17 Ocak 2026, Cumartesi
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
Görüş
  • Dünya
    • Tümü
    • ABD
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Kuzey Amerika
    • Latin Amerika
    • Orta Doğu
    nadir toprak elementleri

    Çin’in Nadir Maden Hamlesi: ABD Hegemonyasına Meydan Okuma

    ekonomik kriz

    Küresel Krizin Anatomisi: ABD Dış Politikası, Avrupa’nın Ekonomik Çöküşü ve Neo-Con’ların Savaş Çıkmazı

    siyasal siddet

    Siyasal Şiddetin Yeni Yüzü

    Küresel Savaşın Eşiğinde: ABD’nin Çin’e Karşı Savaş Hazırlıkları

    Küresel Savaşın Eşiğinde: ABD’nin Çin’e Karşı Savaş Hazırlıkları

    Dogal Gaz boru hatti Sibirya

    Primakov Üçgeni ve Nükleer Enerjinin Dönüştürücü Gücü

    askeri Tören_CIN

    Barışta Sivil, Savaşta Asker: Çin’in Çınlayan Gülleri

  • Ekonomi
    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    istanbul üniversitesi

    Neoliberalizm Üniversiteleri Ele Geçirdi: Öğrenciler Müşteri, Akademisyenler Taşeron

    Kredi karti bocrlanmasi

    Türkiye’de Kredi Kartlarının Krize Dönüşen Yükselişi

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

  • Politika
    temel demirer

    Kapitalizmin Yeniden Üretildiği Alan: Futbol

    devlet ve millet / Hüseyin Demirtas

    Haneye Tecavüz Düzeni: Dokuz Yılda Kök Salan Devlet Pratiği

    temel demirer

    Şeriat’a ve “Devletçi Laikliğe” Karşı Özgürlükçü Toplumsal Laiklik

    sibel özbudun

    Nafile” Çabalar Ya Da İp(lerin)e Un Sermek(*)

  • Kültür & Sanat
    • Tümü
    • Edebiyat
    • Sinema
    temel demirer

    “Zor Zanaat”tır Yazarlık

    Anthony Quinn - zorba

    Bir Aktör, Bir Heykeltraş ve Bir Ressam Olarak Anthony Quinn

    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    temel demirer

    Üsküdar’dan Öte”nin Şairleri(*)

  • Opinion Internatıonal
    • Tümü
    • Culture
    • Economy
    • Philosophy
    • Politics
    • World
    the cyrpto crash

    The 2025 Crypto Crash: US Tariffs Trigger a $1 Trillion Meltdown

    Burnout and gigeconomy

    Burnout and the Entrepreneurial Self: Unmasking the Lie of ‘Maximum Autonomy’

    The Shocking Truth: How a 77% Infrastructure Cut Plunged Argentina Back Into Crisis

    The Shocking Truth: How a 77% Infrastructure Cut Plunged Argentina Back Into Crisis

    finande, debt and war

    The Zero-Sum Logic of War: How National Debt Becomes a Casus Belli

  • Gorüş TV
    humboldt

    Liyakatsız Bir Devletin Eğitim Reformlarıyla Yeniden Yapılandırılması: Wilhelm von Humboldt (2. Bölüm)

    humboldt

    Humboldt Kardeşler, Akademik Özgürlük ve Eğitim İdeali (1. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (2. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (1. Bölüm)

  • Görüş Podcast
    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    AKIN öztürk

    Uluslararası Hukuk Ne Diyor, Türkiye Ne Yapıyor? Akın Öztürk Örneği

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

  • Diğer
    Çin’in Zafer Günü: Yeni Bir Güç Ekseninin İlanı

    Çin’in Zafer Günü: Yeni Bir Güç Ekseninin İlanı

    think tanks

    Düşünce Kuruluşları (Think Tanks): Tarihsel Gelişim, İşlevleri, Eleştiriler ve Gelecek Perspektifleri

    Nebiye - Hilal San

    Sahte Hayaller, Sahte Hayatlar

    aydinlanma

    Anti-Aydınlanma Çağı: Neoliberalizmin Gölgesinde Üniversite ve Toplum (1. Bölüm)

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Görüş
  • Dünya
    • Tümü
    • ABD
    • Afrika
    • Asya
    • Avrupa
    • Kuzey Amerika
    • Latin Amerika
    • Orta Doğu
    nadir toprak elementleri

    Çin’in Nadir Maden Hamlesi: ABD Hegemonyasına Meydan Okuma

    ekonomik kriz

    Küresel Krizin Anatomisi: ABD Dış Politikası, Avrupa’nın Ekonomik Çöküşü ve Neo-Con’ların Savaş Çıkmazı

    siyasal siddet

    Siyasal Şiddetin Yeni Yüzü

    Küresel Savaşın Eşiğinde: ABD’nin Çin’e Karşı Savaş Hazırlıkları

    Küresel Savaşın Eşiğinde: ABD’nin Çin’e Karşı Savaş Hazırlıkları

    Dogal Gaz boru hatti Sibirya

    Primakov Üçgeni ve Nükleer Enerjinin Dönüştürücü Gücü

    askeri Tören_CIN

    Barışta Sivil, Savaşta Asker: Çin’in Çınlayan Gülleri

  • Ekonomi
    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    Bir Gecede 1 Trilyon Dolar Buhar Oldu: Algoritmaların Gazabı

    istanbul üniversitesi

    Neoliberalizm Üniversiteleri Ele Geçirdi: Öğrenciler Müşteri, Akademisyenler Taşeron

    Kredi karti bocrlanmasi

    Türkiye’de Kredi Kartlarının Krize Dönüşen Yükselişi

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

    Paranın İktidarı: Wall Street’in Altında Ezilen Emek

  • Politika
    temel demirer

    Kapitalizmin Yeniden Üretildiği Alan: Futbol

    devlet ve millet / Hüseyin Demirtas

    Haneye Tecavüz Düzeni: Dokuz Yılda Kök Salan Devlet Pratiği

    temel demirer

    Şeriat’a ve “Devletçi Laikliğe” Karşı Özgürlükçü Toplumsal Laiklik

    sibel özbudun

    Nafile” Çabalar Ya Da İp(lerin)e Un Sermek(*)

  • Kültür & Sanat
    • Tümü
    • Edebiyat
    • Sinema
    temel demirer

    “Zor Zanaat”tır Yazarlık

    Anthony Quinn - zorba

    Bir Aktör, Bir Heykeltraş ve Bir Ressam Olarak Anthony Quinn

    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    temel demirer

    Üsküdar’dan Öte”nin Şairleri(*)

  • Opinion Internatıonal
    • Tümü
    • Culture
    • Economy
    • Philosophy
    • Politics
    • World
    the cyrpto crash

    The 2025 Crypto Crash: US Tariffs Trigger a $1 Trillion Meltdown

    Burnout and gigeconomy

    Burnout and the Entrepreneurial Self: Unmasking the Lie of ‘Maximum Autonomy’

    The Shocking Truth: How a 77% Infrastructure Cut Plunged Argentina Back Into Crisis

    The Shocking Truth: How a 77% Infrastructure Cut Plunged Argentina Back Into Crisis

    finande, debt and war

    The Zero-Sum Logic of War: How National Debt Becomes a Casus Belli

  • Gorüş TV
    humboldt

    Liyakatsız Bir Devletin Eğitim Reformlarıyla Yeniden Yapılandırılması: Wilhelm von Humboldt (2. Bölüm)

    humboldt

    Humboldt Kardeşler, Akademik Özgürlük ve Eğitim İdeali (1. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (2. Bölüm)

    Hüseyin Demirtaş

    Bir Askerin Gözüyle Rusya – Ukrayna Savaşı (1. Bölüm)

  • Görüş Podcast
    Cingeneler ve romanlar

    Görünmeyen Tarih: Çingenelerin Sürgün, Kölelik ve Kültürel Direniş Hikâyesi

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    Ortadoğu’da Yeni Dönem: İran – İsrail Savaşı

    AKIN öztürk

    Uluslararası Hukuk Ne Diyor, Türkiye Ne Yapıyor? Akın Öztürk Örneği

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

    Kura Çözüldü: Kenan Karabağ’ın Sözlü Tarihle Örülen Romanları

  • Diğer
    Çin’in Zafer Günü: Yeni Bir Güç Ekseninin İlanı

    Çin’in Zafer Günü: Yeni Bir Güç Ekseninin İlanı

    think tanks

    Düşünce Kuruluşları (Think Tanks): Tarihsel Gelişim, İşlevleri, Eleştiriler ve Gelecek Perspektifleri

    Nebiye - Hilal San

    Sahte Hayaller, Sahte Hayatlar

    aydinlanma

    Anti-Aydınlanma Çağı: Neoliberalizmin Gölgesinde Üniversite ve Toplum (1. Bölüm)

No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Görüş

Avrupa Birligi Otoriterleşiyor mu? Fikir Suç Oldu, Yaptırım Normalleşti

Turan Altuner
11 Ocak 2026
Okuma süresi: 8 dakika
A A
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşPinterest'te PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsApp'ta PaylaşTelegram'da PaylaşE-Mail ile Paylaş
Turan Altuner

Bir dönem Türkiye’de kendilerine “liberal” diyen bazı aydınlar, AKP iktidarının faşizan politikalarını açıkça dile getirmekten bilinçli olarak kaçınıyorlardı. Bunun yerine —nedenlerini tahmin etmek zor değil— gerçeği söylemektense konuyu ustalıkla yumuşatmayı tercih ediyor, “AKP otoriterleşiyor mu?” gibi masum görünümlü sorularla meseleyi geçiştiriyorlardı.

Bu tutum, kısa sürede sözde liberallerin Şark kurnazı bir kaçış söylemine dönüştü ve toplum tarafından da haklı olarak alaya alındı. Çünkü ortada tartışılacak bir “ihtimal” değil, yaşanan bir gerçek vardı.

İlgili İçerikler

CIA ve Küresel Eroin Ticaretinin Doğuşu (Bölüm 1: Avrupa)

Savaş Kışkırtıcılarının Büyük Bölümü, Ruhsal Olarak Körelmiş İnsanlar

Bir zamanlar Türkiye’de sıkça kullanılan bu kaçamak dilin, bugün ironik bir biçimde Avrupa Birliği’nin giderek sertleşen ve baskıcı politikalarını tanımlamak için yeniden dolaşıma girdiğini görüyoruz. Görünen o ki, dün Ankara için üretilen bu söylem bugün haklı olarak Brüksel’e uyarlanıyor.

Konumuza dönersek: Avrupa Birliği bir zamanlar hukukun üstünlüğüyle övünüyordu. Bugün ise gazeteciler, akademisyenler ve analistler mahkeme kararı olmadan cezalandırılıyor. Emekli Albay Jacques Baud’un başına gelenler, Avrupa’da düşüncenin artık güvence altında olmadığını açıkça gösteriyor.

Avrupa’da Hukukun Üstünlüğü Çöküyor

Avrupa Birliği yıllardır dünyaya ders veriyor: Demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti. Ancak gelinen noktada bu söylem, içi boş bir slogana dönüşmüş durumda. Çünkü Avrupa artık fikirleri tartışmıyor; fikir sahiplerini cezalandırıyor.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri emekli İsviçreli Albay Jacques Baud. NATO ve Birleşmiş Milletler bünyesinde uzun yıllar görev yapmış, askerî analiz alanında saygın bir isim. Ancak Ukrayna savaşı konusunda NATO’nun resmî anlatısına birebir uymayan değerlendirmeler yaptığı için Avrupa Birliği tarafından yaptırım listesine alındı. Sonuç mu? Banka hesapları donduruldu, seyahat hakkı elinden alındı, temel hizmetlere erişimi kısıtlandı.

Bu bir mahkeme kararı değil. Bir savunma yok, bir yargılama yok, bir delil yok. Sadece siyasi bir karar var.

Suç Tanımsız, Ceza Gerçek

Baud’un neyle suçlandığını soranlara verilen yanıt muğlak: “Dezenformasyon”, “Rus propagandası”, “yanlış anlatı”. Ancak Avrupa Komisyonu’nun kendisi bile bu kavramların hukuki bir tanımını yapamıyor. Yani ortada tanımı olmayan bir suç ve buna rağmen uygulanan ağır yaptırımlar var.

Bu, modern hukukun açık inkârıdır. Hukuk devletinin temel ilkesi şudur: Suç tanımlı olur, yargılama açık olur, ceza orantılı olur. Avrupa Birliği ise bu ilkeleri bir kenara itmiş durumda.

Mahkeme Yok, Savunma Yok

Baud yalnız değil. Gazeteciler, akademisyenler ve araştırmacılardan oluşan onlarca isim benzer şekilde yaptırım listesine alındı. Dikkat çekici olan şu: Bu kişiler ulusal mahkemelerde yargılanmıyor. Çünkü ulusal hukukta savunma hakkı var, hâkim var, itiraz yolu var.

Avrupa Birliği düzeyinde ise kapalı kapılar ardında karar alan komisyonlar var. Kim karar verdi, hangi gerekçeyle verdi, hangi delile dayandı—hiçbiri bilinmiyor. Avrupa Komisyonu aynı anda savcı, hâkim ve infaz makamı gibi davranıyor.

Bu durum bazı hukukçular tarafından açıkça “sivil ölüm” olarak tanımlanıyor. Kişi fiilen yaşıyor ama hukuken yok sayılıyor.

Korku İklimi: Sıradaki Kim?

Bu uygulamalar yalnızca yaptırıma uğrayanları değil, herkesi susturuyor. Üniversitelerde genç akademisyenler susuyor, gazeteciler konularını seçerken iki kez düşünüyor, siyasetçiler imza atmaktan kaçınıyor.

Tarafsız Tutumu Yüzünden Jacques Baud AB’nin Hukuka Aykırı Yaptırımlarıyla Karşı Karşıya

Avrupa Parlamentosu’nda bile bu yaptırımlara karşı çıkmaya çekinenler var. Çünkü herkes aynı soruyu soruyor: “Sıradaki ben olur muyum?”

Bu korku iklimi, demokratik toplumun temelini dinamitleyen bir gelişmedir. Fikirlerin çürütülmediği, sadece yasaklandığı bir yerde demokrasi olmaz.

İfade Özgürlüğü Sadece “Doğru Fikirler” İçin mi?

Asıl soru şu: İfade özgürlüğü yalnızca resmî görüşle uyumlu fikirler için mi geçerli? Eğer öyleyse, bu özgürlük değil, sadakat testidir.

Baud’un Ukrayna savaşıyla ilgili görüşleri tartışılabilir. Katılabilirsiniz ya da karşı çıkabilirsiniz. Ama bu görüşler nedeniyle bir insanın temel haklarından mahrum bırakılması, Avrupa’nın kendi iddialarını inkâr etmesi demektir.

Bugün “Rusya yanlısı” olarak etikenlendirilip susturulanlar var. Yarın başka bir etiketelemeye sıranın gelmeyeceğinin garantisi yok.

Batı’nın Çifte Standardı

Avrupa’daki bu hukuksuzluk, Batı’nın uluslararası alandaki çifte standartlarıyla da birebir örtüşüyor. Hukuk yalnızca işine geldiğinde hatırlanıyor. Gelmediğinde ise sözde “Avrupa’nın daha yüksek değerleri” devreye sokuluyor.

Kosova, Irak, Libya, Gazze… Hukukun askıya alınması artık istisna değil, alışkanlık. Bugün bu ikiyüzlü alışkanlık Avrupa’nın kendi içine taşınmış durumda.

Bu nedenle Batı’nın insan hakları söylemi dünyanın geri kalanında artık ikna edici değil. Çünkü ders verenlerin kendi evinde hukuk çalışmıyor.

Bu Yolun Sonu Nereye Çıkar?

Jacques Baud vakası, bir kişinin hikâyesi değil. Bu vaka, Avrupa Birliği’nin nasıl bir yola girdiğinin göstergesi.

Hukukun yerine yaptırımlar, mahkemelerin yerine komisyonlar, tartışmanın yerine etiketleme ve cadı avı geçerse, geriye ne kalır? Güçlü olanın haklı olduğu bir düzen.

Avrupa’nın tarihsel iddiası tam da bunun tersiydi. Hukuku güçlünün elinden alıp herkes için geçerli kılmak.

Son Söz: Susturarak Haklı Olunmaz!

Avrupa bugün bir yol ayrımında. Ya gerçekten savunduğunu iddia ettiği değerlere dönecek ya da onları yalnızca başkalarını eleştirmek ve sindirmek için kullanan bir güce dönüşecek.

Yanlış olduğu düşünülen fikirlerle mücadele etmenin yolu yasaklamak değil, tartışmaktır. Susturmak haklılık getirmez. Yaptırım gerçeği değiştirmez!

Jacques Baud’a yapılanlar, Avrupa’da hukukun üstünlüğünün alarm verdiğini gösteriyor. Bu alarm duyulmazsa, yarın konuşacak kimse kalmayabilir.

Almanca’da tarihsel ve siyasal hafızanın yoğun bir biçimde kristalleştiği güçlü bir kavram vardır: “Wehret den Anfängen.” Türkçeye “başlangıçta karşı koymak” ya da “daha en başından direnmek” şeklinde çevrilebilecek bu ifade, Alman faşizminin yol açtığı büyük yıkımdan çıkarılmış kolektif bir dersin özlü ifadesidir. Bu kavram, faşizmin ani bir kopuşla değil; adım adım, çoğu zaman meşru görünen düzenlemeler ve sessiz kabuller üzerinden inşa edildiğine işaret eder.

Tarihsel deneyim açıkça göstermektedir ki faşizan, yasakçı ve baskıcı politikalarla zamanında ve kararlı bir biçimde hesaplaşılmadığında, demokratik kurumlar hızla aşınmakta ve temel haklar geri dönüşü zor biçimde ortadan kalkmaktadır. Otoriterleşme, çoğu zaman güvenlik, düzen ya da istikrar söylemleri eşliğinde normalleştirilir; toplumun itiraz refleksi zayıfladıkça siyasal alan ve özgürlükler daralır.

Günümüz Avrupa’sında bu tarihsel uyarıyı yeniden ciddiyetle ele almayı gerektiren gelişmeler yaşanmaktadır. Aşırı sağ söylemlerin kamusal alanda giderek daha görünür hâle gelmesi, dışlayıcı ve otoriter politikaların meşrulaştırılması, geçmişte yaşananların yalnızca tarihsel birer anı olmadığını düşündürmektedir. Faşizmin ayak sesleri çoğu zaman yüksek sloganlarla değil, sessiz kabullerle duyulur.

Bu nedenle “Wehret den Anfängen” yalnızca geçmişe ait bir hatırlatma değil, bugün için geçerli bir siyasal ve ahlaki sorumluluktur. Avrupa’yı yakıp yıkan faşist deneyimin bir daha asla tekrarlanmaması için, demokratik değerlerin en küçük aşınmasına bile karşı uyanık olmak zorunludur. Bu tarihsel bilinç, Alman faşizminin ardından yükselen şu evrensel uyarıda ifadesini bulur:

„Nie wieder Faschismus – Nie wieder Krieg!“

Turan Altuner
Turan Altuner

Turan Altuner, uluslararası ağırlıklı iktisat, uluslararası işletme yönetimi, kültürlerarası iletişim, kültür antropolojisi ve endüstri işletmeciliği okudu. İşletmeci, danışman ve kültürlerarası iletişim koçu olarak çalıştı. İlgi alanları ekonomi, uluslararası ilişkiler ve kültürlerarası iletişimdir.

İlgili İçerikler

avrupa birligi - ABD iliskileri
ABD

ABD–Avrupa İlişkileri: Felakete Sürükleyen Bir Dostluk

Görüş Redaksiyon

European Democracy Lab’ın düzenlediği programda Ulrike Guérot ve Hauke Ritz, Werner Rügemer’in Verhängnisvolle Freundschaft (Felaket Getiren Dostluk) adlı kitabını mercek...

IRKCILIK
ABD

Neoliberalizmin Yıktığı Düzende Faşizmin ve Öjenik İdeolojinin Yükselişi

Görüş Redaksiyon

Öjenik: Yüzyılın Kabusu Geri Döndü Bugün dünya yalnızca finansal krizler ve jeopolitik çatışmalarla sarsılmıyor; aynı zamanda geçmişin en karanlık hayaletlerinden...

Finlandiya

Finlandiya: Neo-Conların Rusya ve Amerika’yı Çatışmaya Sürükleme Planı

Turan Altuner

Toplumsal Piyasa Ekonomisi: Düşünürleri, İlkeleri ve Pratik Uygulamaları

Zekeriya Simsek

Dünyanın Denetimli Serbestlik Hâlleri: Uluslararası Kuruluşlar Ne İşe Yarar?

Almanya_Enerji

Yaptırımların Gölgesinde Almanya’nın Enerji Açmazı

Transnasyonal Barış ve Gelecek Araştırmaları Vakfı: “Titanik Militarizmi”

Transnasyonal Barış ve Gelecek Araştırmaları Vakfı: “Titanik Militarizmi”

Zekeriya Simsek

Ukrayna Neden Önemli?

Son Makaleler

bilgi ve cehalet
Görüş

Kavramsal — Bilginin Dar Koridoru

Görüş Redaksiyon

Modern çağın en ironik başarısı, bilgisizliği değil, bilgi fazlasını yönetememeyi başarmasıdır. Artık cehalet, bir yoksunluk değil; bir seçim biçimidir.İnsan, eskiden bilmediğini bilmediği için...

Teknik Güncelleme

Teknik Güncelleme

Turan Altuner

Avrupa Birligi Otoriterleşiyor mu? Fikir Suç Oldu, Yaptırım Normalleşti

Zekeriya Simsek

Futbol Afrika’da da Sadece Futbol Değildir

KATEGORİLER

  • Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Podcast
  • Gorüş TV
  • Diğer

SAYFALAR

  • Ansayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Görüş Hakkında
  • Görüş’te Yazmak | Become an Opinionmaker
  • Künye
  • Yayın ilkelerimiz
  • İletişim | info@gorus21.com

BİZİ TAKİP EDİN

gorus-stickyl-ogo-dark

HAKKIMIZDA

21. yüzyılın disiplinlerarası, uluslararası, farklı görüşlerin yer aldığı yayın organı

© 2025 Görüş Tüm Hakları Saklıdır.

Hoş Geldiniz!

Hesabınıza aşağıdan giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz? Kayıt Ol

Yeni Hesap Oluşturun!

Kayıt olmak için aşağıdaki formları doldurun

Tüm alanlar zorunludur. Giriş Yap

Retrieve your password

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yap
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Politika
  • Kültür & Sanat
  • Opinion Internatıonal
  • Gorüş TV
  • Görüş Podcast
  • Diğer
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol

© 2024 Görüş Tüm Hakları Saklıdır.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz.