25 Mayıs 2026, Pazartesi
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
Görüş
  • Dünya
    • Tümü
    • ABD
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Kuzey Amerika
    • Latin Amerika
    • Orta Doğu
    Dr. Jan Campbell

    Bir Geçit Töreninin Ardından

    Sibel_özbudun

    Kriz(ler), Savaş(lar), İsyan ve Kadın(lar)[1]

    Avrupa’da Yeni Bir Savaş Kaçınılmaz mı? l Martin Armstrong’un 2032 Uyarısı

    Avrupa’da Yeni Bir Savaş Kaçınılmaz mı? l Martin Armstrong’un 2032 Uyarısı

    nadir toprak elementleri

    Çin’in Nadir Maden Hamlesi: ABD Hegemonyasına Meydan Okuma

    ekonomik kriz

    Küresel Krizin Anatomisi: ABD Dış Politikası, Avrupa’nın Ekonomik Çöküşü ve Neo-Con’ların Savaş Çıkmazı

    siyasal siddet

    Siyasal Şiddetin Yeni Yüzü

  • Ekonomi
    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    istanbul üniversitesi

    Neoliberalizm Üniversiteleri Ele Geçirdi: Öğrenciler Müşteri, Akademisyenler Taşeron

    Kredi karti bocrlanmasi

    Türkiye’de Kredi Kartlarının Krize Dönüşen Yükselişi

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

  • Politika
    devlet ve millet / Hüseyin Demirtas

    Kalıcılaştırılmış KHK Rejiminin Röntgeni: AİHM Şaban Yasak Kararıyla Tescillenen Anatomi

    Sibel_özbudun

    “Aykırı Kadınlar” Tarihinden: Vilma Espín

    üc fidan

    Ölüme Giderken Rodriguez Dinlemek: Üç Fidan, Deniz Gezmiş ve 68 Kuşağının Kısa Estetik Tarihi

    Zekeriya Simsek

    İran Dünyanın Neresindedir?

  • Kültür & Sanat
    • Tümü
    • Edebiyat
    • Sinema
    ibrahim kaypakkaya

    MÜZİĞİN HATIRLATTIKLARI[*]

    Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

    Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

    üc fidan

    Ölüme Giderken Rodriguez Dinlemek: Üç Fidan, Deniz Gezmiş ve 68 Kuşağının Kısa Estetik Tarihi

    cisel aktimur

    Yılmaz Güney, Yol ve Şiddetin Dışına Çıkmak: Seyit Ali Üzerine

  • Opinion Internatıonal
    • Tümü
    • Culture
    • Economy
    • Philosophy
    • Politics
    • World
    S400 Sistemleri

    Syria’s Sky: The S-400 Gambitand the New Architecture of Middle Eastern Air Power

    opinion international

    Crisis(es), War(s), Rebellion and Women

    Jean-Marie Jacoby

    Schleichender Faschisierungsprozeß in der EU oder Wer in der Demokratie schläft, wacht in der Diktatur auf

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

  • Gorüş TV
    humboldt

    Liyakatsız Bir Devletin Eğitim Reformlarıyla Yeniden Yapılandırılması: Wilhelm von Humboldt (2. Bölüm)

    humboldt

    Humboldt Kardeşler, Akademik Özgürlük ve Eğitim İdeali (1. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (2. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (1. Bölüm)

  • Görüş Podcast
    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    AKIN öztürk

    Uluslararası Hukuk Ne Diyor, Türkiye Ne Yapıyor? Akın Öztürk Örneği

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

  • Diğer
    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    sibel özbudun &temel demirer

    İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    temel demirer

    Sanat(çin)in Yükümlülüğü*

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Görüş
  • Dünya
    • Tümü
    • ABD
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Kuzey Amerika
    • Latin Amerika
    • Orta Doğu
    Dr. Jan Campbell

    Bir Geçit Töreninin Ardından

    Sibel_özbudun

    Kriz(ler), Savaş(lar), İsyan ve Kadın(lar)[1]

    Avrupa’da Yeni Bir Savaş Kaçınılmaz mı? l Martin Armstrong’un 2032 Uyarısı

    Avrupa’da Yeni Bir Savaş Kaçınılmaz mı? l Martin Armstrong’un 2032 Uyarısı

    nadir toprak elementleri

    Çin’in Nadir Maden Hamlesi: ABD Hegemonyasına Meydan Okuma

    ekonomik kriz

    Küresel Krizin Anatomisi: ABD Dış Politikası, Avrupa’nın Ekonomik Çöküşü ve Neo-Con’ların Savaş Çıkmazı

    siyasal siddet

    Siyasal Şiddetin Yeni Yüzü

  • Ekonomi
    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    istanbul üniversitesi

    Neoliberalizm Üniversiteleri Ele Geçirdi: Öğrenciler Müşteri, Akademisyenler Taşeron

    Kredi karti bocrlanmasi

    Türkiye’de Kredi Kartlarının Krize Dönüşen Yükselişi

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

  • Politika
    devlet ve millet / Hüseyin Demirtas

    Kalıcılaştırılmış KHK Rejiminin Röntgeni: AİHM Şaban Yasak Kararıyla Tescillenen Anatomi

    Sibel_özbudun

    “Aykırı Kadınlar” Tarihinden: Vilma Espín

    üc fidan

    Ölüme Giderken Rodriguez Dinlemek: Üç Fidan, Deniz Gezmiş ve 68 Kuşağının Kısa Estetik Tarihi

    Zekeriya Simsek

    İran Dünyanın Neresindedir?

  • Kültür & Sanat
    • Tümü
    • Edebiyat
    • Sinema
    ibrahim kaypakkaya

    MÜZİĞİN HATIRLATTIKLARI[*]

    Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

    Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

    üc fidan

    Ölüme Giderken Rodriguez Dinlemek: Üç Fidan, Deniz Gezmiş ve 68 Kuşağının Kısa Estetik Tarihi

    cisel aktimur

    Yılmaz Güney, Yol ve Şiddetin Dışına Çıkmak: Seyit Ali Üzerine

  • Opinion Internatıonal
    • Tümü
    • Culture
    • Economy
    • Philosophy
    • Politics
    • World
    S400 Sistemleri

    Syria’s Sky: The S-400 Gambitand the New Architecture of Middle Eastern Air Power

    opinion international

    Crisis(es), War(s), Rebellion and Women

    Jean-Marie Jacoby

    Schleichender Faschisierungsprozeß in der EU oder Wer in der Demokratie schläft, wacht in der Diktatur auf

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

  • Gorüş TV
    humboldt

    Liyakatsız Bir Devletin Eğitim Reformlarıyla Yeniden Yapılandırılması: Wilhelm von Humboldt (2. Bölüm)

    humboldt

    Humboldt Kardeşler, Akademik Özgürlük ve Eğitim İdeali (1. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (2. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (1. Bölüm)

  • Görüş Podcast
    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    AKIN öztürk

    Uluslararası Hukuk Ne Diyor, Türkiye Ne Yapıyor? Akın Öztürk Örneği

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

  • Diğer
    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    sibel özbudun &temel demirer

    İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    temel demirer

    Sanat(çin)in Yükümlülüğü*

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Görüş

Her Dönemin Aykırısı | Boğaziçi Üniversitesi

Prof. Dr. Binnaz Toprak
3 Mart 2021
Okuma süresi: 7 dakika
A A
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşPinterest'te PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsApp'ta PaylaşTelegram'da PaylaşE-Mail ile Paylaş

İlgili İçerikler

Veriler İle Ekonomi-Politik Hâl-i Pür Melâl (imiz)[*]

İbo’nun ‘Ölümsüzlüğü’nün 53. Yılında Patika’nın Sorularına Yanıtlar[*]

Bogazici Üniversitesi

Thomas Kuhn, akademik camiada büyük yankı uyandırmış Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı kitabında, bilimdeki sıçramaların bilim camiasınca kabul görmüş mevcut paradigmalardan hareketle değil, bu paradigmaların dışına çıkabilen bilim insanları tarafından gerçekleştirilmiş olduğuna işaret eder. Bunu gündelik dile çevirecek olursak, bilimde ilerleme herkes tarafından kabul edilen kuram ya da düşünceleri sorgulayan, aykırı bulundukları ya da tabuları yıktıkları için kimi zaman bedel ödeyen insanlar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Boğaziçi Üniversitesi hakkkında yazıya, 32 yıl öğretim üyesi olarak çalıştığım kurumun eğitim felsefesini anlatarak başlamak istediğimde Kuhn’un kitabı aklıma geldi. Bu felsefeyi, kendimle ilgili bir anektodla biraz daha açmak istiyorum. Liseden mezun olmuş, üniversite eğitimim için Amerika’ya gitmiştim. Girdiğim ilk derste hoca sınıftakilere ikişer makale dağıtıp bir sonraki derste bunları tartışacağımızı söylemişti. İlk makaleyi okuduğumda yazarın tezine hayran kalmış, savunduğu görüşleri hemen benimsemiştim. Aynı konudaki ikinci makalede yazar, ilk yazarın tezinin tam tersini savunuyordu ama ben bu yazarın dediklerine de ikna olmuştum. Dersten önce hocaya gitmiş, kafamın allak bullak olduğunu, bu iki yazardan hangisinin doğru tezi savunduğunu söylemesini rica etmiştim. Hocanın cevabı ‘ben de bilmiyorum’ oldu!

Boğaziçi’nin eğitim felsefesinin temeli tam da budur: Hiyerarşide bir üstteki konumunuzu kullanarak öğrencilere ‘doğru’yu dikte etmek ve ezberletmek değil, sorgulamalarını teşvik etmek. Bu felsefenin Türkiye’de aileden başlayarak, orta öğrenimde ve sonraları devletle ilişkilerde yaygın olan biat kültürüne ne denli aykırı olduğunu düşünürsek, Boğaziçi’nin bugünün siyasi ortamında neden hedef tahtasına oturtulduğunu anlamak zor olmasa gerek.

Bu eğitim felsefesiyle uyumlu olarak Boğaziçi’nin bir diğer özelliği, seçmeli dersler kanalıyla interdisipliner bir yaklaşımın benimsenmiş olması, bunun kulüp faaliyetleriyle desteklenmesi, gençlerin ‘tek boyutlu insan’ olmamaları için çaba harcanması. Her türlü fikrin tartışıldığı, kimsenin görüşlerinden ya da yaşam tarzından dolayı dışlanmadığı, sınıfsal farkların hiç bir zaman liyakatın önüne geçmediği, öğrencilerin kendilerini ifade etmekte ve yaratıcıklarını geliştirmekte serbest oldukları bu ortam sonucundadır ki Boğaziçi öğrencileri hem ülkemizde hem de dünyanın çeşitli ülkelerinde bu kurumdan mezun olduktan sonra iş dünyasından akademiye, sanata kadar ülkenin en başarılı insanları arasında olagelmiştir. Boğaziçi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olup, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazanan Nuri Bilge Ceylan, sanat dallarında bölümü bile olmayan Boğaziçili bu çok boyutlu öğrencilere örnektir. Örnekleri çoğaltmak bu kısa yazının sayfalarına sığmaz.

Bu eğitim anlayışıyla ve hiyerarşik olmayan, yatay yönetim tarzıyla Türkiye’nin dört bir tarafından, farklı yerel kültürlere ve farklı sosyal sınıflara dahil, farklı dünya görüşleri ve ilerisi için farklı hayalleri olan gençleri bünyesine katıp onları demokrat, hoşgörülü, dünyaya açık bireyler olarak yetiştiren ve ülkenin elitleri arasına katan Boğaziçi’nin sunduğu hizmetin dışarıdan müdahalelerle sekteye uğratılmasının sadece bu kuruma değil, Türkiye’ye de zarar vereceğini düşünüyorum. Bugünün dünyasında bir ülkenin geniş topraklara, zengin yeraltı kaynaklarına ya da büyük nüfusa sahip olması gelişmesini tetikleyen faktörler arasında yeterli görülmemekte.

Tüm ekonomistlerin hemfikir olduğu konu, gelişmek için tüm bunlardan daha önemli kaynağın, iyi eğitilmiş insan sermayesi olduğudur. Türkiye’deki siyasetçiler bunun önemini görmedikleri sürece bu ülkenin bir adım ileri gidebileceğini düşünmüyorum. Yıllar yılı uluslararası endekslerde orta gelir grubu içindeki sıralamada bir yukarı çıkıp bir aşağı inerek bocalayıp dururuz. Üstelik bu ‘sermaye’ bankada durduğu gibi de durmuyor! Özgürlüğün, liyakatın, hukukun olmadığı ortamlardan kaçıveriyor. TUİK’in 2019 yılı için yayınladığı ülkeyi terkendenlerin sayısı devleti yönetenlere yeterince alarm verici gözükmüyorsa, son yapılan kamuoyu araştırmalarına göz atmalarını öneririm. 18-30 yaş arası gençlerin ezici bir çoğunluğu fırsat bulduklarında bu ülkeden göç etmek istiyor. Gitmek istedikleri ülkeler ise, ‘milli ve manevi değerlerimize’ yakın olanlar değil, Batı ülkeleri. Türkiye gençlerini kaybediyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nde göreve başladığım 1976 yılı ve hemen sonrası Türkiye’nın en sancılı yıllarıydı. Pek çok üniversite, öğrenci boykotlarından eğitime devam edemiyor, sağ ve sol gruplar arasındaki kavgalarda gençler hayatını kaybediyordu. 1980 darbesi öncesi buna öğretim üyelerine yönelik suikastlar da eklenmişti. Bu süreci Boğaziçi, eğitimini aksatmadan, tek bir öğrencisinin bile burnu kanamadan atlattı. Darbe sonrası askeri yönetim ülkede olup bitenlerin faturasını üniversitelere çıkarmış, 1402 sayılı yasayla çok sayıda üniversite hocasının işine son verilmiş, 1982 yılında yürürlüğe giren YÖK yasası ile üniversite özerkliği ortadan kaldırılmıştı. O dönemde yönetiminde aktif olarak çalıştığım Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği yıllarca YÖK yasasının iptal edilmesi için uğraş vermiş, sivil yönetime geçildikten sonra her siyasi parti YÖK’ü kaldıracağına söz vermesine rağmen iktidara geldiğinde bu sözü yerine getiren olmamıştı. Bunlara Adalet ve Kalkınma Partisi de dahildir.

Askeri darbe ile üniversiteler üzerinde baskı ve kontrol mekanizmalarının yürürlüğe girdiği bu sancılı dönemde bile Boğaziçi geleneklerini korumayı, tek bir istisna hariç tüm yönetim kadrosunu her kademedeki öğretim üyesinin katıldığı ve üniversitenin kendi hocalarının aday olduğu seçimler sonucunda belirlemeyi başarmıştır. Boğaziçi’nde bu ilke öylesine önemsenir ki, geçmişte bir  profesör arkadaşımız dönemin cumhurbaşkanı tarafından kendisine teklif edilen rektörlük görevini, üniversitedeki seçimlerde ikinci geldiği için reddetmiştir. Boğaziçi tarihinde ilk defa kampüse polisin çağrılması, üniversiteye giden yolların polis ablukası altına alınması, öğrencilerin polis şiddetine maruz bırakılıp tutuklanması, yine ilk defa bir öğrenci kulubünün kapatılması ile sonuçlanan son olaylar, Boğaziçi’nin başarıyla yürüttüğü bu özyönetim modeline dışarıdan müdahaleyle atanan yeni rektörün üniversitenin geleneklerine ne denli yabancı olduğunu göstermekte. Bu gelişmeye bir de üniversite bileşenlerine danışılmadan açılan iki fakülte ve bunlardan birine yine dışarıdan atanan dekan eklendiğinde öğrenci ve hocaların gösterdikleri tepkinin haklı olduğunu düşünüyorum.

Bu tepkiyi geçmişteki öğrenci protestolarıyla karşılaştırdığımda bir kaç yönden ilginç buluyorum. Türkiye’nin sorunlarına ilişkin siyasi talepler ya da sloganlar yerine, karşı karşıya kaldıkları spesifik soruna yönelik talepler bunlar. Bu talepleri sadece kendi üniversiteleri için değil, Türkiye’deki tüm üniversiteleri kapsayan bir söylemle dile getiriyorlar. Kimseyi şahsi olarak hedef almıyorlar. Hiç bir şekilde şiddete başvurmuyorlar. Eğitimin boykot vb yöntemlerle sekteye uğratılmasına karşılar. Anayasal hakları olan toplantı ve gösteri haklarını kullanıyorlar.

Bu tavır sayesindedir ki Türkiye kamuoyununun dikkatini üniversite sorunlarına yönlendirdiler. Yakın zamandaki bir anket sonuçlarına göre halkın dörtte üçünden fazlası rektörlerin atamayla değil, seçimle göreve gelmesi gerektiğini belirtiyor. Bu denli kutuplaşmış bir ülkede böylesi bir mutabakatı başta iktidar olmak üzere tüm siyasi partilerin düşünmesi gerektiği kanısındayım. Çocuklarının eğitimi için binbir fedakarlığa katlanan milyonlarca aile var bu ülkede. Anlaşılan o ki, Boğaziçi ve yaratılan karmaşa onlar açısından ülkenin en önemli sorunlarından birinin, eğitim sorununun, sembolüne dönüşmüş. Böyle bakıldığında, Boğaziçi direnişinin önümüzdeki yıllarda eğitim konusunu ve üniversite reformunu siyasi gündemin ilk sıralarına yerleştireceğini düşünüyorum.

Prof. Dr. Binnaz Toprak
Prof. Dr. Binnaz Toprak

City University of New York, Graduate Center’dan doktorasını aldıktan sonra 1976-2008 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ders vermiş, bu sürede Minnesota Üniversitesi ve Koç Üniversitesi’nde birer yıl misafir öğretim üyesi olarak bulunmuştur. Emekliliğini takiben kariyerine 2008-2011 yıllarında Bahçeşehir Üniversitesi’nde devam etmiş, aynı zamanda Radikal gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmıştır. 2011-2015 arası CHP İstanbul milletvekili olarak TBMM’de görev yapmıştır. St. Olaf College’dan fahri doktora ve City University of New York Rektörlüğü Seçkin Mezun Ödülü sahibidir. Prof. Toprak akademik kariyeri boyunca çeşitli ülkelerde çok sayıda bilimsel sempozyuma konuşmacı olarak katılmış, Türkçe ve İngilizce olmak üzere makale ve kitap yayınlamıştır.

İlgili İçerikler

Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi
Kültür & Sanat

Türkiye’nin 68 Kuşağının Sanat, Kültür ve Estetik Tarihi

Turan Altuner

Turan Altuner Yazdı Türkiye’nin 68 Kuşağı denince insanların aklına hemen gençlerin sokaklara çıkışı, anti-emperyalist sloganlar, üniversite işgalleri ve devrimci örgütlenmeler...

alevilik ve modern insan haklari
Felsefe

İki Farklı Çağ, Tek Hakikat: Alevi Felsefesindeki “En el Hak” ile Modern İnsan Haklarının Ortak Temeli

Görüş Redaksiyon

İnsanlık tarihi boyunca iki temel soru hiç güncelliğini yitirmedi: İnsan nedir? Ve bu sorunun yanıtı, insana nasıl davranılması gerektiğini belirler?...

1. Mayis 2026

1. Mayıs 2026’da da Ekmek ve Onur İçin Taksim’e, Meydanlara

psikoloji ve psikyatri

Helikopter Ebeveynlik: Çocuk Gelişimine Etkileri

yaşar kemal

Müziği Daha da Fazlası Yapan(lar)[*]

psikoloji ve psikyatri

Kadın Cinayetleri: Psikolojik ve Sosyolojik Temelleri ile Devletlerin Koruma Mekanizmalarının Yetersizliği – Türkiye Üzerine Bir Analiz

psikoloji ve psikyatri

Dürtüselliğin Yaşam Boyu Gelişimi: Çocukluk, Ergenlik ve Yetişkinlik Dönemleri

Sibel_özbudun

Beşikçi Bizleri “Vasat”ın Dışına Çağırıyor…

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Makaleler

israil, Iran ve Ortadogu
Orta Doğu

Beş Günde Çöküş: İran, İsrail Ordusu’nun İkmal Zincirini Nasıl Çökertti?

Görüş Redaksiyon

Farklı Bir Askeri Yenilgi Bu bir yorum değil. Analize büründürülmüş bir görüş de değil. Bu, bir askeri çöküşün adım adım...

Rusya ve S 400ler

Suriye’de Yeni Dönem: S-400’ler Dengeleri Değiştiriyor

S400 Sistemleri

Syria’s Sky: The S-400 Gambitand the New Architecture of Middle Eastern Air Power

devlet ve millet / Hüseyin Demirtas

Kalıcılaştırılmış KHK Rejiminin Röntgeni: AİHM Şaban Yasak Kararıyla Tescillenen Anatomi

KATEGORİLER

  • Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Podcast
  • Gorüş TV
  • Diğer

SAYFALAR

  • Ansayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Görüş Hakkında
  • Görüş’te Yazmak | Become an Opinionmaker
  • Künye
  • Yayın ilkelerimiz
  • İletişim | info@gorus21.com

BİZİ TAKİP EDİN

gorus-stickyl-ogo-dark

HAKKIMIZDA

21. yüzyılın disiplinlerarası, uluslararası, farklı görüşlerin yer aldığı yayın organı

© 2025 Görüş Tüm Hakları Saklıdır.

Hoş Geldiniz!

Hesabınıza aşağıdan giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz? Kayıt Ol

Yeni Hesap Oluşturun!

Kayıt olmak için aşağıdaki formları doldurun

Tüm alanlar zorunludur. Giriş Yap

Retrieve your password

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yap
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Gorüş TV
  • Görüş Podcast
  • Diğer
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol

© 2024 Görüş Tüm Hakları Saklıdır.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz.