Tridivesh-Singh-Main

İran, ölümcül corona virüsü salgınıyla (COVID19) mücadele etmek için Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) acil durum finansmanı talep etti (1962’den beri ilk defa, İran IMF’den yardım istedi).

14 Mart 2020 cumartesi günü itibariyle İran, ölümcül virüsten kaynaklanan 600’den fazla ölüm (611) ve 12000’den fazla vaka bildirdi. İran, Çin ve İtalya’dan sonra en çok etkilenen üçüncü ülke. Aralarında ülkenin Başkan Yardımcısı Eshaq Jahangari ve iki üst düzey kabine üyesinin de yer aldığı bir takım tanınmış kişilerde virüs tespit edildi.

Çarşamba günü, Mart 4, 2020, IMF İdari Direktörü Kristilina Georgieva, gelişmekte olan ülkelerin corona virüs yönelik almak için çabalarının destekleneceğini belirtti. Hızlı Finansal yardımlarla, IMF, özellikle ‘düşük gelirli’ ve ‘gelişmekte olan piyasa’ ekonomilerine yardım etmek amacıyla 50 Milyar Dolarlık Yardım paketini açıkladı (Pazartesi günü ise Dünya Bankası salgın ile başa çıkmak için 12 Milyar dolarlık bir paket duyurdu).

İran Merkez Bankası başkanı Abdolnaser Hemmati Perşembe günü yaptığı açıklamada, IMF’ den yazılı olarak 5 milyar dolarlık acil kaynak talep ettiğini belirtti. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise Perşembe günü attığı bir tweet ile IMF’yi bu miktarı derhal serbest bırakmaya çağırdı.

Ayrıca, İran Dışişleri Bakanı İran’ın ciddi bir ilaç ve teçhizat sıkıntısıyla karşı karşıya olunduğunu belirtip, ABD’nin İran’a uyguladığı ve petrol satışını engelleyen yaptırımların yanı sıra bankacılık sektörüne uygulanan yaptırımlarında ülke ekonomisi üzerinde zararlı bir etkilerinin olduğunu söyledi. İran, BM Genel Sekreteri Antonio Guerres’ e gönderdiği mektupta, ABD’nin yaptırımlarının mevcut krizi göz önünde bulundurarak askıya alınması gerektiğini belirtti.

Tahran’da merto araçları dezenfekte ediliyor.

İran’ın kaygıları

IMF, İran’a için 5 milyar dolar vermeyi kabul etse bile, İran’ın IMF’den 5 milyar alamamasına yol açabilecek bir takım engeller var.

Birincisi; ABD, IMF’nin karar verici kurulunun bir parçası (ilginçtir ki, Zarif tweetinde IMF/IMF yönetim kurulunun sorumlu davranması gerektiğini belirtmişti) ve IMF, Washington ile Tahran arasındaki gerginlikler göz önüne alındığında miktarı ödemeyi kabul etse bile, ABD’nin IMF’nin böyle bir hamlesini veto etmesi gayet mümkündür. Trump, Avrupa Birliği gibi ABD müttefiklerini kızdırmaya istekli olduguna göre (Çarşamba günü Trump, 26 Schengen ülkesinden ABD’ye uçuşları, AB’ye görüşmeden 30 gün süreyle askıya alma kararı almıştı), İran’a karşı farklı bir yaklaşımı benimsemesi için hiçbir neden yok.

İkincisi, Mali Eylem Görev Gücü (FATF) İran’ı kara listeye aldı. Bu da IMF’nin kredi vermeyi kabul etse bile, bankaların ve finans kurumlarının bu tür işlemleri engelleyebileceği anlamına geliyor.

Corona virüsü, devlet adamlığı ve olgunluk göstermek, İran’la gerginliği azaltmak için bir fırsat. Trump, İranlılarla ilişki kurma konusuna açık olduğunu iddia edip,Tahran’a yaklaşımını değiştirmiş gibi görünse de, Tahran’la ilişkilerde pek de devlet adamlığı davranışı sergilemedi.

İranlı General Kasım Süleyman’ın (İslami Devrim Muhafızları’nda tümgeneral) bir insansız hava aracı saldırısında öldürülmesinden bu yana, Ocak 2020’de ilişkiler daha da kötüye gitti.

ABD için fırsat

Bu, ABD için uluslararası topluma olumlu bir mesaj göndermek ve İran halkı ile siyasi sınıf arasında ayrım yapmak için bir fırsattır. Çin’in uluslararası topluma yönelik yardım konusunda verdiği mesajlar çok daha olumluydu.

12 Mart 2020’de Çinli doktorlardan oluşan bir ekip İtalya’ya ulaştı (Çin’den sonra en kötü etkilenen ikinci ülke İtalya yardım talep etmişti). Birçok İtalyan  liderler de Avrupa Birliği ülkelerini, İtalya’nın yardım çağrısına yönelik ağır davranmakla eleştirdi.

Çin’in attığı olumlu adımlar

Burada dikkate değer olan, Washington ve Pekin’in virüsle ilgili gereksiz bir şekilde “çamur at izi kalsın” dalaşına girdiği, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Corona virüs’ü, ‘Wuhan Virüsü’ olarak adlandırdığı, üst düzey bir Çinli diplomatın yanıt olarak virüsün, ABD ordusunun bir ‘komplosu’ olduğunu belirttiği bir dönemde, Cuma, 13 Mart 2020 de Çinli milyarder Jack Ma’nın ABD ye bir milyon yüz maskesi ve beş yüz bin korona virüs test kitleri bağışlayacağını açıklaması oldu.

Daha önce de, Jack Ma’nın yardımlaşma vakfı ve Çin merkezli şirketinin vakfı olan Alibaba Vakfı, Japonya, Kore, İtalya, İran ve İspanya gibi birçok ülkeye erzak bağışında bulunmuştu.

Eğer ABD İran’a acil yardım sağlamayı kabul etmez ise, İngiltere, AB üyesi ülkeler ve Japonya gibi ABD müttefikleri ülkelerde dahil olmak üzere diger ülkeler harekete geçmelidir.

Covid 19’a karşı mücadelenin önüne küçük politik hesapların geçmesine izin vermemek için uluslararası kuruluşların dişlerini göstermeleri de önemlidir.

Corona virüs açıkça gösteriyorki, her ne kadar ekonomik küreselleşme ile ilgili çok sayıda sorun olsa da, küreselleşmeyi çoğu kez yok saymaya çalışsak da, gerçek anlamda birbirine son derece bağımlı olan bir dünyada yaşıyoruz.

İnsanlık küçük siyaset hesapları ve didişmeleri aşmalıdır ve bu enternasyonalizmin gerçek ruhunu yeniden canlandırmak için bir fırsattır.

Bu makalenin İngilizce orjinal versiyonu Modern Diplomacy‘de yayınlanmıştır. Türkçe versiyonunun Görüş’te yayınlanmasına olanak verdiği için, Tridivesh Singh Maini’ye çok teşekkür ederiz. Çeviri: Turan Altuner


*Görüş gazetesi, farklı disiplinlerden, farklı görüş ve iceriklere açık bir platformdur. Makaleler Görüş gazetesinin editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.