
Derleme / Kuramsal İnceleme (Review Article)
Özet
Türkiye’de matematik başarısızlığı sıklıkla bireylerin sayısal zekâ düzeyi üzerinden açıklanmaktadır. Ancak son yıllarda eğitim bilimleri, psikoloji ve nörobilim alanlarında yürütülen çalışmalar, matematik başarısının yalnızca bilişsel kapasiteyle değil; duygusal zekâ, sosyal öğrenme ortamı ve psikolojik süreçlerle de yakından ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu derleme çalışmasının amacı, Türkiye’de matematik başarısızlığını çok boyutlu bir çerçevede ele alarak matematik kaygısının nörobilimsel temellerini, uzun vadeli psikolojik etkilerini ve mevcut eğitim sisteminin bu süreçleri nasıl pekiştirdiğini incelemektir. Ayrıca, nörobilim bulgularıyla uyumlu ve Türkiye eğitim sistemi bağlamında uygulanabilir çözüm önerileri sunulmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Matematik kaygısı, sayısal zekâ, duygusal zekâ, nörobilim, eğitim sistemi
Abstract
Mathematics underachievement in Turkey is often attributed to insufficient numerical intelligence. However, contemporary research in educational sciences, psychology, and neuroscience indicates that mathematical performance is strongly influenced by emotional intelligence, social learning environments, and psychological processes. This review examines mathematics underachievement in Turkey within a multidimensional framework, focusing on the neurobiological mechanisms of math anxiety, its long-term psychological consequences, and the role of the education system in reinforcing these processes. Neuroscience-informed and contextually applicable recommendations for the Turkish education system are also discussed.
Keywords: Math anxiety, numerical intelligence, emotional intelligence, neuroscience, education system
Giriş
Matematik, bireyin akademik başarısı ve yaşam boyu problem çözme becerileri açısından merkezi bir konuma sahiptir. Buna rağmen Türkiye’de matematik alanında gözlenen düşük performans, uzun süredir eğitim politikalarının ve akademik tartışmaların odağında yer almaktadır. Bu başarısızlık çoğu zaman bireysel yetenek eksikliğiyle açıklansa da, bu yaklaşım matematik öğreniminin karmaşık doğasını yeterince yansıtmamaktadır.
Bu derleme, matematik başarısızlığını sayısal zekâ ile sınırlı olmayan; duygusal, sosyal ve nörobilimsel boyutları içeren bütüncül bir perspektifle ele almayı amaçlamaktadır
Sayısal Zekâ ve Matematik Öğrenimi
Sayısal zekâ, niceliksel ilişkileri kavrama, mantıksal çıkarım yapma ve soyut problem çözme becerilerini kapsar. Güncel literatür, bu yeteneğin sabit olmadığını; öğrenme deneyimleri, öğretim tasarımı ve duygusal durumlar tarafından biçimlendirildiğini ortaya koymaktadır. Özellikle matematiksel görevlerin yüksek çalışma belleği talebi, öğrenme sürecini duygusal faktörlere karşı hassas hâle getirmektedir.
Duygusal ve Sosyal Faktörler: Matematik Kaygısı
Matematik kaygısı, matematikle ilişkili durumlarda ortaya çıkan yoğun stres ve kaçınma davranışlarıyla karakterizedir. Yüksek matematik kaygısı, çalışma belleği kapasitesini azaltarak matematik performansını düşürmektedir. Sınıf ortamında hata yapmanın cezalandırılması, soru sormanın sosyal risk olarak algılanması ve rekabetçi sınav kültürü, bu kaygının süreklilik kazanmasına katkı sağlamaktadır.

Nörobilimsel Bulgular
Nörogörüntüleme çalışmaları, matematik kaygısının beynin tehdit algısıyla ilişkili bölgelerinde (özellikle amigdala) artmış aktiviteyle; bilişsel kontrol ve akıl yürütmeden sorumlu prefrontal ve parietal korteks bölgelerinde ise azalmış etkinlikle ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu durum, matematik problemleriyle karşılaşan bireylerde kaçınma ve bilişsel donma tepkilerine yol açabilmektedir.
Öte yandan, beynin plastisite özelliği sayesinde uygun öğretim ve destek programlarıyla matematik kaygısının azalabildiği ve buna paralel olarak performansın artabildiği gösterilmiştir.
Uzun Vadeli Psikolojik Etkiler
Süregelen matematik başarısızlığı, bireylerde öğrenilmiş çaresizlik ve düşük akademik benlik algısı geliştirme riskini artırmaktadır. Bu durum, yalnızca matematikle sınırlı kalmayarak bireyin genel akademik özgüveni, mesleki yönelimi ve psikolojik iyilik hâli üzerinde kalıcı etkiler yaratabilmektedir. Özellikle STEM alanlarından kaçınma, uzun vadede toplumsal insan kaynağı açısından da önemli sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye Bağlamı ve Uluslararası Bulgular
OECD tarafından yürütülen PISA değerlendirmeleri, Türkiye’nin matematik performansının OECD ortalamasının altında olduğunu ancak gelişime açık bir aralıkta bulunduğunu göstermektedir. Yüksek performans gösteren ülkelerde matematik öğretiminin kaygıyı azaltan, kavramsal anlayışı önceleyen ve süreç odaklı değerlendirmelere dayandığı görülmektedir.
Eğitim Sistemi İçin Nörobilim Temelli Öneriler
1 Sınıf Düzeyi
• Düşük riskli değerlendirme uygulamaları
• Süreç ve akıl yürütme odaklı geri bildirim
• Çalışma belleğini destekleyen yapılandırılmış öğretim
2. Okul Düzeyi
• Erken yaşta matematik kaygısı taramaları
• Küçük grup ve bireysel destek programları
• Öğretmenlere matematik kaygısı ve nörobilim temelli öğretim eğitimi
3. Sistem Düzeyi
• Sonuç değil süreç odaklı ölçme-değerlendirme politikaları
• Müfredatta kavramsal derinliğe zaman tanıyan düzenlemeler
• Dezavantajlı bölgelerde hedefli kaynak dağıtımı
Tartışma
Bu derleme, matematik başarısızlığının bireysel kapasiteden ziyade, öğrenme ortamının duygusal ve nörobiyolojik özellikleriyle yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Türkiye eğitim sisteminde matematik öğretiminin, beynin öğrenme mekanizmalarıyla daha uyumlu hâle getirilmesi, yalnızca akademik başarıyı değil, öğrencilerin psikolojik iyilik hâlini de destekleyecektir.
Sonuç
Türkiye’de matematik başarısızlığı, çok boyutlu ve sistemik bir sorundur. Sayısal zekâ kadar duygusal düzenleme, sosyal öğrenme ve nörobilimsel süreçlerin de dikkate alındığı bir eğitim yaklaşımı, sürdürülebilir başarı için kritik öneme sahiptir.
Etik Beyan
Bu çalışma derleme niteliğinde olup etik kurul izni gerektirmemektedir.
Yazar Katkısı
Tüm bölümler yazar tarafından hazırlanmıştır.
Finansman
Bu çalışma için herhangi bir finansal destek alınmamıştır.
Çıkar Çatışması
Yazar çıkar çatışması olmadığını beyan eder.
Kaynakça (APA 7)
Ashcraft, M. H., & Kirk, E. P. (2001). The relationships among working memory, math anxiety, and performance. Journal of Experimental Psychology, 130(2), 224–237.
Bandura, A. (1997). Self-efficacy: The exercise of control. Freeman.
Ramirez, G., et al. (2013). Math anxiety, working memory, and math achievement. Psychological Science, 24(9), 1619–1628.
Supekar, K., et al. (2015). Remediation of childhood math anxiety and associated neural circuits. Journal of Neuroscience, 35(36), 12574–12583.
OECD. (2023). PISA 2022 Results.






































