Erişdi nev-bahâr eyyâmı açıldı gül-i gülşen

Çırâğan vakti geldi lâlezârın dîdesi rûşen

Çemenler döndü rûy-ı yâra reng-i lâle vü gülden

Çırâğan vakti geldi lâlezârın dîdesi rûşen

Spring days have arrived, roses and gardens blossomed

The eyes of the tulip garden grew  bright, in time for the festival of light

Grass has turned into the face of beloved, in the colors of rose and tulip

The eyes of the tulip garden grew  bright, in time for the festival of light

musik
Sabite Tur Gülerman (1927-1989)

Açıldı dil-berin ruhsârı gibi lâleler güller

Yakışdı zülf-i hûban-veş zemîne saçlı sünbüller

Bu mısra‘la nevâ-sâz olmada âşüfte bülbüller

Çırâğan vakti geldi lâlezârın dîdesi rûşen

Tulips and roses blossomed like the face of an amazing beauty

Hyacinths spread over the earth like the beloved’s hair

Nightingales sing, as they dance cheerfully

The eyes of the tulip garden grew  bright, in time for the festival of light

Gelir deyü cihânın şehriyârı bezm-i gülzâra

Temâşâ etmek içün yâsemenler çıkdı dîvâra

Tebessümle dedi gül-gonca gûş-ı bülbül-i zâra

Çırâğan vakti geldi lâlezârın dîdesi rûşen

Hoping for a visit from the sultan of the world to rose gardens,

Jasmins climbed to the wall to enjoy the spectacle

A rose bud whispered: -smile, to the ear of a crying nightingale.

The eyes of the tulip garden grew  bright, in time for the festival of light

Olup gülşen çırâğan ile pür-şevk u neşât-efzâ

Zemîni lâlezârın nûrdan tâvûsdur gûyâ

Hezâran müjde kim açıldı rûy-ı gonca-i ra‘nâ

Çırâğan vakti geldi lâlezârın dîdesi rûşen

The rose garden was elated with endless festival joy

Tulip gardens looked like a peacock made of light

Blessings abound, for the enchanting rose bud showed her face

The eyes of the tulip garden grew  bright, in time for the festival of light

Sezâdır kim cihânın pâdişâh-ı mekremetkârı

Müşerref ede teşrîf-i hümâyûniyle gülzârı

Nedîmin sazlarla okuna bu tâze güftârı

Çırâğan vakti geldi lâlezârın dîdesi rûşen

It is fitting for the honorable sultan of the world

To honor the rose garden with a noble presence

May Nedim’s word be read with strumming lutes

The eyes of the tulip garden grew  bright, in time for the festival of light

Nedim (Ottoman Poet – B. 1680 -D.1730)

Yukarıda ingilizceye çevirdiğim bu güzel şiir, baharı, ışığı ve 18. yüzyıl İstanbul’unun olmazsa olmazı olan gece şenliklerinin ve eğlencenin başlangıcını kutluyor. Ama bu şiiri ünlü yapan, 1950’de Arif Sami Toker’in bestelediği yarışma kazanan klasik müzik şarkısının sözleri olmasıydı.

Toker, şarkının ilhamini bir söyleşide paylaşmıştı: Uykusunda bir rüya görüyor ve rüyasında, bu şiirin şairi Nedim, ve şiiri yazdığı dönemin padişahı olan Osmanlı Padişahı Üçüncü Ahmed de var. Padişah, onu ve Nedim’i aynı odaya koymuş; Nedim’den şiirini okumasını istemiş, ardından Toker’den de udla ona bir ezgi çalmasını istemiş (Nedim’in şiirinde dilediği gibi!) ve bir ezgiyi uduyla tıngırdatırken Toker’i dinlemiştir. Uyandığında hemen müziğini tıpkı rüyasında çaldığı gibi yazan Toker’in bestelediği bu şarkı Türkiye’de çok ünlü bir şarkı haline geldi.

Bu şarkıyla özdeşleşen şarkıcı, ses akorları cok geniş oldugu icin Türkiye’deki müzik çevrelerinde “keman sesi” olarak tanınan soprano Sabite Tur Gülerman’dır (1927-1989). Sesi 3 oktavın üzerindeydi ve başkalarının iyi bilmedigi ve yorumlayamadığı tiz perdeden şarkıları tercih ettiği biliniyordu. Sabite Tur, klasik Türk müziği bestecileri ve müzisyenleri ile eğitim gördükten sonra 1941 yılında devlet radyosu TRT Radyosu’nun seslendirme yarışmasını kazandı ve kısa sürede radyoda çok tanıdık bir ses haline geldi ve tek medya kanalıyla her eve hitap etti. Daha sonra Türkiye’nin prestijli müzik salonlarında sahneye çıktı ve 70’li yıllarda o zamanlar son derece titiz ve seçici olduğu bilinen devlet televizyonu TRT’de boy gösterdi. Kendi başına birkaç şarkı besteledigi biliniyor. Hevesli izleyicilerine göre, aynı şarkıları asla tekrarlamamak için radyoda konuk olduğu her hafta 8 şarkıdan oluşan bir repertuar derlerdi ve her ay boyunca toplam 32 şarkı yapardı, bu nedenle performansları için en geniş şarkı envanterinden birini oluşturmuştu - ve belki de tarihi bir performansa, ömür boyu bir kez yaşanabilecek bir ruh şölenine tanık olacakları için izleyenleri onu radyodan dinlerken daha da heyecanlanıyordu.

Tiyatrocu Rafet Gülerman ile 1951’de evlendi ve Cengiz adında bir erkek çocuğu oldu. O zamanlar radyo mevcut tek ev eğlencesi olduğundan, oğlunun adının ne olacağı konusunda izleyicilerle bir anket yaptı ve iki yönlü iletişim için medyanın gücünü yenilikçi yollarla kullanarak mektup yanıtlarına göre adını verdi. Daha atletik olmak isteyen, yüzme meraklısı, hevesli bir futbol izleyicisi olan karizmatik bir kişilikti. Walt Disney çizgi filmlerini izlemekten, uçağa binmekten ve özellikle karanfiller ve şebboylar olmak üzere ev bitkilerine bakmaktan keyif aldığını belirtmişti. Yoğun yaşam tarzı fazla izin vermediği için alışverişe, yemek pişirmeye ve hatta uzun süre dinlenmeye bile pek vakit bulamıyordu.

Hayvanları severdi ve onlarla ilgilenirdi ki, bir zamanlar evinde bir sincaba bakacak kadar. Daha az bilinen ve genellikle daha dar ses aralıklarına sahip başkaları tarafından icra edilmesi zor olan şarkıları söylemekten özellikle keyif aldığını belirtirdi. Mükemmeliyetçiliği ve profesyonel değerleri, kadın sömürüsüne ve cinsiyetçiliğe karşı çıkarak, şarkılarını dönemin modaya uygun müzik hareketleri aracılığıyla popülerleştirme dürtüsüne direnişine destek oldu. Canlı performansları bırakıp sadece radyo müzik programları için performans sergileme pahasına klasik müzik şarkıcısı olarak kalmayı tercih etti. Zaman zaman mükemmeliyetçilik çabası ve hatasız şarkı söyleme isteği, kendinin de kabul ettiği üzere, stres ve sağlık sorunlarını neden oldu. 

En sevdiği bestecilerden biri de klasik Türk müziğinin önde gelen kadın bestecilerinden biri olan ve klasik Batı müziğini harmanlaması ile ünlü Neveser Kökdeş’tir. Sabite Tur, klasik Türk müziğini opera tadında yorumlanmasında da Kökdeş ile aynı yolu izlemiştir. Sevdiği bestecilerden bir diğeri de, Sabite’den çok daha yaşlı, dönemin çok önemli bestecilerinden Selahaddin Pınar’dır. 1948’den sonra bir arada sahneye çıkarken birbirlerini tanımışlardı. Sabite Tur’un Pınar’a  karşı büyük bir hayranlığı ve sevgisi vardı. Selahaddin’in Sabite için bir şarkı bestelediği söyleniyor. Selahaddin, Sabite Tur’un müziğini tam da istediği gibi ve mükemmel bir sesle yorumlayan kisi olduğuna inanıyordu. Hatta son dileği olarak, Sabite Tur’dan gömüldükten sonra herhangi bir sanatçının söylemesi çok zor bir şarkıyı mezarının başında söylemesini istemiş, o da 1960 yılında öldüğünde bu şarkıyı gerçekten de dilediği gibi gözyaşları içinde söylemiştir.

Askeri darbenin siyasi çalkantılarının ortasında, 40 yıllık performanstan sonra 1981’de radyodan emekli oldu. Başarılı kariyerinin yanı sıra iki şarkı besteledi, film müzikleri için seslendirdi, bir filmde başrol oyuncusu olarak yer aldi ve birçok müzik albümü yaptı. Ne ilham verici ve örnek bir sanatçı.

Referanslar / References

Interview with Sabite Tur (1950). Oz Fenerbahce Magazine. Retrieved from https://fenerbahcetarihi.org/2020/10/sabite-tur/

Sabite Tur’s Entire Discography: http://www.diskotek.info/Artist/Details/Sabite%20Tur%20Diskografisi

Interview with Sabite Tur (n.d.). TRT 4 Archives. Retrieved from https://www.youtube.com/watch?v=C1jaN8SegYc

Bangir, F. (n.d.) Keman Sesli̇ Sanatkar-Sabi̇te Tur Gülerman…Retrieved from  https://www.kobiyasam.com.tr/2021/11/12/keman-sesli-sanatkar-sabite-tur-gulerman/

Saglamer, M. (2017). Sabite Tur Gulerman: Keman Sesli Kadin. Atasehir Express, 13. Retrieved from https://www.atasehir.bel.tr/Uploads/Magazine/93c3a1ccbe4a4e049edccedebde971cc.pdf

Deniz, K (1950) – (Redacted by Serhan Yedig, 2018) . Interview with Sabite Nur Gulerman. Radio Week. Retrieved from https://muziksoylesileri.net/arsivlerden/ilk-bestemin-zemini-hocamin-guftesi-doktordan/#prettyPhoto

Ozpek, A. (2018). Türk Müzi̇ği̇ Solo Ses İcraciliğinda Üslup Ve Tavir İle İlgi̇li̇ Öğrenci̇ Algilari. Yuksek Lisans Tezi. Necmeddin Erbakan Universitesi. Retrieved from https://9lib.net/document/7qv72x0q-tuerk-muezigi-icraciliginda-ueslup-tavir-ilgili-oegrenci-algilari.html