Dünyayı sarsan bir kuşak: 68 liler. Asker kaçaklarına özgürlük yürüyüşü, Berlin, 1968

„1968“ şifresi, özünde bir ünivesiteli protesto hareketini simgeliyor. Almanya’da 1967’den 1969’a kadar süren bu hareket, genelde Birlik Partileri ile SPD arasındaki ilk büyük koalisyonun bir paralel tezahürüydü.  Daha genç ve akademik eğitimli kuşağın geniş kesimleri, Federal Meclis’te etkili bir parlamento içi karşı gücün eksik olduğundan emin olduğu için, hareketin aktörleri kısaca APO olarak tanımlanan parlamento dışı bir bir muahalefet çağrısında bulundular. Bu şekilde, özellikle olağanüstü hal yasalarının çıkarılmasını engellemek istiyorlardı; çünkü olağanüstü hal yasalarıyla otoriter bir devlete geri dönülmesinden endişe ediyorlardı. 

Rudi Dutschke: 1968’lilerin Siması 

Bu hareketin içerisindeki itici ve en önemli güç, kısa ismi SDS olan Alman Sosyalist Öğrenciler Federasyonu’ydu. 1961’de  SPD’den atılan bu üniversite federasyonu, fikirlerini dile getirerek konseptler geliştirdi ve özellikle karizmatik konuşmacısı Rudi Dutschke aracılığıyla başkaldırıyı başka hiçbir grubun başaramadığı ölçüde ete kemiğe büründürdü. 

Wolfgang Kraushaar
Wolfgang Kraushaar Hamburg Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nde siyaset bilimci. Kraushaar, 68’liler hareketinin tarihçisi olarak geçiyor. 

Wolfgang Kraushaar 68’liler üzerine: “Muhtemelen Federal Almanya tarihindeki en geniş kapsamlı sınama”

Protesto Hareketinin Kökleri

1968, küçük bir azınlık tarafından gerçekleştirilen edilen büyük bir toplumsal deneydi.  Neredeyse toplum içindeki her şey sorgulanıyordu: Meclisler ve partiler, yargı ve polis teşkilatı, kiliseler ve sendikalar, bankalar ve tekeller, basın ve medya, hatta aile okul ve üniversite gibi merkezi önem taşıyan toplumsal müesseseler; eleştiriden kısmetini almayan bir alan yok gibiydi. Ve mesele hemen hemen daima, otoritenin reddiydi. Bunun nedeni, kökleri yüzleşilmemiş nazi geçmişine uzanan bir güven kriziydi.

1968; güçlü, hatta belki de Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde şimdiye kadar var olmuş en geniş kapsamlı sınamalardan biriydi. Toplumu değiştiren güçler, siyasal anlamda neredeyse tamamen başarısız olmuş olmalarına rağmen, daha sonra siyasal kültürün bazı alanlarında bir hegemonya bile kurdular. İki kitle partisi CDU/CSU ve SPD tarafından geçmişten üstlenilerek sürdürülen ideolojik modeller; Hristiyanlığın etkisi altındaki tutuculuk ve işçi kesimler tarafından taşınan sosyal demokratlık, sadece sorgulanmakla kalmayarak birçok kez çiğnenerek yetersiz meşruiyetiyle rezil edildi.    

Günümüzde 1968’den Böyle Yararlanıyoruz

68’liler haraketinden RAF terörizmi, “K Grupları” adı verilen küçük komünist gruplar ve meczup tarikatlarla bir dizi kafa karışıklığı çıkmış olmasına rağmen o zamanlar açığa çıkan itici güçler olmaksızın zihniyetlerin, yaşam tarzlarının ve yaşam planlarının değişmesi, sivil toplum kurallarının gelişmesi, yeni orta tabakaların liberalleşmesi pek düşünülemezdi. Kişisel özgürlük hakları ve cinsel konuda bağımsız karar verebilme özgürlüğü gibi çağdaş bir demokrasinin günümüzde doğal sayılan yanlarını toplum  -tek başına 1968’lere olmasa da- 1968’lere de borçlu.

Bu hareketin taşıdığı anlama ilişkin bilincin bundan yarar sağlayan kimi kesimlere kıyasla sağ popülist ve sağ tutucu kesimlerde sıkça çok daha güçlü oluşmuş olması, 68’lerin akabindeki tarihin tuhaflıkları arasında yer alıyor. 

Kaynak: deutschland.de


*Görüş gazetesi, farklı disiplinlerden, farklı görüş ve içeriklere açık bir platformdur. Makaleler Görüş gazetesinin editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.