Günümüzde endüstri 4.0 süreçleri ve nesnelerin interneti teknolojileri ile birlikte gelişen yapay zeka uygulamaları finans sektöründe maliyetleri azaltması, işlemlerin çabuk gerçekleştirilmesi, sunulan güvenlik uygulamaları ve her zaman ulaşılabilir olma yönüyle büyük rağbet görmektedir. 

ABD’de finans sektöründe %85 dolayında bir yapay zeka kullanımına geçilmiş olup bununla entegre olan teknolojiler dünyanın dört bir yanında işlem görmektedir. Tüm bankacılık sistemleri yapısında bütünleyen bir sistem olan bu yapı, normatif kültürel yapılardan etkilenmemekte ve insan faktörünün hata oranını önemli oranda düşürmektedir. Finansçıların asıl işi olan analiz işlerine ve verimlilik artışı sağlanması işlerine yönelmesine kolaylık sağlamaktadır. Robotik teknolojilerin ve yapay zekanın gelişimi ile birlikte bankalar artık bir cep telefonundan tüm işlemlerinizi almanıza, tüm piyasa işlemlerini görmenize ve anlık haberlere dahi ulaşmanızı sağlayacak applicationlar ile büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Ancak tabii dir ki makineleşmenin insan gücünde yarattığı istihdam azalımı bu sektörde de kendini göstermektedir. Zaten bankacılık sisteminin yapısı gereği kar marjlarını yüksek tutmak istemesi de bu yönelimde önemli bir faktördür. 

Şu anda analizler ve portföy optimizasyon sistemleri python gibi kodlama tabanlı teknolojiler ile anlık data analizi sunan veri sağlayıcılar ile entegre oldu. Anlık olarak emtialar, hisse senetleri, para piyasaları ve tahviller üzerinden yapılan tüm işlemleri anlık olarak applicationlar ile yapmaktayız. Yeni nesil kripto para işlemleri ve bunların da türev ürünleri yine aynı şekilde bunlara entegre blockchain modellemeleri ile yapılmaktadır. 

Fintech yapısında yenilikçi ve sürdürülebilir yapılar ile kişiselleştirilmiş çözümlere daha kolay ulaşılabilmektedir. Metatrader4 gibi, tradingview ya da investing gibi anlık data sağlayıcılarından bilgiye anında ulaşmakta ve verileri görselleştirilmiş bir biçimde ve yine aynı zamanda kendi ürettiğiniz kodlar ile bütünleştirilmiş alım -satım araçlarına dönüştürebilmektedir. Tüm data verilerine ulaşabilmenin verdiği imkan sayesinde, geniş piyasa öngörülerinde bulunabilmekte ve tahmin yani(predicting) yapabilmemizi sağlayan yapıları üretmektedir. 

Cebimizde taşıdığımız cep telefonları ile QR kodlar sayesinde para çekebilmekte ve diğer yatırım işlemlerimizi de bankalara gitmeden sağlayabilmenizi sağlamaktadır. Bunun entegre olduğu ödeme sistemleri sayesinde, sanal kartlar oluşturup, bu oluşturulan sanal kartlar ile tüm alışverişlerimizi güvenle yapmaktayız. Buna yapıya uygun ürütülen aplikasyonlar ile bir kafede ödememizi cep telefonumuz ile yapabilmemize imkan sağlayan bu teknolojiler, insanlığın gelecek vizyonunu oluşturmaktadır. 

Günümüzde yazılım anlamında da en fazla rağbet gören ürünler fintech teknolojileri üzerine yapılan kodlama sistemleridir. Bu alanda çalışan bireyler Farabi’nin de dediği üzere önce matematik ile başlayan bu serüven daha sonrasında trigonometrik yapı ile bütünleşmiş bunların sonucu mekanik bilimler üzerine ürünler çıkarılmış ve evren incelemeleri sayesinde (termodinamik yasaların 2.si olan entropi ve kuantum fiziği yasaları) ile en üst noktasına evirilmiştir. Artık insanlık evriminde bir dönüm noktası oluştuğu içinde bireyler kendi içlerine yönelmiş yani bireyselleşmiş(ancak bilgi konusunda fakirleşmiş) ve bu dünya ve evrendeki kaotik yapıya anlam vermeye çalışmaktadırlar.

Para arzının içsel yapısı(post-keynesyen) yaklaşım sayesinde şu anda yaşanan pandemi sürecinde de bankalar karlarını en üst seviyeden sağlamaya devam etmektedir. Bunun arkasında aynı zamanda borçlar üzerine kurulu bir düzen yapısı olduğu içinde bu teknolojiler ile uyumlu insan yapısı ortaya çıkmıştır. Duygulardan uzak bireyselci bir yapının eseri de aynı zamanda tüm sistemi körükleyen bir finans dünyası yaratmıştır. Sonuçta bir petrol şirketi hissesi alan birinin, dünyadaki tüm ekosistemi etkileyecek bütünlükte bir çevresel kirlenme faktörüne yol açtığını düşünmekten ziyade önceki dataları inceleyerek bunları yatırımı olarak değerlendirme biçimine dönüştürmüştür. Arkasında ki alt faktörleri umursamayan bu yapı, küresel ekosistemde geri dönülmez kirlenmelere sebep olduğunu bilmeyecek kadar medya araçları ve sosyal medya kullanıcılarının bireysel yaklaşımları ile de bireysel yapıdaki bencilliğin tekelleşmiş biçimi haline gelmiştir. 

Wallerstein’ın dünya teorisinde bahsettiği merkez ülkeler, yarı-çevre ülkeler ve çevre ülkeler ayrımından bu konuya bakar isek, merkez ülkeler bu teknolojinin ilk çıktığı yerler olup bunun tekel faktörleri tarafından yarı-çevre ülkeleri pazar yapmış, çevre ülkeleri de bu işte ne olup bittiğini bilmeyen insanlar için hammadde diyarı yapıp fakir kılmaktadır. Bunun sonucu olarak, milyonlarca insanın kuzey ülkelerine göç serüveninde bu teknolojilerinde dolaylı veya direkt olarak etkileri bulunmaktadır. 

SDR teknolojisi dediğimiz küresel para birimi ya da ticarette kullanılan yoğunluklu para birimlerinden oluşan sepet kur olarak bir sistem üzerinde son dönemde çalışılmaktadır. Ticaret savaşlarındaki asıl sebepte 2050 yılına gelindiğin bu borç sarmalının içinden çıkılamayacağı bilindiği için(çünkü kimse borçlarını ödeyemeyecek duruma gelecek ve borcu olmayan kalmayacak) yeni bir dönem içinden geçmektedir. Blockchain bazlı ilk para sistemlerine de bu açıdan bakarsak temel sistemler olarak bakılabilir. 

J.Rifkin açısından bu sorunların çözümü yenilenebilir enerjilerin sistemin enerji yapısına entegrasyonu olarak düşünülse de gelişmekte olan ülkeler ve 3. dünya ülkelerinin ekonomik şartları ve demokrasi  yapıları gereği bu yanılsamanın ileride etmenleri daha çok paylaşılacaktır. Nitekim tümüyle entegre endüstri 4.0 altyapısı ve nesnelerin interneti ile bütünleşmiş ürünlerin yine üretileceği yerler merkez ülkeler olacaktır. Tüm bilgiyi kendine saklayan bu yapıların yapay zeka kullanımında da masum olacağını söylemek için biraz saf olmak gerekir .

Bunlara karşı ülkemizce alınması gereken önlemler sırasıyla; 1- Yenilenebilir enerji yapılarına yatırımların teşvik edilmesi, 2-Bu yapıları kurabilecek yetkinlikte insan yetiştirilmesi,3-Teknolij yapay zeka sistemlerinin entegre olduğu bir dünyada finansal araçlar üzerindeki etkinliği güçlü kurumsal yapıları ile bütünleştirmesi gerekliliği,4-Bunun için dış politikada yapılacak hamlelerin yine komşu ülkeler ile entegre hale getirilebilecek bir zemine oturtulması. 

Yukarıda saydığım 4 önemli faktörün ayrılmaz bir biçimde yeterli ve liyakatli kadrolar ile gerçekleştirilmesi durumunda denklemdeki yerimiz değişecektir ve yarı-çevre olan durumumuzdan merkez ülke konumuna yönelen bir duruma getirilebilecektir. 

Yapay zekanın direkt olarak hayatlarımıza etki eden yapısı gereği, bunun sosyolojik ve psikolojik bir takım sonuçları da kaçınılmaz olacaktır. X kuşağı(baby boomer)’lar bu yapıya ne kadar muhafazakar baksalar da şu anda kullandıklarını en yakınımızdaki insanlardan bilmekteyiz. Y kuşağı gibi ara geçiş kuşağının yine aynı teknoloji yapısından uzak olmadığı da bilinmektedir. Z kuşağı açısından ise zaten bu yeni dönem yapısında yetiştikleri için bu dönemin şartlarına adapte olmakta en zorlanmayacak kuşak olarak bakılmaktadır. Ancak yeni kuşağın harcama ve tüketme alışkanlıkları ile arz kısmı arasında oluşabilecek sorunları da gelişmekte olan ve 3. dünya ülkeleri açısından göz ardı edilmemelidir. İnternet sayesinde dünyanın küçük bir köy haline geldiği bu yapı içerisinde gelişmiş ülkelerin sahip olduklarına sahip olamamanın yarattığı etkiler psikolojik ve sosyolojik anlamda paragrafın başında da belirttiğim üzere ayrı olarak incelenmelidir. Evrensel gelirin konuşulduğu bu yeni dönemde finansal araçların bu kadar yaygın olması ve famang hisseleri gibi faktörlerin tekelci yapıda güçlenmesi gibi durumlardan dünyanın nasıl dersler çıkaracağı ve insanlar arasındaki farkları nasıl gidereceği ise ayrı bir tartışma konusudur. 

Sonuç olarak finans dünyasında ve diğer bilimlerde de yapay zeka kullanımları ilerlemekte ve insanın yerini kolaylıkla almaktadır. Bu hem işe yarayan aynı zamanda da düzendeki insan faktörünün tüketici yapısını kaldırması sebebiyle düzeni bozan kaotik bir durumdur. İşin etik tartışmalarına ise pek girmek istemesem de şu anda thompson reuters tarafından sağlanan haberlerin morgan stanley gibi kuruluşlar aracılığıyla otonom robotik sistemlerde al-sat yapan özel algoritmaları olduğunu bir örnekle verebilirim. Bunun hem altyapı internet hızı ve diğer enerji faktörleri ile bütünleşik yapıda olması sebebiyle bunun gelişmiş bir ülkedeki hız katsayısı ile gelişmekte olan ve 3. dünya ülkelerindeki benzer sistemler arasında dahi farklar olacağı barizdir. Böyle bir küresel finans yapısı içerisinden olaya bakar isek bu işin sonucunda çıkan hızlı işlemlerin dahi adaletsizliği söz konusudur. Bu yüzden herkesin eşit hızda internete sahip olmaması dahi sistemde kopukluklar oluşturmaktadır. Sosyal medya üzerinden gelen haberleri tarayan başka yapılar ile de entegre olan bu yapıların aynı zamanda yöneten insanların cahilliğinden ya da çıkar ilişkilerinden faydalanıp faydalanmayacağı da bir başka etik sorundur. Evrensel kurallar zamanla yerine bu konularda oturacaktır, evrensel hukuk kuralları gibi ancak içinde bulunduğumuz evrenin yeni sisteme ya da sistemlere bir geçiş evresi olduğu konusunda yadsınamaz gerçeklikleri göz ardı etmemek gerekir.