
Esra Açıkgöz
Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi | Amnesty International Türkiye Basın Koordinatörü | Press Coordinator
Aralarında International Bar Association’s Human Rights Institute, Uluslararası Af Örgütü, European Democratic Lawyers, Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi gibi uluslararası hukuk ve insan hakları örgütlerinin de bulunduğu 34 kurum, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi 10 avukatın ve Tutuklu Aileleri ile Dayanışma Derneği’nin (TUAD) 20 yöneticisi ve çalışanının suçlu bulunarak, 10 aydan 12 yıl altı aya kadar değişen hapis cezaları verilmesini kınayan bir ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, yaklaşık on yıllık bir dava sürecinin ardından verilen haksız hapis cezalarının, Türkiye’de hukuk mesleğinin ve insan haklarını savunmanın kriminalize edilmesine yönelik geniş çaplı sistematik uygulamaların kaygı verici son örneği olduğu belirtilerek, özetle şunlara yer verildi:
İnsan haklarına yönelik bir saldırı
Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınması, tutuklanması, yargılanması ve mahkûm edilmesi, onların savunmasını üstlendikleri kişilerin haklarını ihlal ediyor ve insan hakları davalarını üstlenmek ve yetki suistimallerine karşı çıkmak isteyen avukatlar üzerinde caydırıcı bir etki yaratarak, daha geniş anlamda insan haklarını olumsuz etkiliyor. İnsan hakları alanında çalışan, özellikle de yargının siyasallaştığı ve avukatlık mesleğinin devamlı saldırı altında olduğu bir ortamda Kürtlerin ve azınlıkların haklarını ilgilendiren davalara müdahil olan ÖHD üyelerinin hedef alınması bilhassa kaygı verici. Bu cezalar, Türkiye’de avukatları sindirmeye, bağımsız avukatlığı ortadan kaldırmaya ve insan hakları takibini bastırmaya yönelik daha kapsamlı bir strateji bağlamında değerlendirilmeli.
Avukatlık mesleğiyle ve insan haklarıyla ilgili uluslararası standartlara aykırılık
ÖHD avukatlarının bu davalarda yargılanması ve cezalandırılması, Türkiye’nin avukatlık mesleğini düzenleyen uluslararası insan hakları hukuku ve standartları kapsamındaki yükümlülüklerine aykırılık konusunda ciddi endişelere yol açıyor. BM Avukatların Rolüne Dair Temel İlkeler de dahil uluslararası standartlar, avukatların müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilmemesini ve mesleki faaliyetlerine uygun olarak gerçekleştirdikleri çalışmalardan ötürü yargılama veya yaptırımla karşılaşmamasını gerektiriyor (16. ve 18. İlkeler). Bu standartlar aynı zamanda avukatların ve onların meslek örgütlerinin, adaletin tesisi ve insan hakları gibi konulardaki kamusal tartışmalara misilleme kaygısı taşımadan katılma haklarını doğruluyor (23. İlke). Bu güvenceler, avukatların bağımsızlığını ve sindirme, müdahale veya haksız yaptırımlara maruz bırakılmamalarını güvence altına alan Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ile Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 2000(21) Sayılı Tavsiye Kararı’nda da yer alıyor. Meşru mesleki faaliyetlerin, ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarının kullanılması niteliğindeki çalışmaların açıkça kriminalize edilmesi, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanıldığı yönündeki bilgilerle birlikte göz önüne alındığında, bu dava aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6., 10. ve 11. maddeleri ile Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 14., 19. ve 22. maddeleri kapsamında da sorunlar doğuruyor
Çağrılar
İmzacı örgütler olarak:
- ÖHD’li avukatlar ve TUAD üyeleri hakkında, meşru mesleki ve insan hakları faaliyetleri nedeniyle verilen mahkûmiyet kararlarını ve cezaları kınıyoruz.
- Türkiye makamlarını, bu mahkûmiyetleri bozmaya, avukatları ve sivil toplum üyelerini yalnızca mesleklerini yerine getirdikleri ve ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarını kullandıkları için hedef alan tüm davaları sonlandırmaya davet ediyoruz.
- Türkiye makamlarını Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni imzalamaya, onaylamaya ve avukatların mesleklerini meşru ifası kapsamında gerçekleştirdikleri fiillerden ötürü ceza soruşturmalarına, yargılamalara veya yaptırımlara maruz bırakılmamalarının sağlanması da dahil olmak üzere iç hukuku ve uygulamayı sözleşmedeki güvencelere uygun hale getirmek üzere acil adımlar atmaya çağırıyoruz.
- BM, Avrupa Konseyi ve AB mekanizmaları da dahil uluslararası toplumu, bu davayı ve Türkiye’de avukatlara ve insan hakları savunucularına yönelik geniş kapsamlı baskı örüntüsünü yakından takip etmeye ve Türkiye makamlarıyla temasa geçerek, onlardan Türkiye’nin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uymalarını talep etmeye çağırıyoruz.”
Arka plan: Meşru mesleki ve insan hakları çalışmalarının kriminalize edilmesi
Dava, ÖHD avukatları ve TUAD üyeleri hakkında 2011-2014 arasında ayrı cezaevlerinde tutulan mahpusların birbirleriyle ve dışarısıyla iletişimini kolaylaştırdıkları gerekçesiyle 2016’da açılan bir soruşturmadan kaynaklanıyor. Yargılananların tümü, yalnızca meşru mesleki ve savunuculuk faaliyetleri nedeniyle “terör örgütüne üye olmak”, bazıları ise münferit olarak veya ilaveten “terör örgütü propagandası yapmak” ile suçlandı. Dava dosyası ve duruşma tutanağı kapsamında, savcılığın dayandığı delillerin tamamen meşru faaliyetlerden oluştuğu anlaşılıyor. Bunlara, ÖHD avukatları tarafından gerçekleştirilen cezaevi ziyaretleri ve dava izlemeleri, müvekkillerinin avukatlığını yapmaları, basın açıklamaları, meslektaşları ve müvekkilleriyle görüşmelerinin yanı sıra TUAD’ın cezaevi koşullarını belgeleme, hak ihlallerine ilişkin basın açıklamaları yapma ve 2012’deki açlık grevlerinde mahpusların sağlık durumunu takip etme çalışmaları da dahil. Bunların hiçbiri şiddete tahrik, cebir veya hukuka aykırı bir fiil içermiyor.
Adil yargılama hakkı ihlallerinin damga vurduğu bir dava
Yaklaşık on yıllık dava süreci boyunca mahkeme, sonradan Fethullahçı Terör Örgütü üyeliği nedeniyle ihraç edilen ve/veya yargılanarak ceza alan savcılar tarafından toplanan ve aynı durumdaki hakimlerce kabul edilen materyaller de dahil olmak üzere, savunmanın hukuka aykırı olarak elde edilen delilleri dosya dışı bırakma taleplerini defalarca reddetti. Savcılık, hukuka aykırı izleme ve dinleme faaliyetiyle elde edilen delilleri dayanak gösterdi. Telefon dinleme ve teknik takip emirlerinin süresi defalarca uzatıldı, bunlar bir yılı aşkın süre uygulandı ve TUAD ofislerine, bu tür tedbirlerin istisnai niteliği ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda belirlenen güvenceler, sınırlamalar ve koşullar dikkate alınmadan dinleme cihazları yerleştirildi. Avukatların yalnızca mesleki sorumlulukları kapsamında gerçekleştirdiği faaliyetler nedeniyle yargılandığı, iç hukuk uyarınca bu tür soruşturma ve kovuşturmaların Adalet Bakanlığı’nın önceden iznini gerektirdiği yönündeki savunmalar yeterli gerekçelendirme olmadan reddedildi. Tüm bu eksikliklere ve yargılama sürecinde raporlanan diğer ihlallere rağmen, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Ocak’ta ÖHD üyesi 10 avukatı ve TUAD üyesi 20 kişiyi suçlu bularak, 10 aydan 12 yıl altı aya kadar değişen hapis cezalarına mahkûm etti. Mahkumiyetler ağırlıklı olarak TCK’nın 314/2. maddesi uyarınca “terör örgütüne üye olmak” suçundan ve bazı kişiler hakkında ayrıca Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 7/2. maddesi uyarınca “terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından verildi. Bu maddeler Türkiye’de meşru mesleki faaliyetleri, ifade ve örgütlenme özgürlüğü haklarını kriminalize etmek için rutin olarak kötüye kullanılıyor.
İmzacılar (Alfabetik sıra ile):
Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü)
Barreau de Paris – Paris Bar Association
Behatokia – Basque Country Human Rights Observatory
Center for Research and Analysis for Democracy – CRED, Italy
Council of Bars and Law Societies of Europe (Conseil des Barreaux Européens, CCBE)
The Defense Commission of the Barcelona Bar Association
Défense Sans Frontière-Avocats Solidaires (DSF-AS)
Democratic Jurists Italy
Demokratische Jurist*innen Schweiz (Switzerland)
European Association of Lawyers for Democracy and World Human Rights (ELDH)
European Democratic Lawyers (AED)
Foundation Day of the Endangered Lawyer
Haldane Society of Socialist Lawyers, United Kingdom
Human Rights Association (İnsan Hakları Derneği)
International Association of Democratic Lawyers (IADL)
International Association of Russian Advocates
International Bar Association’s Human Rights Institute (IBAHRI)
International Federation for Human Rights (FIDH), in the framework of the Observatory for the Protection of Human Rights Defenders
International Observatory for Lawyers at Risk (OIAD)
The Law Society of England and Wales (LSEW)
Lawyers for Lawyers
Lawyers for the Rule of Law
Lawyers’ Rights Watch Canada (LRWC)
Legal Centre Lesvos, Greece
Legal Team Italia
MAF-DAD (Association for Democracy and International Law e.V)
National Union of Peoples’ Lawyers (NUPL)
New York City Bar Association
Progressive Lawyers’ Association (Çağdaş Hukukçular Derneği, ÇHD)
Republikanischer Anwältinnen- und Anwälteverein (RAV e.V., Germany)
Socialist Lawyers’ Association of Ireland
Turkey Human Rights Litigation Support Project (Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi)
Vereinigung Demokratischer Jurist:innen e.V. (VDJ)
World Organisation Against Torture (OMCT), in the framework of the Observatory for the Protection of Human Rights Defenders





































