amerika’daki pazarlara ve doğal kaynaklara erişimi genişletmeye çalışmak için, silah satışları ve enerji anlaşmalarını kullandı” deniyor. “Eski Sovyetler Birliği’nde Uzlaşma görüşmeleri hız kesmişken ve düşük seviyeli çatışmalar devam ederken, Moskova Kafkasya’daki rolünü artırmak, gerekli görürse Beyaz Rusya’ya müdahale etmek ve Ukrayna’ya karşı istikrarsızlaştırma çabalarını sürdürmek için iyi bir konumdadır.”

2014’te Rus güçleri, Karadeniz’de uzun süredir Ukrayna’nın bir parçası olarak kabul edilen Kırım’a sızdı ve ilhak etti. Moskova ayrıca ülkenin doğusunda Kiev’e karşı 13.000’den fazla can alan bir dolaylı savaş başlattı. Son günlerde, Kiev’in doğu sınırında 40.000 Rus askerinin yığıldığını ve 40.000’inin Kırım’da konuşlandırıldığını iddia etmesiyle gerilim daha da arttı. Missouri’den Cumhuriyetçi Senatör Roy Blunt’un Ukrayna yakınlarındaki Rus askeri hareketliliğinin önemi hakkındaki bir sorusuna yanıt veren CIA direktörü Burns, yığılmayı “ciddi bir endişe” olarak nitelendirdi ve ” Ukrayna liderliğinin gözünü korkutmaya çalışmanın bir yolu ” olabileceğini belirtti.

“Ama aynı zamanda yığınak, sınırlı bir askeri harekatın temeli olabilecek noktaya ulaştı” dedi.

Rusya’nın ” Amerika Birleşik Devletleri’nde ve müttefik ve ortak ülkelerde su altı kabloları ve endüstriyel kontrol sistemleri de dahil olmak üzere kritik altyapıyı ” hedef alan siber saldırıları konuşlandırmaya devam ettiğini belirten tehdit değerlendirmesinde, bu tür saldırıların yetenekleri bileylediğini ve Moskova’nın “bir kriz sırasında altyapıya zarar verme yeteneğini gösterdiğini” belirtti.

Terörizm

İstihbarat topluluğunun değerlendirmesi, IŞİD ve El Kaide’nin denizaşırı ABD çıkarlarına tehdit oluşturmaya devam ettiğini söylüyor. Raporda, “Birleşik Devletler içinde de saldırılar düzenlemeye çalıştıkları,” belirtiliyor, ancak sürekli baskının “bunu yapma yeteneklerini büyük ölçüde azalttığı” ifade ediliyor.

Öyle olsa bile, “ABD merkezli tek başına hareket eden aktörler ve geniş bir ideolojik motivasyon yelpazesine sahip küçük hücreler, daha yakın bir iç tehdit oluşturuyor. Bu tek başına hareket eden aktör tehdidinin, hem El Kaide ve IŞİD’den esinlenen ülke içinde yetişen şiddet yanlısı radikaller; hem de ve ırksal önyargı ve hükümet karşıtı duygular gibi iç etkilerden kaynaklanan ideolojik hedefler için terörist eylemler gerçekleştiren, ülke içindeki şiddet yanlısı aşırılıkçılar içinde ortaya çıktığını görüyoruz.”

FBI’ın QAnon komplo hareketine (i) nasıl baktığı sorulduğunda Wray, büronun “ilham kaynağı ne olursa olsun şiddete odaklandığını” söyledi.

Wray, QAnon’u “büyük ölçüde internet üzerinden yayılan ve daha ziyade bir harekete dönüşen bir dizi karmaşık komplo teorisi” olarak tanımladı.

“Diğer birçok komplo teorisi gibi, COVID’in etkileri – sosyal izolasyon, mali zorluklar, ve benzeri nedenlerin hepsi de insanların bu teorilere karşı savunmasızlığını artırıyor” dedi.

“Bu, federal suçlar için bir esin kaynağı olduğu sürece, aman vermeden peşine düşeceğiz.”

Image
Fotograf: Twitter

Scott Neuman, çoğunlukla NPR’nin dijital ve radyo platformları için son dakika haberleri üzerinde çalışan bir muhabir ve editördür.

i QAnon, 2017’de Donald Trump’un başkanlığı sırasında ortaya çıkan aşırı sağ bir komplo teorisidir. QAnon’a göre Trump, uluslarası şeytani bir pedofil ağı olan “Derin Devlet”e karşı savaşmaktadır. Birçok QAnon destekçisi, bu ağın yalnızca çocukları istismar etmediğini, aynı zamanda ömürlerini uzatmak için onları kullandıklarını iddia ediyor.

Bu makale NPR’da yayınlanan İngilizce orijinalinden Türkçeye çevrilmiştir.

Çeviren: Irmak Gümüşbaş