Baris Yildirim huysuz virjin

Gerçek adı Seyfettin (Seyfi) Dursunoğlu sahne adıyla Huysuz Virjin 1 Ekim 1932’de Trabzon’da dünyaya geldi. Eğlence veya moda için genellikle abartılı feminen tavırlar ve toplumsal kadın rolleri benimseyerek kadın kıyafetleri giyen kişi anlamına gelen drag queen, şarkıcı ve sunucu kimlikleriyle bilinen Huysuz Virjin 1970’lerden 2010’lara kadar sunduğu eğlence programları ile Türkiye’nin en önemli eğlence figürlerinden biri oldu.

Lise eğitimini Haydarpaşa Lisesi’nde tamamlayan Dursunoğlu, saha sonra başladığı İngiliz Filolojisi’ndeki eğitimini yarıda bırakarak Sosyal Sigortalar Kurumu’nda memur olarak çalışmaya başladı. Bu görevde 18 yıl çalışarak daha sonra istifa etti.

1970’te Huysuz Virjin olarak küçük kulüplerde sahneye çıkmaya başladı. Ünü giderek yayılan performans sanatçısı daha büyük kulüplerden teklif almaya başladı. İzmir Fuarı’nda sahneyi Türkiye’nin en önemli sanatçılarıyla paylaşmaya başlayan Huysuz Virjin, başlangıçta televizyona çıkamadıysa da ünü ağızdan ağıza yayılmaya başladı.

Seyfi Dursunoğlu’nun “Huysuz Virjin” karakterini tüm Türkiye’ye tanıttığı program ise TRT’de Öztürk Serengil’in yarışma programı oldu. Tek kanallı dönemde bu programa katılan Huysuz Virjin’in Serengil’e verdiği esprili cevaplar herkesin ondan söz etmesine yol açtı. Kimsenin söyleyemediklerini söyleme cesareti, hazır cevaplığı ve gerçekleri esprili bir şekilde ifade etmesi ve başarılı sahne performansıyla ünü hızla yayıldı.

Bir ölüm ve kolektif hafizaya kazınan bir karakter: Huysuz Virjin

Huysuz Virjin’in yayılan ünü 1970’lerde yaptığı Huysuz Virjin 1 adlı kanto plağıyla pekişti. Bunun üzerine Huysuz Virjin pek çok ülkede programlar yapmaya başladı. Daha sonra Türkiye’de Huysuz Show ismiyle program yapan Seyfi Dursunoğlu pek çok eğlence programında da jüri üyesi olarak yer aldı.

Huysuz Virjin tiplemesi Türkiye’de hem iktidarın hem de toplumun muhafazakârlaşmasına paralel olarak gündem olmaya devam etti. Cinsellikle ilgili esprileri, hazır cevaplığı ve muhalif kimliğiyle rahatsızlık uyandırmış ve sansüre uğramıştır. 2007 yılında Radyo Televizyon Üst Kurumu tarafından Huysuz Virjin’in programlarının yayınlandığı kanallara dolaylı baskı yapıldığı ve sansür uygulandığı gerekçesiyle artık Huysuz Virjin karakterini canlandırmayacağını açıkladı ancak 2012’de Show TV’de yayınlanan Huysuzla Dans Eder misin programını sundu, çeşitli yarışmalarda jüri üyeliği yaptı. Bunlardan birisi olan Benzemez Kimse Sana adlı yarışmanın son bölümünde “bu benim son kantom” diyerek yaşı gereği artık kanto yapmayacağını açıkladı.

Ayrıca 15 milyon tl tutarındaki mal varlığını ve evini ölümünden sonra Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışladığını ve bedeninin de öldükten sonra kadavra olarak kullanılmasını istediğini açıkladı. Pek çok reklam filminde oynayan Dursunoğlu’nun anlaştığı kimi programlarsa rating gerekçe gösterilerek yayından kaldırılmıştır.

KOAH hastası olan Dursunoğlu 15 gün boyunca zatürre tedavisi gördüğü İstanbul’da 17 Temmuz 2020’de hayatını kaybetmiştir.

Huysuz Virjin karakteri pek çok bakımdan ilgiye değerdir. Birinci olarak zenne, ortaoyunu, standup karışımı bir performans icat eder. Bu anlamda var olan bir geleneği devam ettirmektedir. En önemli özelliği hazır cevaplığıdır. İsmail Dümbüllü’nün kendisine salatalık atan seyirciye dönük olarak söylediği “birisi kart vizitini düşürmüş” şeklindeki hazır cevaplığı Huysuz Virjin’de de görülmektedir. İkinci olarak Huysuz Virjin’in esprilerinin genellikle cinsel içerikli bir özelliği olmasıdır. Zaten isminden de anlaşılabileceği gibi kendisi huysuz bir bakireyi canlandırmaktadır.

Huysuz Virjin' karakteriyle tanınan Seyfi Dursunoğlu: Müslüman ...
Bir kişi, iki karakter: Huysuz Virjin ve Seyfi Dursunoglu

Huysuz Virjin’in en önemli özelliklerinden birisi ise toplumun geniş kesimleri tarafından onay görmüş olmasıdır. Bir erkek tarafından canlandırılan bir kadın karakterin tepki toplayacağı düşünülse bile 60 yıla yakın gösteri hayatında Huysuz Virjin karakterine olumsuz bir tepki verilmemiş ancak AKP iktidarının ilerleyen döneminde kendisine karşı bir tavır takınılmıştır. Dursunoğlu’nun Enver Aysever’in programında anlattığına göre kanalların genel müdürlerini toplayan bir siyasi figür ekranlarda kadın kılığında erkek görmek istemediğini söylemiş o günden sonra kendisine ekranlarda yer bulamadığını söylemiştir. Bu aslında iki şeyle izah edilebilir: Birinci olarak muhafazakâr iktidar “toplum ahlakına” aykırı böylesi karakterlerden hoşlanmamaktadır. Ancak mütedeyyin karakteri bilinen benzer gösteri sanatçıları, mesela Bülent Ersoy, iktidar tarafından sınırlamaya tabi tutulmazken belki de iktidara yakın bir duruş sergilemeyen Seyfi Dursunoğlu, ki bu da ikincisidir, iktidar tarafından tu kaka ilan edilmiştir.

Öte yandan Huysuz Virjin karakterinin kim olduğuna ilişkin spekülasyonlar da mevcuttur. Ekşi Sözlük internet sitesinde bir kullanıcının girdiği bilgiye göre Huysuz Virjin Adile Naşit’in kantocu anneannesi Huysuz Virjin’dir ve Ermeni bir karakteri canlandırmaktadır. Ancak bununla ilgili bir bilgi Ekşi Sözlük dışında bulunmamaktadır.

Kendisine yapılan ekran ambargosunu, “76 yaşında bir erkek, kadın kılığına girdiği zaman, sadece komik olur. Başka hiçbir şey olmaz. Bu, benim ayıbım değil. Ayıbı yapanlar düşünsün,” diye eleştiren Dursunoğlu, “Ben çalışmadan yaşayabilirim. Ama ben çalıştığım zaman 100 eve ekmek gidiyor. Bunların anlaşılmamış olması gözümü yaşartıyor,” sözleriyle ekrana çıkamamasının sadece bir kişiyi etkileyen bir durum olmadığını belirtiyor.

Huysuz Virjin karakterinin alameti farikasının sürekli cinsellikle ilgili espriler yapması olduğunu söyledik. Ancak cinsellikle ilgili esprileri, kendisinin hazır cevaplığıyla birlikte, kaba bir bel altı vuruş yapmaktan ibaret değildir. O daha çok tabusuzluğun bir esprisini yapmaktadır, tabu kabul edilen şeyler onun için sıradan şeylerdir ve patavatsızca dile getirmektedir. Patavatsızlık bu anlamda Huysuz Virjin için çok önemli bir erdemdir. Dilinin kemiği olmadığı gibi patavatsızlığı sayesinde sürekli olarak hakikati dile getirir ve cinselliği bir tabu olmaktan çıkararak teşhir ve ifşa eder.

En komik 10 Huysuz Virjin espirisi

Gerçek adının Seyfi Dursunoğlu değil de Seyfi Dursun olduğunu, kendisinin dava açarak soyadını Dursunoğlu olarak değiştirdiğini kısa bir araştırma yaptığımızda öğrendiğimiz performans sanatçısının gösteri sırasında canlandırdığı karakterler ilişkisi de oldukça muammalıdır. Buna göre kim kimi canlandırmaktadır belli değildir. Seyfi Dursun(oğlu) Huysuz Virjin karakterini canlandırmakta ve Huysuz Virjin Seyfi Dursunoğlu’nun bir personası olarak mı karşımıza çıkmakta yoksa tersi mi doğru? Yani Seyfi Dursunoğlu, Huysuz Virjin’in kendisinden kurtularak sahneye çıktığı bir karakter mi? Performansları izlerken hep bu iki aradaki çizgide kalırız. Ne Seyfi Dursunoğlu Huysuz Virjin’i yok etmekte ne de Huysuz Virjin Seyfi Dursunoğlu’nu yok etmektedir. İkisi birden farklı yönlere açılan renkli bir karakterler topluluğudur karşımızdaki sanatçı. Mesele şudur: Eğer kadın kılığına girmezse söylediklerini söylemesinin bir anlamı kalmayacak, ortada mizah değil laf kalabalığı olacaktır. Ancak Virjin karakteri büründüğü bir persona değil de tümüyle kendisi olsa bu kez de Virjin’in cinsellikle meselesi kalmayacaktır. Bu yüzden Seyfi Dursunoğlu ikisi birden olmak zorundadır, hem Virjin hem Seyfi Dursunoğlu. Bu parçalanamaz bir ilişkidir.

Huysuz Virjin’in imlediği şeyin Türkiye toplumunun son 20 senede geçirdiği dönüşüm olduğunu söyleyebiliriz. İnternetten Youtube gibi mecralara dönüp baktığımızda Huysuz Virjin şovlarının cinsellikten söz etme ve espri yapma konusunda ne kadar rahat olduğunu ve günümüzde benzer işlerin yapıl(a)madığını üzüntüyle fark ederiz. Geçen süre içinde mahrum kaldığımız şey basitçe Huysuz Virjin değildir. Aksine toplumun bütün katmanlarına ve tüm toplumsal ilişkilere sirayet eden bir laiklikten uzaklaşma söz konusudur. Evet, Türkiye hiçbir zaman gerçek bir laikliğe sahip olamadı. Ancak günümüzden dönüp bakınca anlıyoruz ki laikliğin kırıntısı bile toplumun nefes alabileceği ortamları ifade ediyormuş. Günümüzde bırakalım kadın kılığındaki erkekleri, doğrudan kadınların sahneye çıkmalarının bile katı kurallara tabi olduğunu, muhalif kadınlar başta olmak üzere kadınlığı öne çıkaran her şeyin bir tür (oto)sansüre uğradığını, kadınlarla ilgili konuların bile televizyonlardaki erkekler tarafından tartışıldığına üzülerek şahit oluyoruz. Tüm bunlar Türkiye’nin laiklik hedefinden geriye düşmesi anlamına geliyor. Huysuz Virjin üzerindeki sansür, daha geniş bir toplumsal durumu ifade ediyor.

Aslında Seyfi Dursunoğlu’nu bu kadar büyüten de bu toplumsal zemin üzerine kendini başarıyla var edebilmesi. Dünyada bile örneklerinin çok sınırlı olduğu bir dönemde drag queen kavramını Türkiye’ye başarıyla tanıtmış ve Türkiye kültürüyle bu kavramı sentezleyebilmiştir. Evet belki kaderi yalnızlık ve sansür olmuştur ancak kimsenin yapamadığını yapmış, kimsenin söyleyemediğini söyleyebilmiştir.

Sanatçının yer aldığı programlar

Sunucu

Oyuncu

  • Sarhoş (1977)
  • Nokta ile Virgül Paldır Küldür (1979)
  • Melek Yüzlü Cani (1986) – Seyfi
  • Avrupa Yakası (2005) – Süheyla (50. bölüm)
  • İmkansız Aşk (2006) – Komşu (3. bölüm)