19 Mart 2026, Perşembe
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
Görüş
  • Dünya
    • Tümü
    • ABD
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Kuzey Amerika
    • Latin Amerika
    • Orta Doğu
    Avrupa’da Yeni Bir Savaş Kaçınılmaz mı? l Martin Armstrong’un 2032 Uyarısı

    Avrupa’da Yeni Bir Savaş Kaçınılmaz mı? l Martin Armstrong’un 2032 Uyarısı

    nadir toprak elementleri

    Çin’in Nadir Maden Hamlesi: ABD Hegemonyasına Meydan Okuma

    ekonomik kriz

    Küresel Krizin Anatomisi: ABD Dış Politikası, Avrupa’nın Ekonomik Çöküşü ve Neo-Con’ların Savaş Çıkmazı

    siyasal siddet

    Siyasal Şiddetin Yeni Yüzü

    Küresel Savaşın Eşiğinde: ABD’nin Çin’e Karşı Savaş Hazırlıkları

    Küresel Savaşın Eşiğinde: ABD’nin Çin’e Karşı Savaş Hazırlıkları

    Dogal Gaz boru hatti Sibirya

    Primakov Üçgeni ve Nükleer Enerjinin Dönüştürücü Gücü

  • Ekonomi
    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    istanbul üniversitesi

    Neoliberalizm Üniversiteleri Ele Geçirdi: Öğrenciler Müşteri, Akademisyenler Taşeron

    Kredi karti bocrlanmasi

    Türkiye’de Kredi Kartlarının Krize Dönüşen Yükselişi

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

  • Politika
    Zekeriya Simsek

    İran Dünyanın Neresindedir?

    cisel aktimur

    Selahattin Demirtaş: Bir Siyasal İhtimalin Tutukluluğu

    Dr. Jan Campbell

    Iran – ABD Savası: Pandora’nın Kutusunda Ne Olduğunu Bilmiyorum

    sibel özbudun &temel demirer

    İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

  • Kültür & Sanat
    • Tümü
    • Edebiyat
    • Sinema
    jean Marie Jacoby, Burcu Ünlü

    Ötekiler Nasıl Yaşar? New York Müşterek Meskenlerinde Gözlemler

    temel demirer

    Sanat(çin)in Yükümlülüğü*

    hüsey aykol

    Ah be Hüseyin Aykol Hoca(’mız)(*)

    temel demirer

    “Zor Zanaat”tır Yazarlık

  • Opinion Internatıonal
    • Tümü
    • Culture
    • Economy
    • Philosophy
    • Politics
    • World
    Jean-Marie Jacoby

    Schleichender Faschisierungsprozeß in der EU oder Wer in der Demokratie schläft, wacht in der Diktatur auf

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    eni_louise_english

    Mathematics Underachievement in Turkey: A Neuroscience Review of Emotional, Cognitive, and Psychological Factors

    The Imaginary Mountains Behind Balkanization: How a Geographic Error Became a Loaded Term

    The Imaginary Mountains Behind Balkanization: How a Geographic Error Became a Loaded Term

  • Gorüş TV
    humboldt

    Liyakatsız Bir Devletin Eğitim Reformlarıyla Yeniden Yapılandırılması: Wilhelm von Humboldt (2. Bölüm)

    humboldt

    Humboldt Kardeşler, Akademik Özgürlük ve Eğitim İdeali (1. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (2. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (1. Bölüm)

  • Görüş Podcast
    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    AKIN öztürk

    Uluslararası Hukuk Ne Diyor, Türkiye Ne Yapıyor? Akın Öztürk Örneği

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

  • Diğer
    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    sibel özbudun &temel demirer

    İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    temel demirer

    Sanat(çin)in Yükümlülüğü*

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Görüş
  • Dünya
    • Tümü
    • ABD
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Kuzey Amerika
    • Latin Amerika
    • Orta Doğu
    Avrupa’da Yeni Bir Savaş Kaçınılmaz mı? l Martin Armstrong’un 2032 Uyarısı

    Avrupa’da Yeni Bir Savaş Kaçınılmaz mı? l Martin Armstrong’un 2032 Uyarısı

    nadir toprak elementleri

    Çin’in Nadir Maden Hamlesi: ABD Hegemonyasına Meydan Okuma

    ekonomik kriz

    Küresel Krizin Anatomisi: ABD Dış Politikası, Avrupa’nın Ekonomik Çöküşü ve Neo-Con’ların Savaş Çıkmazı

    siyasal siddet

    Siyasal Şiddetin Yeni Yüzü

    Küresel Savaşın Eşiğinde: ABD’nin Çin’e Karşı Savaş Hazırlıkları

    Küresel Savaşın Eşiğinde: ABD’nin Çin’e Karşı Savaş Hazırlıkları

    Dogal Gaz boru hatti Sibirya

    Primakov Üçgeni ve Nükleer Enerjinin Dönüştürücü Gücü

  • Ekonomi
    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    istanbul üniversitesi

    Neoliberalizm Üniversiteleri Ele Geçirdi: Öğrenciler Müşteri, Akademisyenler Taşeron

    Kredi karti bocrlanmasi

    Türkiye’de Kredi Kartlarının Krize Dönüşen Yükselişi

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

  • Politika
    Zekeriya Simsek

    İran Dünyanın Neresindedir?

    cisel aktimur

    Selahattin Demirtaş: Bir Siyasal İhtimalin Tutukluluğu

    Dr. Jan Campbell

    Iran – ABD Savası: Pandora’nın Kutusunda Ne Olduğunu Bilmiyorum

    sibel özbudun &temel demirer

    İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

  • Kültür & Sanat
    • Tümü
    • Edebiyat
    • Sinema
    jean Marie Jacoby, Burcu Ünlü

    Ötekiler Nasıl Yaşar? New York Müşterek Meskenlerinde Gözlemler

    temel demirer

    Sanat(çin)in Yükümlülüğü*

    hüsey aykol

    Ah be Hüseyin Aykol Hoca(’mız)(*)

    temel demirer

    “Zor Zanaat”tır Yazarlık

  • Opinion Internatıonal
    • Tümü
    • Culture
    • Economy
    • Philosophy
    • Politics
    • World
    Jean-Marie Jacoby

    Schleichender Faschisierungsprozeß in der EU oder Wer in der Demokratie schläft, wacht in der Diktatur auf

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    eni_louise_english

    Mathematics Underachievement in Turkey: A Neuroscience Review of Emotional, Cognitive, and Psychological Factors

    The Imaginary Mountains Behind Balkanization: How a Geographic Error Became a Loaded Term

    The Imaginary Mountains Behind Balkanization: How a Geographic Error Became a Loaded Term

  • Gorüş TV
    humboldt

    Liyakatsız Bir Devletin Eğitim Reformlarıyla Yeniden Yapılandırılması: Wilhelm von Humboldt (2. Bölüm)

    humboldt

    Humboldt Kardeşler, Akademik Özgürlük ve Eğitim İdeali (1. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (2. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (1. Bölüm)

  • Görüş Podcast
    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    AKIN öztürk

    Uluslararası Hukuk Ne Diyor, Türkiye Ne Yapıyor? Akın Öztürk Örneği

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

  • Diğer
    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    ÖHD Avukatları ve TUAD Üyeleri İçin Uluslararası Kurumlardan Ortak Açıklama

    sibel özbudun &temel demirer

    İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    The Penguin Illusion: The Majority, Power, and the Kurdish Question

    temel demirer

    Sanat(çin)in Yükümlülüğü*

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Görüş

Yangın ve… Bildiğimiz Devletin Sonu*

Doç. Dr. Sibel Özbudun
7 Ağustos 2021
Okuma süresi: 8 dakika
A A
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşPinterest'te PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsApp'ta PaylaşTelegram'da PaylaşE-Mail ile Paylaş
Orman YANGINLARI

“Yaşamak bu yangın yerinde

Her gün yeniden ölerek

Zalimin elinde tutsak

Cahile kurban olarak (…)

Yaşamak görevdir bu yangın yerinde

Yaşamak, insan kalarak”[1]

Marmaris ormanları yandı… Ben bu satırları yazarken Ege-Akdeniz kıyı şeridinin çeşitli bölgelerinde (Antalya, Aydın, Muğla, daha içlerde Isparta, Denizli…) patlak veren bir dizi yangın, ağaçları, evleri, orman hayvanlarını: tilkiyi, domuzu, tavşanı, kaplumbağayı, kuşları ve ağıllardaki koyunları, inekleri, tavukları kavurdu geçti.

Beklenmiyor değildi. Bölge kim bilir kaç yılın en sıcak yazını geçiriyordu: Küresel ısınmadan payına düşeni fazlasıyla almıştı. Termometreler 40’lı derecelerde; nem oranı yüzde onların altında; otlar, çalılar kupkuru… Bu da yetmiyormuş gibi saatte hızı 10-15 km.’yi bulan kupkuru bir rüzgâr! Sahne hazır, fail bekleniyordu: Sönmemiş bir izmarit, mercek görevi görecek bir cam parçası, çöp-anız yakmaya kalkışan bir aymaz, canı mangalda sucuk çeken bir piknikçi…

İlgili İçerikler

İran Dünyanın Neresindedir?

Selahattin Demirtaş: Bir Siyasal İhtimalin Tutukluluğu

Aslında bir yangın yerinde sorulması gereken son (ve çoğunlukla yanlış) sorudur bu: Yangını kim çıkardı? Evi, barkı serası yananların, hayvanları ölenlerin, müşterisi kaçan otel-restoran işletmecisinin, velhasıl bütün canı burnuna gelmişlerin sinirlerinin son telini attıracak, ortalığı kendinden menkul “vigilante”ler alayının sarmasına yol açacak tehlikeli bir manipülasyon. Genellikle sorunları çözecek yerde yüzlerine gözlerine bulaştıran iktidarların basiretsizliklerini örtbas etmek, öfkeyi başka yöne yöneltmek için başvurdukları… Yanıt ise, çoktan hazırdı; duymak için çıldıran, yıllardır damarlarına doz doz şovenizm zerk edilmiş, yalan yanlış haberleri durmadan sosyal medya gruplarında paylaşan, işsiz güçsüz gençler, ayaklarının altındaki zeminin her geçen gün kaydığını hisseden, çaresizliğini bilince tahvil edemeyen ezikler için: Kürtler… Afganlar… Suriyeliler… Kulaktan kulağa, ekrandan ekrana yayılan, paylaşılan görüntüler: Bilmem nerede poşili bir şef, eli silahlı adamlarına emirler yağdırıyor: “Faşist iktidar düşmanımızdır, her yeri yakacağız…” Kapağı şişme botlarla Yunanistan’a atmaya çalışan şaşkın kaçakların dehşet dolu yüzlerinin fotoğrafları “Ormana girerken yakalandılar!”

Ve Konya’da bir Kürt aileye saldırı, beş ölü! Çorum’da Urfalı mevsimlik işçilere bıçaklı saldırı! Marmaris’te, Manavgat’ta durumdan vazife çıkarmış, yol kesen, kimlik soran ne idüğü belirsiz siviller!

Dedim ya, yanlış soru. Sorunun şu olması gerek gerçekte: “Bu yangın nasıl söndürülür?”

Orman yangınına karşı en etkili aracın yangın söndürme uçakları olduğunu artık hep birlikte öğrendik. Bir anda tonlarca suyu boca ediyorlar alevlerin üzerine… Ama uçaklar yok ortada… En azından, yangınların yedinci, sekizinci gününde tek tük boy gösterene dek, uçak yoktu. İtfaiye ekipleri, belediye işçileri ve yangın bölgelerinde yaşayan halk, komşu ilçelerden, köylerden, kentlerden araçlara doluşarak yardıma koşanlar, söndürme çalışmalarına katılanlara koli koli yiyecek, içme suyu, ayran, buz kalıbı gönderen tesis işletmecileri, yangından kurtarabildikleri hayvanları tedavi etmeye çalışan gönüllüler, sırtlarında pet şişeler, ellerinde kazma kürekler, ateşin yayılmasını önlemeye çalışan köylüler, kamyonlara su deposu ve pompa yerleştirip araçlarını itfaiye aracına çeviren yaratıcı kamyon sürücüleri, sosyal medyadan görüntüleri yayınlayıp yardım için adeta yalvaran amatör haberciler, kentlerden maddi yardım, malzeme toplayıp ihtiyaç sahiplerine ileten inisiyatifler… Herkes, herkes oradaydı; ama uçaklar yoktu. Ha bir de devlet… Bir boy gösterip trafiği (tabii bu arada söndürme çalışmalarına katılanların ulaşımını da) kesmiş, işleri ne kadar iyi yönettiklerini anlatmış, bol keseden vaatlerde bulunmuş, sonra milletin tepesine çay fırlatıp gitmişlerdi… Belki de yangının (ya da selin, yıkılan evlerinin…) karşısına oturup bir çay demleyip TOKİ’nin bir gün kendilerine satacağı konutların kredilerini nasıl ödeyeceklerini düşünsünler diye…

Oysa uçaklar hangarda yatıyordu, çürümeye terk edilmiş. THK ile Tarım ve Ormancılık Bakanlığı arasındaki rant kavgasının kurbanı… Kim bilir, belki de “Eski Türkiye” ile ipleri koparmaya kararlı siyasal İslâmcı bir rejimin bilerek kulağının üzerine yatması… Ya da başka ülkelerden uçak kiralamanın ‘ballı’ getirileri… Bilemem. Ama olan şuydu: Köylüler, itfaiyeciler, zabıtalar, yöre halkı, gönüllü gençler canlarını dişlerine takmış, kazma küreklerle, kovalarla, pet şişelerle yangını söndürmeye çalışırken, yangın uçakları uçmadı.

O zaman sorulması gereken ikinci (doğru) soru şu: orman yangınlarını söndürmek, bunun için gerekli önlemleri almak, hazırlıklı olmak, devletin görevi mi, halkın görevi mi?

Kapitalizmin “sosyal devlet” evresinde, yani 1980’li yıllara dek bu sorunun yanıtı netti: Devlet yurttaşlarının sağlığını ve esenliğini korumak için önlemler almak zorundaydı: orman yangınlarını önleme/söndürme dâhil. Bu işte kâr, ihale, rant vb. aranmazdı -en azından teorik olarak. Çünkü nihayetinde “sosyal devlet” ya da Keynesyen kapitalizm işçi sınıfı mücadeleleriyle belli ölçülerde de olsa, “terbiye edilmiş” bir kapitalizmdi. Kapitalist devlet, şu ya da bu ölçüde sınıflar arasında dengeyi kollamak, yurttaşları kapitalist sömürünün aşırılıklarına karşı güvence altına almak zorundaydı. Bunun emekçilerin yüz yılı aşkın örgütlü mücadelelerinin ve kapitalist dünyanın yanı başındaki sosyalist alternatifin halklar açısından çekiciliğini engelleme kararlılığının bir sonucu olduğunu söylemeye gerek var mı?

Ama 1980’lerden sonra ne olduysa, kâr hırsı, kapitalist yağma dizginlerinden boşandı. Adına “neoliberalizm” dendi. Şirketlerin talan hırsının önündeki tüm engeller kaldırılırken, kamuya ait tüm varlık ve değerler özelleştirmeler aracılığıyla yağmaya açılırken, onlar tükendiğinde doğanın o güne dek her nasılsa saldırıdan masun kalmış köşe bucaklarını işletmeye açarak,[2] devlet tüm kurumlarıyla her bir biriminin öncelikle “vizyon/misyonu” “kâr, daha çok kâr” olan açgözlü bir girişimciye dönüştü. “Girişimci hastane”, “girişimci üniversite”, “girişimci PTT”, girişimci afet işleri… İhaleler, kayırmalar, yolsuzluklar, komisyonlar, rüşvet… Umur kapılarının önlerinde açıldığını gören sıradan yandaşların “voliyi vurabilmek” için birbirlerini çiğneyerek tepeye doğru yarışı…

“Uçaklar nerede?” diye sormuştuk… THK yönetiminin kurum kadrolarını eş-dostla doldurmaları… Doğan zararı, Tarım ve Ormancılık Bakanlığı’nın açtığı yangın söndürme uçakları ihalesine “nasıl olsa tek talip biziz” rahatlığıyla şişirilmiş fiyatlarla girerek karşılamaya çalışmaları… “Eski Türkiye”den kalan her kurumun köküne kibrit suyu dökme hevesindeki bakanlığın fırsatı ganimet bilip, ihale şartlarını THK’yı devre dışı bırakacak terimlerle yeniden düzenlemesi… Batık konuma gelen THK’nın başına atanan kayyumun işleri düzeltecek yerde deneyimli pilotları emekliye ayırması… Yani THK’nın ipinin iktidarca çekilmesi… Çürümeye terk edilen uçaklar… Başta Rusya, çeşitli ülkelerle saati bilmem kaç bin dolara yangın söndürme uçağı kiralama konusunda varılan “ballı” anlaşmalar… Neticede tutuşan ormanlar, kavrulan hayvanlar, soyu kuruyan arılar, evsiz, bağsız bahçesiz kalan garibanlar…

Ve daha ağaçlar cayır cayır yanarken Cumhurbaşkanı imzasıyla Resmi Gazete’de yayınlanan 7334 sayılı “Turizmi Teşvik Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”… Doğru tahmin ettiniz; “Kültür ve Turizm gelişme Bölgeleri dışında kalsa bile” orman arazilerinin “kamu yararı” kapsamına alınarak turizm yatırımcılarına açılabilmesini öngörüyor. Tabii, “yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan” edilmek kaydıyla…[3] “Araziyi arsaya dönüştüren” iş bilir cevvallik…

Ege-Akdeniz’deki son orman yangınları, bugüne dek göremeyenler için, bildikleri, alıştıkları “Devlet Baba”nın çoktan öldüğünü, gömüldüğünü bir kez daha açı biçimde gösteriyor. İnsanların felaketleri karşısında ellerini ovuşturan, ne kadar rant sağlayacağı, ne kadar kâr edeceğini hesaplayan bir bezirgan var artık halkın karşısında… Kadavralara dönüşen ağaçlar temizlendikten sonra nereye bir villa kompleksi, nereye beş yıldızlı otel, nereye “helal beach”, nereye Aquapark, nereye AVM kondurulacağı planları üzerinde harıl harıl çalışılıyor olmalı şimdi…

Aslına bakılırsa toplum da bunu el yordamıyla da olsa, sezinlemiş durumda… Kimilerinin ilk günden itibaren kendiliğinden yardım, söndürme, destek faaliyetlerinin örgütleyiciliğine koşarken, kimilerinin de “durumdan vazife çıkartıp” kendini kolluk yerine koyarak elde silah, yol kesip kimlik sormasından belli bu…

Doç. Dr. Sibel Özbudun

Akademisyen, antropolog, yazar, çevirmen, aktivist. 1956 yılında İstanbul’da doğdu. Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra Fransa’ya giderek, üç yıl süresince Fransa’da dil ve Paris VII ve Paris Üniversitelerinde sosyoloji öğrenimi gördü. Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü’ne girdi. Mezun oldu. Uzun süre yayıncılık (Havass ve Süreç Yayınları) ve çevirmenlik yapan Özbudun; 1993 yılında, Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde yüksek lisans eğitimi görmeye başladı. 1995 yılında aynı bölümde araştırma görevlisi oldu. Doktorasını da aynı üniversitede verdi. İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bilen Özbudun’un çok sayıda çeviri ve telif eseri bulunmaktadır. Telif eserlerinin çoğu Temel demirer ve diğer yazarlarla birlikte kaleme aldığı kolektif çalışmalardır.

N O T L A R

[*] Newroz, Ağustos 2021…

[1] Ataol Behramoğlu

[2] “Artık anlamalıyız ki; bizler hiçbir zaman doğaya egemen olmak gibi bir çaba içinde olmamalıyız; tersine etimiz, kanımız ve beynimizle ondan bir parça ve onun tam ortasında olduğumuzun bilinciyle davranmalıyız. İnsan olarak doğa üzerinde kurduğumuz egemenlik, onun yasalarını tanıma ve doğru olarak uygulayabilme üstünlüğüne sahip olabilmemizden öteye gitmemelidir. Hele varoluşumuzun ilk koşulu olan suyu ve toprağı bir alışveriş nesnesi yapmak, insanın kendisini bir alışveriş nesnesi yapmaya doğru atılmış bir adımdır. Su ve toprağın alınır, satılır bir mal hâline getirilerek bir azınlığın tekeline alınması ve geri kalanların dışlanması ahlâksızlıktan başka bir şey doğurmaz,” diyor Friedrich Engels, Doğa’nın Diyalektiği’nde…

[3] Murat Yetkin’den naklen, Cumhuriyet, 31 Temmuz 2021… https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ormanlar-yanarken-yururluge-giren-kanun-tartisma-cikardi-1856846

İlgili İçerikler

Dr. Jan Campbell
Avrupa

Iran – ABD Savası: Pandora’nın Kutusunda Ne Olduğunu Bilmiyorum

Dr. Jan Campbell

Bu makale, İran’ın dini lideri ve ülkenin en üst düzey yöneticisi Ali Hüseyin Hamaney’in ölümünün duyurulmasından çok önce, Cumartesi sabahı...

sibel özbudun &temel demirer
Genel

İki Yarım İsyan ve Beyhude Bir “Başkaldırı”(*)

Doç. Dr. Sibel Özbudun

 “Yaşayan direnir; direnmeyen ise parçalanmasına izin verir.” Post-modern karamsarlığın, post-Marksist vazgeçişin, liberal ortalamacılığın zirve yaptığı koordinatlarda isyana, başkaldırıya, devrimin güncelliğine...

Sibel_özbudun

Beşikçi Bizleri “Vasat”ın Dışına Çağırıyor…

kürt sorunu

Penguen Olma Yanılsaması: Çoğunluk, Güç ve Kürt Meselesi

hüsey aykol

Ah be Hüseyin Aykol Hoca(’mız)(*)

temel demirer

Kapitalizmin Yeniden Üretildiği Alan: Futbol

devlet ve millet / Hüseyin Demirtas

Haneye Tecavüz Düzeni: Dokuz Yılda Kök Salan Devlet Pratiği

temel demirer

Şeriat’a ve “Devletçi Laikliğe” Karşı Özgürlükçü Toplumsal Laiklik

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Makaleler

albay douglas macgregor
ABD

İran Savaşının En Kötü Aşaması Hâlâ Önümüzde Olabilir

Görüş Redaksiyon

Emekli ABD Albayı Douglas Macgregor’dan Stratejik Bir Uyarı Orta Doğu’da gerilim artmaya devam ederken, büyük bölgesel güçleri içine alabilecek daha...

yaşar kemal

Müziği Daha da Fazlası Yapan(lar)[*]

psikoloji ve psikyatri

Kadın Cinayetleri: Psikolojik ve Sosyolojik Temelleri ile Devletlerin Koruma Mekanizmalarının Yetersizliği – Türkiye Üzerine Bir Analiz

jean Marie Jacoby, Burcu Ünlü

Ötekiler Nasıl Yaşar? New York Müşterek Meskenlerinde Gözlemler

KATEGORİLER

  • Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Podcast
  • Gorüş TV
  • Diğer

SAYFALAR

  • Ansayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Görüş Hakkında
  • Görüş’te Yazmak | Become an Opinionmaker
  • Künye
  • Yayın ilkelerimiz
  • İletişim | info@gorus21.com

BİZİ TAKİP EDİN

gorus-stickyl-ogo-dark

HAKKIMIZDA

21. yüzyılın disiplinlerarası, uluslararası, farklı görüşlerin yer aldığı yayın organı

© 2025 Görüş Tüm Hakları Saklıdır.

Hoş Geldiniz!

Hesabınıza aşağıdan giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz? Kayıt Ol

Yeni Hesap Oluşturun!

Kayıt olmak için aşağıdaki formları doldurun

Tüm alanlar zorunludur. Giriş Yap

Retrieve your password

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yap
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Gorüş TV
  • Görüş Podcast
  • Diğer
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol

© 2024 Görüş Tüm Hakları Saklıdır.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz.