Sunulan rapor, sorunun bankalar, sigortacılar ve emeklilik planları için “kredi ve piyasa riskleri” oluşturduğuna dikkat çekiyor.

ALEXANDER C. KAUFMAN

Bu haber ilk olarak HuffPost tarafından yayınlandı ve burada İklim Masası işbirliğinin bir parçası olarak tekrar yayınlıyoruz.

İklim değişikliği ABD finansal sistemine birçok cephede zarar verebilir ve düzenleyiciler ihmal ettikleri bu tehdide karşı arayı kapatmaya çabalarken, ülkenin ısınma ve elektrik için doğal gaza artan bağımlılığı özellikle dikkatle incelenmeyi gerektiriyor.

Bu, Büyük Durgunluk’tan sonra, gelecekteki ekonomik felaketlere karşı korunmak için kurulan federal bir kurum olan Finansal İstikrar Gözetim Konseyi’nin önemli bir raporunun sonuç bölümünde yer alıyor. Konsey, 2010’daki Dodd-Frank mali reformlarının bir parçası olarak kurulduğundan bu yana ilk kez iklim değişikliğini ABD ekonomisi için “yükselen bir tehdit” olarak kabul etti.

Bir basın açıklamasında, adının kayıtlara geçmesini istemeyen bir üst düzey yetkili, “Geciktik mi? Elbette geç kaldık,” dedi. “Bu, ABD finansal düzenleyici sistemi için başlama vuruşunun yapılmasıdır.”

Bir üst düzey yetkili, “Geciktik mi? Elbette geç kaldık” diyor.

Değerlendirme, İngiliz düzenleyicilerin şirketlere gezegeni ısıtan kirliliği hızla sıfırlamak için stratejilerini açıklama çağrısı yapmasından ve Avrupa Birliği’ndeki muadillerinin bankaların iklimle ilgili şoklara dayanma kabiliyetini test etme planlarını taslak haline getirmelerinden birkaç gün sonra yapıldı. Biden yönetiminin, ülkenin emisyonlarının kabaca üçte birini azaltma planının Kongre’de kabul görmemesi ve politika yapıcıların alternatifler için mücadele etmesine neden olması, ABD’nin krizle yüzleşirken karşılaştığı siyasi zorlukları vurguluyor.

Finansal İstikrar Gözetim Konseyi’nde (FSOC) 10 yıldır çalışan bir personel, “Bu, diğerlerine yetişmek ve kendimizi, olmak istediğimiz yere, uluslararası liderlik konumuna getirmek için attığımız adım” dedi. “Ve bunu yapmanın tek yolu bu.”

Isınma kaynaklı felaketlerin sayısız yolu veya onları önlemeye yönelik beceriksiz girişimlerin ABD ekonomisini alt üst edebileceği, 133 sayfalık raporda sert ve ciddi bir dille gözler önüne seriliyor.

İklim değişikliğinin fiziksel yaralarından finansal bulaşma yayılabilir. Şiddetli hava koşulları ve sel, ülkenin bölgelerini sigortalamak için çok maliyetli hale getirebilir ve tüm toplulukları – haneleri, işletmeleri ve hükümetleri – belirsiz seçeneklerle ekonomik ve finansal güvencesizliğe mahkum edebilir. Raporda, artan fiziksel zararların, gelir sağlayan mülklerin getirisini yok edebileceği ya da teminat olarak kullanılan varlıkların değerini yerle bir edeceğini ve “bankalar, sigortacılar, emeklilik planları ve diğerleri için kredi ve piyasa riskleri oluşturabileceği” belirtiliyor.

Başka bir tehdit de, iklim değişikliği çözümünün kendisinden gelebilir. Fosil yakıtların yakılmasından ve sığır çiftlikleri için ormanların kesilmesinden kaynaklanan kirliliğin arttığı her ay, felaket sıcaklık artışını önlemek için gereken değişim hızı tırmanıyor. Ülkeler farklı yollar izler ve koordine olmayı başaramazlarsa, “karışıklığa neden olabilir veya büyük verimsizlikler yaratabilir, dolayısıyla muhtemelen finansal sistemi zorlayabilir”.

Hızlı değişimler, daha önce değerli olan yatırımları neredeyse değersiz hale getirebilir. “Gecikmeler ve yıllarca süren vurdumduymazlık, nihayetinde daha büyük, daha ezber bozan kanuni düzenlemeler gerektiriyor… ki bu da muhtemelen ekonomik faaliyet ve varlık değerleri üzerinde daha dramatik etkilere sahip olacaktır.”

Rapora göre, ABD’deki tesislerin %65’inin son on yılda kapanmasıyla birlikte, kömürün hali hazırda geri döndürülemez bir düşüş içinde olduğu görülüyor. Ancak 2019’da ABD’nin yapım aşamasında olan yaklaşık 200 gaz yakıtlı tesisi vardı. Doğal gaz, kömürden daha az karbon üretse de, yirmi yıllık bir süre içinde CO2’den 86 kat daha güçlü bir ısı tutucu olan metan da dahil olmak üzere, iklimi değiştiren tonlarca kirlilik yayıyor.

Bu, ABD finansal düzenleyici sistemi için başlama vuruşunun yapılmasıdır.”

Raporda, 2050 yılına kadar ABD’nin net sıfır emisyon hedefine ulaşmasının “doğal gaz kullanımında önemli azaltmalar gerektireceği” uyarısında bulunularak, gaz varlıklarının değerinin kömürden daha kaotik bir şekilde düşebileceğini öne sürülüyor.

Raporda, “Bu sektörlerde atıl durumdaki varlıkların potansiyelinin kapsamlı bir değerlendirmesi, finansal kurumlar için risk yönetimi süreçlerinde bir öncelik ve düzenleyici bir senaryo analizinin bir bileşeni olmalıdır” deniliyor. Üst düzey yetkili daha fazla yorum yapmaktan kaçındı.

Tüketici gözlemcisi Public Citizen’de iklim programının genel müdürü olan David Arkush, Başkan Joe Biden’ın bu bahar bir yürütme emriyle talep ettiği raporun “benzeri görülmemiş” olduğunu ve “endüstriye, Wall Street’e düzenleyicilerin bu konuya uyandığına ve ciddiye aldığına dair güçlü bir mesaj gönderiyor” dedi.

Yine de, “Bu, ihtiyaç duyulan karşısında çok yetersiz. Bu, süreci başkanın yürütme emrini yayınladığı Mayıs ayında başlatması gereken genelge gibi geliyor bana.”

Sierra Club’ın fosilsiz finans programının kampanya müdürü Ben Cushing, belgenin, Federal Rezerv’e bir yatırımcının portföyünün ne kadarının katıksız fosil yakıtları içerebileceğini sınırlamayı belirleyecek veya riskli petrol ve doğal gaz varlıklarına sahip bankaların hazırda belirli bir miktar nakit tutmasını öngörmek de dahil olmak üzere daha kural koyucu çözümler sunabileceğini söyledi.

Cushing, e-postayla gönderdiği bir açıklamada, “Bu rapor, finansal düzenleyicilerin iklim krizinin bir sonraki finansal krize yol açmaması için harekete geçme ihtiyacını anladıklarını açıkça ortaya koyuyor” dedi. “Ancak, risk azaltacak temel araçları dışarıda bırakarak, sorunu hak ettiği aciliyetle ele almıyor”

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden ekonomist Simon Johnson, ” bir şeylerin değişmeye başladığı?? konusunda iyimser” olduğunu söyledi.

Her yıl milyar dolara mal olan hava felaketlerinin sayısının artarken ve Birleşmiş Milletler bilim adamları emisyon krizinin “kırmızı kod” seviyesine ulaştığını söylerken, ABD mali düzenleyicileri bu süreci daha yeni mi başlatıyor sorusunun sorulması üzerine, üst düzey yetkili şunları söyledi: “Böyle bir sonuç çıkarılmasını reddediyorum.”

Yetkili, “Bunun tüm amacı, tam tersi bir mesaj vermek” dedi. “Hazırız. Hazır olmak, ciddi anlamda uğraştığımız anlamına gelir.”

profile image
Fotograf: medium.com

Alexander C. Kaufman, Alexander Kaufman, New York merkezli HuffPost’ta kıdemli bir muhabirdir. İklim değişikliği, enerji ve çevre politikası konularını ele alıyor. SEAL Çevre Gazeteciliği Ödülü’nü iki kez kazanan Kaufman, Kuzey Kutbu ve Amazon, Avrupa ve Doğu Asya üzerine makaleler yayınladı.

Bu makale Mother Jones’da yayınlanan İngilizce orijinalinden Türkçeye çevrilmiştir.

Çeviren: Irmak Gümüşbaş