
Modern çağın en ironik başarısı, bilgisizliği değil, bilgi fazlasını yönetememeyi başarmasıdır. Artık cehalet, bir yoksunluk değil; bir seçim biçimidir.
İnsan, eskiden bilmediğini bilmediği için cahildi. Şimdi ise yalnızca kendi alanını bildiği için öyle.
Profesyonelleşme, insanı uzman kıldı ama aynı zamanda körleştirdi. Bir doktor organı bilir ama bedeni bilmez; bir mühendis sistemi çözer ama doğayı unutur; bir akademisyen kavramları inceler ama hakikati kaçırır. Her biri kendi laboratuvarında, ofisinde, sunumunda birer uzman, fakat hayatın karmaşasında birer acemidir.Bu yeni çağın cehaleti; hatalardan değil, dar görüşlü doğrulardan doğar.
Bilginin parçalanması, anlamın çözülmesiyle sonuçlanır. “Ne yaptığını çok iyi bilmek” artık “ne için yaptığını hiç bilmemek” anlamına gelir.
Profesyonel cehalet, bir tür entelektüel otomasyondur: İnsan, bilgi üretir ama düşünmez; sonuç verir ama anlamaz; karar alır ama farkında değildir.
Bilgi artık bir meta, bilginin taşıyıcısı olan insan ise bir uzman işgücüdür. Sistem, düşünmeyi değil, doğru prosedürü uygulamayı ödüllendirir.
Bu yüzden profesyonel, bildiği kadar değerlidir; ama bilmediğinin farkında olduğu ölçüde insandır.
Profesyonel cehalet, aslında modern dünyanın en büyük konfor alanıdır. Çünkü bütün karmaşayı bir “iş tanımının” arkasına saklar. Sorumluluk, kurumlara; düşünme görevi, algoritmalara devredilmiştir. İnsana ise sadece “kendi cehaletini yönetmek” kalır. Bir zamanlar cehalet, karanlıktı; şimdi ise floresan ışıklar altında, klimalı ofislerde parlıyor.
Diplomalarla, sertifikalarla, PowerPoint’lerle süslenmiş bir ışıltılı bilinçsizlik.Bilgi artık bir elbise gibi giyiliyor: Uygun ortamda gösteriliyor, sonra askıya asılıyor. Profesyonel, cehaletini zarifçe taşır — tıpkı pahalı bir parfüm gibi: fazla yaklaşmadıkça fark edilmez.
Ve belki de çağımızın en büyük ironisi şudur: İnsan artık “bilmiyorum” demekten utanmaz; ama “anlamıyorum” demekten hâlâ korkar. Çünkü anlamak, profesyonellik dışı bir eylemdir biraz fazla insancıl, biraz fazla tehlikeli, biraz fazla özgür. Ve biraz fazla saygısızca .(sadece bir küçük reel paylaşımı) kadar tehlikeli VE cahilce.
Not: Aslında kısa makaleler yayımlayan bir yayın organı değiliz. Ancak Prof. Dr. Gonca Eni Louise hanımefendinin daha önce Medium.com’da yayımlanan bu kısa makalesi, çağımızın en ciddi sorunlarından biri olmasına rağmen üzerinde yeterince durulmayan uzman cehaletini son derece yalın ama sarsıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu nedenle kendisinden sosyal medya aracılığıyla bu değerli makalesini Görüş’te de yayımlamak istediğimizi rica ettik. Değerli hanımefendi de bizi kırmadı ve yayımlayabileceğimizi belirtti. Buradan kendisine teşekkürlerimizi iletiyoruz.
Bu “uzman cehaleti” kavramının Almanca’da da bir karşılığı vardır: Fachidiot. Türkçede ise “uzman cehaleti” ya da “teknik bilgili ama entelektüel olarak sınırlı kişi” olarak ifade edilebilir. Bu kavram, modern toplumlarda bilginin derinleşirken daralmasını ve uzmanlaşmanın düşünsel ufku nasıl sınırlayabildiğini eleştirel biçimde tartışmaya açar.







































