Çin

Küresel sağlık krizi hükumetleri zorlamaya devam ederken, Güney Çin Denizi (GÇD) üzerindeki hak iddiaları bağlamında, jeopolitik gerilimler Güneydoğu Asya’nın başını ağrıtmaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri, COVID-19 krizini başarılı bir şekilde ele aldığını iddia edemeyeceği için, GÇD’de daha büyük bir rol için bastırarak dünya hakimiyetini savunmak üzere gözlerini jeopolitiğe çevirdi. Çin, pandeminin ortasında içinde bulunduğu güç durumu atlatmayı başardı ve tartışmalı topraklar üzerindeki iddialarını sürdürmeye sessizce devam etti. Filipinler örneğinde olduğu gibi, görünüşe göre Çin kazanıyor.

Şu anda tıbbi vaziyet, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir rekabet sahnesidir. Dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen virüsün kaynağı olarak etiketlenmesine rağmen Çin, ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) ülkeleriyle ilişkilerini “maske diplomasisi” ile sürdürebilmektedir. Çin hükumeti Brunei, Endonezya, Malezya, Filipinler, Vietnam ve hatta ASEAN Sekreterliğine tıbbi malzeme bağışladı. Bu ülkelerin, Çin’in şu anda yayılmacı faaliyetlerini sürdürdüğü GÇD’de devam eden hak iddiaları olduğu unutulmamalıdır.

Amerika Birleşik Devletleri ise ASEAN ülkelerine yaklaşık 18,3 milyon dolar yardım sağladı. Bununla birlikte, küresel krizin ortasında Dünya Sağlık Örgütü’ne verilen mali desteği geri çekmesi, bir süper güç için sorumlu bir liderlik örneği değil. Masanın etrafında ekstra bir koltuğa sahip olan Çin ani bir atakla söz konusu kurumu destekleme çabalarını artırdı ve böylece nüfuzunu göstereceği daha fazla alan açtı. Çin, bunu yaparak iki alanda başarılı kazandı: yardım sağlamanın ön saflarında yer alarak sorumlu bir liderlik figürü oluşturmak ve GÇD’nde hak iddia eden devletlerle ilişkileri yönetmek.

Filipinler’de Başkan Rodrigo Duterte daha önce GÇD’ndeki faaliyetleriyle ilgili olarak Çin’e karşı güçlü uyarılarda bulunmuştu. Buna rağmen, başkanlığı süresince Duterte, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile dostane ilişkiler kurdu. Belirtildiği üzere, Filipinler’in Çin’den test kitleri ve kişisel koruyucu ekipman içeren tıbbi yardım almasıyla, tıbbi bir diplomasi örneği sergilendi. Test kitlerinin kalitesiyle ilgili şikayetlere rağmen, Filipinler-Çin ilişkileri gelişmeye devam ediyor. Geçen 28 Temmuz’da Beşinci Ulusa Sesleniş Konuşması’nda Duterte Çin’e, COVID-19 aşısı hazır olduğunda Filipinler’e öncelik sağlaması için çağrı yaptı. Yardım talebi, Filipinler’in Gavi COVID-19 Aşıları Küresel Erişim (COVAX) Tesisine katılacağını duyurmasının ardından geldi.

Engel Krankenschwestern Ärzte - Kostenloses Foto auf Pixabay
Pandemi ve uluslararası ilişkilerde yeni tür diplomasi: medical diplomacy / tıp diplomasisi, saglıkcı melekler, “diplomatlar”

Çağrı, pandemi sırasında birlik ruhu içinde yapılırken, tıbbi yardım sağlanması, GÇD üzerindeki gerilimlerin geçici olarak yatıştırılmasına katkıda bulunuyor. Aslında, salgın dikkatleri dağıtmak için iyi bir fırsat sunuyor; diğer devletler COVID-19’un yayılmasını kontrol etmek için mücadele ederken, Çin tartışmalı bölge üzerindeki hak iddialarını ileri taşımayı becerdi. Nisan ayında, biri Vietnam yakınlarındaki Paracel takımadaları ve diğeri Filipinler yakınlarındaki Spratlys adasında olmak üzere iki yeni eyalet oluşturuldu. Buna ek olarak, Çin’in Doğal Kaynaklar Bakanlığı ve Sivil İşler Bakanlığı 80 ada, resif, deniz dağı, sığlık ve sırtları isimlendirmeyi sürdürdü.

İlginçtir, bu eylemler ASEAN’ı her bir üyesinin bölgedeki hak iddialarını savunmak üzere herhangi bir önemli adım atmak konusunda harekete geçirmedi. Filipinler’in eş başkanlık ettiği ASEAN-Çin Üst Düzey Yetkililer Danışma Toplantısı, dostane ilişkileri geliştirmek adına geçtiğimiz Temmuz ayında COVID-19 müdahalesi ve bölgesel deniz güvenliği gibi konuları kapsayan sanal bir toplantı düzenledi. Henüz bir davranış ilkeleri bildirisi yayınlanmadı.

Sağlık krizine yenik düşen Amerika Birleşik Devletleri, müttefikleri Avustralya ve Japonya ile birlikte ASEAN’ın koruyucusu rolünü üstlenmeyi seçti. Amerika Birleşik Devletleri, GÇD’deki Çin eylemlerine karşı sert bir açıklama yaparak yanıt verdi ve bunu “hukuka aykırı” olarak nitelendirdi. Bu, ABD’nin tartışmalı bölge ile ilgili, bu kadar cüretkar ilk hamlesiydi. ABD’nin isteklerinin aksine, Duterte geçtiğimiz günlerde Filipin Donanmasının ABD’nin GÇD’deki deniz tatbikatlarına  katılmasını yasakladı. Bu, elbette, Çin için memnun edici bir gelişme. Duterte’nin konuşması sırasında uyardığı gibi Filipinler, GÇD’de egemenlik iddiasında bulunmak için Çin’e karşı savaşa girmeyi göze alamaz.

Bir bakıma ASEAN, Çin’e kendisini ABD’den daha sorumlu bir küresel lider olarak göstermesi için bir platform sağlıyor. Bu da, Çin’in tıbbi malzeme ve yardım sağlayıcılarından biri olmasıyla gerçekleşiyor. Bu hareket tarzı, tartışmalı bölgedeki faaliyetleri yüzünden Çin’e bilfiil hesap sorma konusunda toplu bir tereddüt yaşanmasına neden oluyor. Ve böylece, pandemi Çin’e hem tıbbi diplomaside hem de jeopolitikte egemen olma özgürlüğü sağladı. ABD bu alanlarda rekabet etmeye çalışsa da Çin kazanıyor gibi görünüyor.

Bu makalede ifade edilen düşünce ve görüşler yazara aittir.

Maria Alynna Corinne M. Carlos Kimdir?

ASEAN Gençlik Forumu için özel bir raportördür. Halen Filipinler Üniversitesi, Diliman’da Uluslararası Çalışmalar alanında yüksek lisans yapmaktadır.

Bu makale The Geopolitics sitesinde yayınlanan İngilizce orijinalinden tercüme edilmiştir.

Çeviren: Irmak Gümüşbaş